Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bitişler... Başlangıçlar...

Bu yazı bana şiirini Edip Cansever'in yazdığı,bir Yeni Türkü şarkısını hatırlattı nedense,tıpkı bitişlerin sizde bıraktığı hüzün gibi.Adı da ''UMUT''.Bu yazının şiiri gibi sanki... UMUT bütün iyi kitapların sonunda ... bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda... ...meltemi senden esen.... ...soluğu sende olan... ...yeni bir başlangıç vardır... ///parmağını sürsen elmaya, rengini anlarsın/// ///gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın/// ///onu işitsen, yuvarlağı sende kalır/// ///her başlangıçta yeni bir anlam vardır./// ///nedensiz bir çocuk ağlaması bile/// ///çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır... https://siirlerlesarkilarla.wordpress.com/2013/01/09/edip-cansever-umus-yeni-turku-umut/

03 Temmuz 2017 21:43
Naçizane

ayrıldıktan sonra şöyle düşündüm ''keşke aşık olmasaydı sadece sevseydi.''çünkü aşk sarhoşluk hali illa ayılıyor insan ama sevgi bambaşka.anneye doğaya arkadaşa sevgi bitiyor mu?

06 Kasım 2016 02:35
Anılarda yalnız kalmak...

"...çok şey başlar, çok şey biter... bitmeyen anılardır. anılar bitmeyi bilmezler ve bir uğultu gibi savrulurlar yüreklerde, dinmezler..." der yılmaz odabaşı ... saygı ve sevgilerimle

11 Ekim 2016 00:36
Halkalar mı; Dümdüz bir satıh mı?

bir arkadaşım söyle der:''yaşamaktan sıkıldım ama ölmek te istemiyorum''

17 Ağustos 2016 03:19
Hayatımın yolculuğu

güzel bir yazı, tebrikler.

29 Mayıs 2016 19:59
Dostluğun böylesi

sen memleketten gittin gideli, ne kapımı çaldı, ne bir haber yolladı hatta. hatta sokakta karşılaştık. bir bayram sabahı, başını çevirip geçti. en yakın arkadaştık! ama arkadaşlık ağaca benzer, kurudumu, yeşermez artık.(n.hikmet)

18 Mart 2016 18:26
Biz sevgiye kul köle olan çiçeklerdik

çok güzel dizeler,usta şairler gibi yazmışsınız.tebrik ediyorum.

01 Ocak 2016 22:28
Ol Deyin Olsun!

Eğer hayatımı yeni baştan yaşayabilseydim, o kadar mükemmel olmaya çalışmazdım... daha çok dinlenirdim. bu yaşamda, onca ciddiyetin arasında yapamadığım kadar eğlenirdim. o kadar temiz kalmazdım. daha fazla riskler göze alır, daha çok gezer, daha çok günbatımı seyrederdim, daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim gitmediğim daha çok yere giderdim. daha çok dondurma, daha az bezelye yerdim. daha çok gerçek sorunlarım, daha az sanal sorunlarım olurdu. ben yaşamın her dakikasını gerçekçi ve kitabına uygun yaşayan insanlardan biriydim. elbette mutluluk anlarım da oldu. ama geriye dönüp, baştan başlayabilseydim çok daha fazla iyi anlarım olurdu. çünkü, eğer bilmiyorsanız, yaşam bundan ibarettir, anlar, yalnızca anlar... "şimdi"yi sakın kaçırma. .....eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, baharın başlamasıyla birlikte ayakkabısız yürümeye başlar, sonbahar bitimine değin çıplak ayakla devam ederdim....gel gör ki, işte 85 yaşındayım ve biliyorum ki, artık ölmekteyim.... j.L.BORGES

01 Ocak 2016 21:33
İddialıyım evet evet

...kendi yazdığın kelimelerde bir fark göreceksin, kimse göremese de. güveneceksin kendine. ve kendi düşüncelerini başkalarına okutmak isteyeceksin. inanç işi; kimse inanmasa bile sana, sen inanacaksın kendine ve kelimelerine. bir noktadan sonra kendi dünyanın tanrısı olmak aslında. tanrı olmayı kaldırabilmeli bu yüzden yazar.. yarattığı ve yön verdiği karakterlerle, insan kendini tanrı hisseder zira. insanın çocukluktan itibaren dille, kelimelerle arasının iyi olmasıyla başlar bu aslında. onlarla kurduğu bağla alakalıdır. kimi "yazar"ların dediği gibi de dil öyle oynanabilecek, elastik birşey değildir. kendi ekleme/çıkarmalarınla bir dille oynamış olmazsın, zira onu yıkarsın derinden derinden...(bir yazardan alıntı)

26 Aralık 2015 14:59
Tercih Meselesi

...çok yorgundum. sürekli yürümemin bedeli olarak ayaklarımda nasırlar bitmişti. soluk soluğaydım ve puslu hava genzimi yakıyordu. terimi silerek sapsarı ufka baktım ve bir anlığına dinlenmek ve yolculuğumu gözden geçirmek istedim. belki tahmin etmişsinizdir. ben hayatın anlamını arıyordum. çok yürüdüm, çok çiçek kokladım. yağmurda da ıslandım, güneşte de kavruldum. geceleri ay şarkılar söyledi bana, bazen de kuşlar. çok insan gördüm, her birinin bir işi vardı. çok insan gördüm dedim ya, gerçekten çok insan gördüm. hayatta bir şeyleri olmuştu ya da olsun diye uğraşıyorlardı, aile, para, sevgi, güç, hatta nefret. hiç elindekilerden kurtulmaya çalışan birini görmedim, sadece bazısı malını mülkünü huzurla takas etmeye çalışıyordu hepsi bu. dünyaya neden geldiklerini bilmiyorlardı, daha önce bunu hiç düşünmemişlerdi ve düşünmek onlara saçma geliyordu. akvaryuma atılan balıklar gibiydiler, benekli, parlak, keskin dişlere sahip yırtıcı ya da diplerde gezinen silik balıklar.(alıntı)

14 Aralık 2015 19:53
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 13.12.09
 
 

Dünyadaki yaratılmış yaşayan bütün canlıların doğdukları ve hayat buldukları zaman diliminin evre..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster