Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İşkoliklerin toplam kaliteye zararları

Son derece üzücü bir durum. Günde 18 saat çalışmak/çalıştırılmak zaten etik olarak yanlış birşey. Bu tempo sonunda verimli olmak mucizedir. Birçoğumuzun günde en az yedi saat uykuya ve gün içinde diğer insanlarla birşey düşünmeden sosyalleşmeye ihtiyacımız var. İnsan olarak bu yapımızda var.İşkoliklik verim arttırmak için son derece yanlış bir yol. Mesela Amerika ve Kanada'da mesai saati çalışanlar önce uyarı alıyor sonra işten çıkartılıyor çünkü hem düzeni bozuyor hem de motivasyonu düşürüyor. İnsan gücü ucuzladıkça nasılsa başkası bulunur anlayışı gelişiyor ve şuan bulunduğumuz yere geliyoruz. İşkolikler konusundaki düşüncelerinize sonuna kadar katılıyorum. Üzücü ama doğru...

16 Ekim 2006 12:52
Şehven yazılmıştır!

Yazdıklarınıza tamamen katılıyorum. Bu konuda Oktay Sinanoğlu çok başarılı işler çıkarttı. Ben de Türkçe'nin yeterli ilgiyi görmediğinden yakınıyorum. Yeni nesillere yozlaşmış bir Türkçe bırakıyoruz fakat yine de umutluyum. Birgün gereken ilgi gösterilecektir diye düşünüyorum. Bir gün...

16 Ekim 2006 12:44
Hayatı seyredenlerden misiniz ?

Bu anlattığınız durumları bir çoğumuz yaşamışızdır. Eşimle konuşana kadar neler çektiğimi bir ben bilirim ama çok şükür ki bu şansı kaçırmadım ve şuan mutlu bir evliliğim var. Aşk bazen öyle bir hava estiriyor ki adınızı bile unutabiliyorsunuz. İşte buna "sırılsıklam aşk" diyoruz:=)

16 Ekim 2006 12:36
Herşeyi, herşeyi unutup 1 saniye kendinizi düşünün, belki de bu hayatınızı değiştirecek...

Bazen yaptığımız zorunlu tercihler işimize yarayabiliyor. Mesela mecburen girilen bir yol sizi başka yerlere götürüyor ve güzel bir yere varmanın keyfi zorunlu yaptığınız "tercihi" unutturuveriyor. Her an her istediğimizi yapmak zor ama bazen yapmak güzel. Son olarak malesef maddiyat yükü bir dünyada yaşıyoruz ve seçimlerimiz de çeşitli sebeplerden dolayı kısıtlanıyor. Güzel bir konu,teşekkürler.

16 Ekim 2006 12:32
Ramazan pidesi

Anlatımınız çok hoş. Keyifle okudum...

16 Ekim 2006 12:24
doğum günü

Benim de eşim 4 aylık hamile ve şimdiden havalara uçuyoruz. Neler hissettiğinizi az çok anlayabiliyorum. Allah bu duyguyu herkese yaşatsın inşallah. Evladınızın doğum günü kutlu olsun, gülücükler yüzünüzden hiç eksik olmasın.

15 Ekim 2006 13:13
Aşk, yüzüncü geceyi beklemektir

Şimdiki eşimle sekiz seneden fazla bir zamandır beraberiz ve bunun üç senesini ben yurtdışında okuduğum için ayrı geçirmek zorunda kaldık.Senede bir iki aylığına dönüyordum yurda fakat o bekleyiş,bitmek bilmeyen uçak yolculuğu,sonu gelmeyecekmiş gibi hızla geride bırakılan şeritler ve sonunda kavuşma anı...Ben beklemeyi hiç böyle güzel yaşamadım.Teşekkürler çok güzel anlatmışsınız. Keyifle okudum.

14 Ekim 2006 13:26
Siz hangi istanbul'da yaşamak isterdiniz?

Bence İstanbul hak ettiği değeri en çok Osmanlı zamanında gördü. O zamanlarda yaşayıp şarap kokan meyhanelerde sızana kadar içmek sonra da taş sokaklarda gezmek isterdim.

14 Ekim 2006 00:21
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 364
Toplam mesaj
: 134
Ort. okunma sayısı
: 1969
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster