Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ege ve deniz bekleyin, ben artık geliyorum!

diliyorum sevgili "Mütevazı Bilge" dostum. Tatil fırsatını dinlenmenin yanısıra daha çok okuma ve yazma faaliyeti ile değerlendireceğini ve dönüşte herbiri birbirinden güzel , anlamlı yazılar ve çoşkulu şiirler ile bizleri buluşturacağını umuyorum. Kendine iyi bak sevgili dostum. İyi tatiller

23 Haziran 2008 13:38
"Bir kısrak başı, ulusal takım ve bir düş!"

Gerçek oldu sevgili " Mütevazı Bilge " dostum, gerçek. İnanç ve Destan. Mucize ve Zafer. Uzatma süresi ile birlikte son yirmi dakikasını izlemeye yüreklerin dayanmadığı müthiş bir maç sonrası Ulusal takımımız çeyrek finale yükseldi. Yazında öngördüklerinin bir kısmı gerçek oldu. Ulusal takım, geri istediğin formayla oynadı ve kazandı. Umarım finalde de oynar ve şampiyonda olur bu takım ve umarım diğer tüm isteklerin gerçekleşir. Örtüler kalkar, kum saati eski haline döner ve zaman, huzur içinde, mutluluk içinde kardeşçe akar bu ülkede. Yürek ile, duygu ile, akıl ile, sevgi ile yazılmış bu güzel yazı için seni canı yürekten kutluyorum sevgili dostum. Muhteşem olmuş, gerçekten...

16 Haziran 2008 14:32
Tüketimin İnce Felsefesi

eğer bunun için çok paran olmalı. Çok paran nasıl mı olacak? Nasıl olursa olsun, çok para kazan da nasıl kazanırsan kazan. Gerekli şart budur. Amaç çok para kazanmak ve dolayısıyla çok para harcamak ve daha çok mutlu olmak olduğuna göre suç ve suçlu oranlarının arttığına ve artık verilen cezaların suç işlemeyi azaltıcı yönde hiç bir etkisinin kalmamasına neden şaşırıyoruz ki? Bu güzel yazı için seni kutluyorum sevgili “Mütevazı Bilge” dostum. Yazının devamını da sabırsızla bekliyorum. Bu arada tüketim çılgınlığı deyince aklıma, fotoğraf sanatçısı Chris Jordan’ın Amerika’daki tüketim çılgınlığa işaret etmek üzere yaptığı ve 22 Ocak 2008 tarihinde milliyetin internet sayfasında gördüğüm çalışma geldi. Bu fotoğraflarda kullanılan obje sayıları belli bir sürede yapılan tüketimi simgelemekte, örneğin 2 milyon pet şişe, 5 dakika içinde tüketilen pet şişe sayısı. Her açıdan ürkütücü… http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?prm=0,9495566&galeriid=2664 .

04 Haziran 2008 16:13
Post otistik iktisat hareketi

başlıklarını taşıyan, akademik çalışma tadında ve makale kıvamında kaleme alınmış bu üçleme için seni yürekten kutluyorum sevgili " Klavyesini Çoşkuyla Konuşturan Mütevazı Bilge " dostum. Yaşam tarzı değiştikçe ihtiyaçlar değişiyor, değişen ihtiyaçlar alışkanlıkları değiştiriyor peşi sıra. Hayali dengeler üzerine inşa edilmiş noeoklasik iktisat teorisi 'nin rasyonel tüketicilerinin, bu değişimi , kendileri ve doğa yararına gerçekleştirmeleri beklenirken , kitle iletişim araçları , küreselleşme gibi bir çok dışşal faktörün etkisi ile ortaya çıkan sonuçlar beklentilerin oldukça ötesinde oluyor. Bu ve benzeri konu ve olaylarda , teoriden sapma olarak nitelendirilen bu sonuçları açıklayabilecek, hayali dengelerden ziyade gerçek üzerine odaklanan böyle bir harekete, yaklaşıma ihtiyaç olduğu açık. Bilgilendiren , araştırma , okuma isteği doğuran yazılarının devam etmesi dileği ile seni bir kez daha kutluyorum sevgili dostum. Sevgi ve teşekkürlerimle...

27 Mayıs 2008 13:45
Yarattığı çağrışımlarla mutlu bir 19 Mayıs daha!

1919' da Samsun’da yaktığı Milli Mücadele meşalesi tüm yurdu aydınlatan Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, kurduğu Türkiye Cumhuriyetini, laik, bağımsız, toplumcu, eşitlikçi, Cumhuriyetçi mirasını, korumak ve kollamak görevi ile gençlere emanet etmiştir. Onun bu mirasını zedelemeye, Mustafa Kemal Atatürk adını unutturmaya çalışan tüm gerici güçlere rağmen, Ulu Önder’in çizdiği bu yolda ilerleme durdurulamayacaktır. Tüm zorluklara, zorlamalara, küresel ve yerel engellemelere rağmen Türk Ulusu onun emanetine sahip çıkmaya devam edecektir. “Tam bağımsız Türkiye” sloganı daha güçlü seslendirilecektir. Onun izinde yürümeye devam edeceğiz tüm kararlılığımızla, yılmadan, yılgınlığa, karamsarlığa kapılmadan, ilelebet. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramın, bayramımız kutlu olsun sevgili dostum. Sevgi ve teşekkürlerimle.

19 Mayıs 2008 16:09
"Peki, mutluluk nedir amca?"

Aydınlık, karanlığa gider, seslenir: Gel karanlık der, Seni aydınlatayım; Görsünler, sende ışık parıltısını. Karanlık, açmaz kapısını, Bu çağrıdan ürker, ses vermez. Bırakıp pılısını pırtısını, çeker gider. Nereye gittiğini karanlıktan kimse görmez. /ÖZDEMİR ASAF. Herkesin ona doğruyu öğütleyecek, karanlıklardan aydınlığa çıkartacak, zor zamanlarında hep yanında olacak , özü bir sözü bir , Erdem amcası gibi bir yakını , Ersin Kabaoğlu gibi bir arkadaşı olmalı. İşte mutluluk budur , sevgili “ Mütevazı Bilge ”. Onurla, umutla çıktığın, erdemle yürüdüğün hayat yolunda, yüreğindeki bu çoşku , kalemindeki bu güç hiç eksilmesin , bu yolda önüne çıkartılan , çıkartılacak engeller, yanında yürüyecek sahte dostlar , yaşayacağın , yaşatılacak acılar seni bu yoldan alıkoyamasın sevgili dostum . Milliyet blogda kaleme aldığın her biri birbirinden güzel yazılar , şiirler, öyküler , denemeler için seni bir kez daha yürekten kutluyorum . Selam ve sevgilerimle.

19 Mayıs 2008 15:12
"Evli, iki çocuk babası ve İngilizce bilir!"

maalesef, bu tür klişeleşmiş kalıpların arkasına saklanarak ve kendi gibi düşünen insanlarla gruplar oluşturarak , grup üyelerinin tüm özellikleri tam olarak uyuşmamasına rağmen , birlikte hareket edip, üstünlük sağlama, avantaj elde etme uğruna kolaylıkla birilerini karalayıp, harcarlar. Döktürmüşün yine “Klavyesini Coşkuyla Konuşturan Mütevazı Bilge ” dostum. Özellikle “ …… Hatta hem kendilerinin, hem de evlilikleri ve çocuklarının yaşları oldukça ilerleyen, bu nedenle de canları oldukça sıkılan bazı "ÜMEVİÇBİB"lerin bazen bekârlara özgü ya da onlara yakıştırılan gizli özlemlerinin hayali aktörü ya da gerçek dublörü bile olabilirsiniz. Başınız bu türden, hiç hesapta olmayan ilginç sıkıntılarla da oldukça ağrıyabilir. …” tespitin son derece yerinde olmuş. Ne de olsa yaşayan bilir . Öyle değil mi ? . Herkesin olduğu gibi, bizlerinde etrafında yok mu böyle insanlar veya yokmuydular zamanında. Makale tadında kaleme alınmış bu güzel yazı için seni tekrar kutluyorum sevgili dostum.

12 Mayıs 2008 15:19
"İyi insan" mı olmak, yoksa "kötü insan" mı? Hangisi?

sevgili " Mütevazı Bilge " dostum, İnsan. İnsan değişirse dünya'da değişir. İyi insanlar çoğaldıkça dünya da iyiye gider. Biz ona ayak uyduramayız ama o uydurur. Filozofların işini biraz daha zorlaştırmak pahasına " iyi insan - kötü insan " ikilemine birde " tehlikeli insan " kavramını da sokmak lazım ve bence bu türün analizi çok daha karmaşık olacaktır. İyi insan iyidir , kötü insansa kötü. Ya tehlikeli insan ?. Onu nasıl tanımlayacaksın ? . Kötü insandan farklıdır o , kötü insan kötü olduğu için kötüdür ve bilirsin tanırsın onu ve ona göre tavır alır ve davranırsın ya da davranmaya çalışırsın elden geldiğince. Ama tehlikeli insanı yakınında iken tanıyamazsın , onu dost bilirsin iyi bilirsin ama o tehlikeli insandır ve o yönde davranır sinsice, onun tehlikeli insan olduğunu ancak biraz uzaklaşınca anlarsın. Psikoloji , sosyoloji eğitimi almış insanlara da çok iş düşecek bu konuda . Umarım işlerini çok zorlaştırmamışımdır. Zevkle okuduğum bu yazı için seni kutluyorum sevgili dostum.

07 Mayıs 2008 09:52
Yeniden mutlu bir 23 Nisan ve çağrışımlar!

özgürlüğün , çağdaşlığın , aydınlık geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz, görmek istediğimiz çocuklarımızın hepsi onları o şekilde yetiştirecek ellerde değil maalesef. Kız çocuklarının göbeği gözüküyor diyerek sahneye hışımla fırlayıp, ilkokul çağındaki çocuklarımızın neşeyle , övünçle , şevkle yaptıkları gösteriyi durduran okul müdürleri var kimi okulda. Onlara dini sevdirmekten ziyade korkutarak öğretme arzusu içinde olan din öğretmenleri . Atatürkçü zihniyetten uzak nesiller yetiştirmek isteyen öğretmenler ( ? ) de maalesef. Tüm bunların azınlıkta kaldığı , kalacağı ; çocuklarımızın büyük çoğunluğunun çağdaş düşüncelerle yetiştirildiği, yetiştirilmeye devam edeceği inancıyla, umuduyla , seni bu anlamlı gün üzerine yazdığın, insanı düşünmeye zorlayan güzel yazın için kutluyorum "Mütevazı Bilge" dostum. Aklına , klavyene sağlık..

24 Nisan 2008 09:09
İhtiyaçlar, davranış eğilimleri ve demokrasi ilişkisi!

Bizim ülkede, çoğunluk, halen birincisinde yaşıyor diye yazmıştı Sn. Murat Belge belirttiğin yazıda . Halkın duyguları böyledir diyerek sürekli ona vurgu yapılmasına , ön plana çıkartılıp her şeyin ona bağlanmaya çalışılmasına devam edildikçe de bu böyle gidecek maalesef. Aklına sağlık " Mütevazı Bilge" dostum...

18 Nisan 2008 14:21
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 88
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 12689
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

1960 Tefenni doğumluyum.Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü 1..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster