Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Hep yas... Niçin?

Evet kazanan var, kan ve göz yaşı üzerine saltanak kuranlar hep kazanmışlardır, tarihin tozlu sayfaları arasında gizli yanıtları da var, acı-kan-gözyaşı birilerine sermayedir biliriz, silah tüccarları, uyuşturucu kaçakçıları, umut tacirleri bunların da sermayesi insan çaresizliği üzerine kuludur, sistemi sorgulamak lazım, çığırtganlık yapanlar işin neresindedirler ? görünen buzdağının sadece tepesi sanırım, biz bilmezsek de birilerinin kazandığını bilmemek için düşünmekten aci olmak demektir. Birileri binlerce ölümler üzerinden sermayelerine sermaye katmaya devam etmişlerdir, etmeye de devam edeceklerdir, zira sava-acı-kan ve göz yaşlarının bitmesini istemeyenler vardır, gerek içimizden birileri ve gerekse dış mihrak deskeli ve dış odaklar, kardeşi kardeşe kırdırmaya devam edeceklerdir, tarih boyunca et-tırnak olmuş kardeşleri düşman etmeye devam edeceklerdir, Kürt Türk ayrımcılığı iyi tutmaya başladı yeniden, her ocak alev alev, Kürt kimliği arkasına sığınan tüccarlar daha çok kan dök

07 Ekim 2008 03:49
Dumanı tüten topraklarıma gitmek...

Sorgulama zamanlaması bakımından çok geç kalınmış sanırım, sadece bir apo mu var sizce ? sadece bir ergenekon mu var, yıllardır toprağa dökülen gencecik bedenler, yanan ocaklar, yıkılan yuvalar, faili meçhuller, savaşlar. Buz dağının görünen tepesi gördüklerimiz, bilirsiniz, Bu savaşın figüranlarıdan biridir sadec kişi, peki senarist kim/ler, baş rollerde olan kim-ler ? birey ve aydın bir kürt olarak şunu biliyorum;bu ölümlerin üzerinden hem içeriden hem de dışarıdan kanla beslenmeyi hayat razı seçmiş vanpirler ortaya çıkarılmadıkça daha çok canlar yanacak, ocaklar sönecek, kardeş kardeşin canına kıyacaktır, bu ülke ve bu insanlar bizim, ancak ötekileştirilmenin önüne geçilmeden, potansiyel suçluluk muameleleri önlenmedikçe, çözüm silahlarda, silahlar canlarda patlayacaktır. zira birileri bunu böyle ister, peki kim bunlar ? sizce sadece apo mu ? elbette hayır dediğinizi duyar gibiyim, iç ve dış mihraklar nifak tohumlarıyla canları toprağa dökmeye devam edeceklerdir. yetmedi mi ? yetmez

07 Ekim 2008 03:30
Düşman arkadaşıma mektubumdur

Şİmdi okudum yazdıklarımı üzgünüm, klavyemin bazı tuşlarında sorun varmış, çok özür diliyorum saygılar

04 Ekim 2008 18:56
Para

insanlığın doğuşu ile birlikte, sömürü duygusu biriilerinde mutlakiyelle birlikte doğmuştur, malların trampası döneminde insan sujesinin özünden uzaklaşmadığı dönem olmakla birlikte, para denen metanın keşfi ve sonrasındaki süreçten günümüze değin, kapitalst sistemin sömürü ve mülkiyetçilik egolarının bir eseri, savaşlar, katliamlar, soykırımlar, ve dikatörlüğün yaygın bölgelerine dekokrasi bahanesinin temelinde yine aynı öğe yatar, çaresizlerin çaresizliği üzerinde saltanak kurmak bir yana, savaşlarla yitip giden milyonlarca insan, ve insanoğlu, nerden bilirdi ki ürettiği metanin bir gün kendisine silah olabileceğini ? bilirmiydi? bence bilinen bir gerçekti, ancak kapitalist sistemin beyinlere yerleştirdiği zihniyet, sömürünün her çeşidi ile güçlenmekle birlikte gün geçtikçe bir gün güçlü kapitalist sistem karşısında eriyip yok olacaklardır, insan pazarları kurulacaktır belki de, ( zımmen yok mudur şimdi sanki ) ... paylaşımınız için teşekkürler...

04 Ekim 2008 15:00
Düşman arkadaşıma mektubumdur

Öteki olmak, ya da ötekileştirme, insanı "insan" olduğu için sade esevmeyi, sevebilmeyi başarabilmek, öz-ümüzün gereklerinden biridir, hös görü de sevnemin bir başka tefetrruatı, hatta mütemmim cüz'ü dür. ancak bunu günümüzde başaracaımıza, ötekileştirmek ya da ötekileştirilmek için dor koldan savaş veriilmekte olması üzücüdür, bir başka arkadaşımızın, tanımadıkalrımızdan birinin düşüncesine katılmamakla birlikte onu dinleyebilmek, dışlamadan, horlamadani ihma planları kurmadan onunla dünyasını paylaşmak ya da kendi dünyamızı anlatabilmeyi başarmak ve sonucnda yıllar sonra bunları aynı tazelikte yadetmek bir hoş görüdür, goşrürü özümüzün bir parçası olmakla birlikte ger ne kadar ayrıştırılmaya çalışılsak da bütünleyici bir paarça olduğunu unutmamak dileğimle.. gğzel bir paylaşım ve derin anlam saklı dizelerinizde, tebrikler... saygılar KOÇAK

03 Ekim 2008 21:47
Tatilde

Bülbülü altın kafese koymuşlar misali illa memleketim demiş rivateye göre, bence de çok doğru, kişi bir şekilde ayrı kaldığı doğduğu tpraklara ayak basında uzun saman sonrasonda huzur ve mutluluk bulur, çocuklaşır bir an, yaşamadığı cocukluğu ya da kimilerinin yaşadıkları çocukluk ve geçnlik yıllarını yadeder. N ekadar güzel bir duygu olsa gerek, ancak her insan bir başkası kadar şanslı dğildir, olamamıştır, olmaya çalışsa da olmamak alnına kazınmış kaderdir beter belki de, sürgünler yemiştir doğduğu topraktan ve bir daha ayak basmamacasına ayrılık göz yaşlarını saklamıştır çakıl taşına... sürgün dedim, yanlış anlaşılmasın, kişinin her ne şekilde olursa olsun doğduğu toprak değil de doymak zornda bırakıldığı yerde kalmaya zornlanması da bir nevi sürgündür, sosyal, ekonomik, politik ya da her hangi bir sebeple olursa olsun bunun adın yine de sürgündür, zira kişinin gerçek iradesini yansıtmadığı gerçeği saklıdır sinesinde... kendi memleketinizde doduğunuz, büyüdüğünüz topta mutlu olun...

20 Eylül 2008 04:41
Bulut zamanı

kutlarm hocam, şiirin anlam bütünlüğü içinde sissiz yağmurlarda boğmuş sanki geçmişi ya da belirsiz geleceği ...şiir çok güzel ve anlamlı tebrikler

20 Eylül 2008 04:22
Gece; sessiz...

sevgili narince şiir oldukça yalın ve duygu yüklü, ankara, denizin çucuğu ve sen, üçleminde zamana karşı asi bakışlı sevdalara geçici olarak servis dışılık süslemesi sanki, ancak yürek zaman açık ve haykırmaktan yorulmaz derim... güzel ve duygulu bir şiir tebrikler...

20 Eylül 2008 04:20
Çocuksu hayallerim

Değerli yorumunuz için teşekkür ediyorum... sözcükler kurşun olur bazen dile, bazen knında saklı bir hançer, bazenn de isyan olur sonsuz biçimsizliklere...

20 Eylül 2008 04:13
Çocuksu hayallerim

Değerli yorumunuz için teşekkür ediyorum, psimist olmaktan ziyade kişiin iç dünyası cocuksu dugularının olanaksızlığı ile yüzleşmesi, reel potansiyel duygu ve düşüncelerin sadece düşlere hapsedilmek zorundalığı desek belki de daha doğru olur... sevgiler

20 Eylül 2008 04:11
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 628
Kayıt tarihi
: 14.06.08
 
 

Okumanın yaşı yok demiş atalarımız. Zamanımın uyku hariç tamamına yakını okumakla geçiyor. Okumakla ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster