Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Görünmez resimli aile albümü...

17 yaşındaydım. Amerika'da birilerinin evine kültürel konuk hallerindeyken en çok evimi özlemiştim. Ve bir yıl sonra döndüğümde annemler sürpriz bir şekilde bir başka şehre taşınmışlardı. O anımdan nefret ederim. Bu yazıda kattığın sıcaklığı ve umudu umarım herkes yaşar. Sevgilerimle...

15 Mart 2007 14:41
Farkındalık üstüne

Merhaba. İlk kez okuyorum sizi. Ama bu yazınızda sanki hep beni anlattınız gibi geldi. Gerçekten çok sevdim. Hem anlatımınızı hem de anlattığınızı anlayabilmeyi, paylaşıyor olmayı sevdim. Sevgilerimle...

15 Mart 2007 14:25
İçimdeki çocuk bugün öldü …

Tebriğini üzerime aldım doğal olarak. Zira içindeki çocukla en çok uğraşanlardan biri de ben değil miyim? Herşey güzel gidiyorsa sakın endişelenme geçer diyen ben değil miyim? Kendini iyi hissediyorsan endişelenme diyen... Benim. Belki de bu psikoloji iyi olan şeylerin geçmemesi için geliştirdiğin doğal bir savunma mekanizması olabilir mi? Hani "kendimi iyi hissetmezsem geçmez!" gibi... Belki de yaşama sanatı bu psikolojilere girip girip sonra kendi kendimize çıkabilmeyi başarmak. Yazına gelince, oldukça başarılı ve içten bir anlatım olduğunu düşünüyorum. Sana da tebrikler. Sevgilerimle...

23 Şubat 2007 11:40
Bahar, ruhum ve yara izleri...

sen de bekliyorsun. Ben de bekliyorum. Baharın tadı başka türlü çıkmaz. Bu güzel anlatım için teşekkürler. Sevgilerimle...

22 Şubat 2007 11:17
Kırık dökük yanlarımız...

Bu yazıya biterim ve de önünde eğilirim... Hele ilk ve son paragraflara hayran oldum. Anlatımın ve benzetmelerin o denli karar ki seninle birlikte dolaşıyor insan. Hoş bir yolculuktu. Sevgilerimle...

13 Şubat 2007 15:05
Virginia Woolf ve Milliyet Blog'un kadın yazarları

Okulda en ön sıranın orta kısmında parmak kaldıran sarı örgülü hallerim geldi aklıma. Vaz geçeyim dedim kendi kendime. Yine çok lezzetli ve doyurucu bir yazıydı. Ellerinize sağlık efendim. Sevgilerimle...

09 Şubat 2007 14:57
“Dostuna yarasını gösterir gibi...”

Konuda vurguladığınız noktalar ne kadar da tanıdık. İşleyişiniz ve ifadeler tüm yaralı dostları bir bir gözlerimin önüne getirdi inanın. Neden bazen hiç konuşmadan otururuz dostumuzun karşısında? Konuşmak gerekmez çünkü. Bilir bizi. İşte öyle bir yazıydı sizinkisi. Öylesine bir yorum değil ama bu. Belki de yaralılardan olduğumdandır; iyi geldi. Sevgilerimle...

07 Şubat 2007 16:21
Benden patron olmaz...

Belki de burada konuyu "iyi patron", "kötü patron" olarak ayırabiliriz. Hoş nasıl ki iyi eleman ve kötü eleman kavramı da göreceliyse, patronsal nedenlerin elemanlar tarafından algılanışı da göreceli oluyor. Her şirket ve her kurum kendine has ama patronun tarzını ve bakış açısını mutlaka taşır. Özetle güzelim, benden de anca takım arkadaşı olur. Patron değil :)

01 Şubat 2007 16:10
Henüz doğmamış çocuğuma - 1

İnce mesajlar ve içten bir anlatım var. Ellerine, yüreğine sağlık. Sevgilerimle...

30 Ocak 2007 13:49
Seri aşk hikayesi anlatıcısı

Keyifli ve başarılı bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık.

30 Ocak 2007 10:46
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3101
Kayıt tarihi
: 09.10.06
 
 

Marmara İng. İşletme mezunuyum. Pazarlama bölümünde uzmanlaştım. Reklamcı olmak istiyordum. Olmad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster