Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Erdal Ceyhan, Seni Unutmiyacagim Ağabey !

Değerli Newyorker... Erdal Bey'in göçüp gitmesine çok üzüldüm. Blog'dan zevk aldığım o eski günlerde yazılarını okurdum. Işıklar içinde uyusun. Selamlar.

09 Ağustos 2017 21:33
Bir Yıldız Kaydı

Çoktandır Blog'daki yazılara bakmıyordum. Az önce gözüme ilişti yazınız. Erdal Bey'in göçüp gitmesine üzüldüm. Blog'dan okuma zevki aldığımda onun da yazılarını okurdum. İstanbul'da İstiklal Caddesi'ndeki bir toplantıda, ilk kez gördüm, hal hatır sormanın dışında bir konuşmamız olmadı. Sizin ve ailesinin başı sağolsun; ışıklar içinde uyusun Erdal Bey...

09 Ağustos 2017 21:30
Fenerbahçe'ye Antalya Darbesi

Tolga Bey... Bu yazınızı milliyet.com.tr'de (Skorer.com Yazarları) görünce,inanın, sevindim. Hoşgeldiniz... Saygılar, selamlar.

06 Şubat 2016 09:45
MB da dördüncü yıla girerken

Mehmet Bey... 4 yıl, az bir zaman değil. Yıllar geçmiş gitmiş. İlk günden beri izlediğim için, “gelişme”in farkındayım. Şiirden denmeye geçme... Kuşkusuz, her yidiğin bir yoğurt yiyişi vardır. Yazmak, sizin için artık bir görev... Severek, büyük bir zevk alarak yazdığınıza inanıyorum. Milliyet Blog,yazmak isteyenler için bir "okul"... Saygılar, selamlar.

17 Nisan 2015 08:48
Demba Ba: Ne sağcıyım, ne solcu, futbolcuyum futbolcu

Reha Bey... Aziz Nesin, 1960’lı yıllarda, o zamanki Akşam gazetesinde, seyirciler arasında izlediği futbol maçlarını “Ne Sağcıyız, Ne Solcu, Futbolcuyuz Futbolcu” başlıklı köşesinde yazardı.Aziz Nesin’in gözlemlerinin ne olduğunu, nasıl bir üslupla yazdığını söylemeye gerek yok. Başlığınıza, giriş cümlenize bakarak, katkıda bulunayım dedim. Saygılar, selamlar.

17 Ocak 2015 20:36
Yaşar Kemal ve Nobel alamadan ölmek!

Ali Bey... Önce, anlatı ustası Yaşar Kemal’e acil şifalar dilerim. Yaşar Kemal, bu ülkenin havasını, suyunu, insanını en iyi yansıtan bir anlatı ustası olarak Nobel’i çoktan hak etmişti. Nobel, gide gide, kimi çevrelerde “kulağa hoş gelen” söylemleriyle ”Orhan Pamuk’a gitti. Şimdi kaynağınu unuttum, ama çok iyi anımsıyorum: Fransa’da Yaşar Kemal’den, Kürtler üzerinden ülkemize yönelik eleştirler beklenince Yaşar Kemal, “Ben, yurdışında böyle eleştiriler yapmam, söyleyeceklerimi ülkemde söylerim.” türünden bir tepki gösterir. Gerçek bir sanatçıdan beklenen bu! Gerçek sanatçı, hangisi olursa olsun, iktidarlar, egemen güçlerle çatışır. Ama kişiliği koruyarak, dışa karşı ülkesini düşünerek... Saygılar, selamlar.

15 Ocak 2015 19:28
Cadı kazanı Galatasaray ve kaptanını yuhalayan taraftar

Kemal Bey... Taraftarın, ortada bir saygısızlık, kışkırtıcılık yokken, futbolcusunu ıslıklamasını hiç doğru bulmam. Futbolcu robot değil ki, her zaman aynı verimlilikle oynasın. Teknik adam, bocalayan futbolcuyu hemen değişmeyi bilmeli; yoksa futbolcu, olur olmadık tepki göstermeyi kazanılmış hak sayan taraftara “yem” eder. Burak, beraberlik golünü atıyor, tribünlerden tepki geliyor. Oyunu ve futbol ahlakı bakımından beğendiğim Selçuk ıslıklanıyor. Bunlar kabul edilmez. Pazar günü Emenike’nin ıslıklanması de doğru değildi. Bir doğru, penaltıyı çeviren Emre’nin, Emenike’nin ıslıklanmasını düşünerek sevinmemesiydi. Dediklerinizden sadece Ünal Aysal ile Aziz Yıldırım karşılaştırmasına katılmak zor. Bir örnek vereyim: Aysal, Yıldırım’a özense, kulübün varlıklarını satmak istemez, varlığa varlık katar. Saygılar, selamlar.

23 Eylül 2014 10:57
Sen giderken mevsim bahardı

Mehmet Bey... "Derdin varsa bana gönder..." "Dert"i çekenden çekip almak, kendi "dert"leri içinde eritmek, "engelleyici" olmaktan kurtarmak... Aslında "dert çeken"i rahatlatmak... Bir bakıma, "dostluk"un ne olduğunu, lafı uzatmadan göstermek... Hele, doğayı canlandıran ve genç insanın kanını kaynatan baharda gidilmişse... O gidişin hüznünü bir yana atıp, sonrasında "çekilen dert"i isteme olgunluğunu göstermek... Şiir işte, anla anladığın gibi, kendine, çevrene uyarla, Ahmet Haşim'i anımsa... Onun dediği gibi, "edebiyat memuru" olma!.. Saygılar, selamlar.

12 Eylül 2014 14:11
Kumaş ölçüleri ( 32 )

Mehmet Bey... “Bülbül”, güzel ötüşlüdür, sevimlidir. Ama “bülbül”, sizin dizelerde “kötü” anlamlarda da kullanılır. Sizin “bülbül”, anlaşılan bir bildiğiniz, tanıdığınız. Fakültedaşım, branştaşım Mesut Bey’in yorumu ve sizin ona yanıtınız, öteki yanıtlardaki kimi ifadeler “bilinen” birinden söz edildiğini gösteriyor. Ama bu bir şiir/ manzume bu... Dileyen, dilediğini bulur. Önemli olan, anlatımdır. Neyse, gürüşünce... Saygılar, selamlar.

13 Ağustos 2014 15:05
Elveda Canım Annem!

Ersin Bey. Farkında olmamak, farkına varmamak... Bazen ne kötü şey? Hele, bir “acı”yı atlamaksa bu... Zaman zaman kimi blogdaşlarımın eski yazılarını karıştırırım. İşte böyle bir durumda “acı”nızı dile getiren yazınızı gördüm. Neylersin, geldik gidiyoruz. Annenize Allah’tan rahmet, siz/lere başsağlığı dilerim. Saygılar, selamlar.

19 Mayıs 2014 23:34
Toplam blog
: 2458
Toplam yorum
: 2826
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2047
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster