Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Anne babalar, okullar açıldı

(2) Kanaatimce önemli olan, çocukların iyi gözlemlenip, zayıf ve kuvvetli yanlarının belirlenerek, kendi kişiliklerine ve becerilerine uygun bir eğitim görmelerini sağlamak için onlara ışık tutmaktır. Sağlam altyapıya sahip çocuklar bu şekilde kendileri için doğru ve yanlışı ayırt edecek farkındalık seviyesine ulaşacaklardır. Eğitimin bilinçli olarak yönlendirilmesi ile ilgili olarak, ülkemiz gibi stratejik bir konumda olan bir memleketteki insan kalitesinin yüksek olması arzu edilen bir durum değildir. Çünkü insan kalitesi yükseldikçe, kitlelerin yönlendirilmesi zorlaşacak, bir ülke için en önemli gelişme ve ekonomik bağımsızlık kalemlerinden biri olan bilim ve teknoloji seviyesi de ayrıca yükselecektir. Ülkemiz bu sayede tabiri caize diğer ülkelere kafa tutacaktır. Sonuç olarak diğer güçler tarafından kontrol edilmesi zorlaşacaktır.

03 Ekim 2011 15:55
Anne babalar, okullar açıldı

(1) Sayın Baver Bey, "çocuk terbiyesi ve eğitimi" başlığı altındaki en önemli ve ilk madde bence kız çocuklarının eğitimi olmalıdır, çünkü ileride anne olacak ve çocuğuna terbiye ve ilk eğitimi verecek olan kişilerdir (geleceğin baba olacak erkekleri de annenin yoğurduğu hamurdan şekil almaktadır). Bahsettiğiniz gibi önemli olan konulardan biri farkındalık seviyesidir ve yüksek oldukça (doğal olarak farklı davranış ile -çoğunluktan-) insanın ufku açılacak ve bireyin ailesinin de ufku açılacaktır. Yarının yetişkinleri olacak bugünün çocukları, en iyi örnek olunarak güzel alışkanlıklara yönlendirilebilirler. Eksiğinin farkında olan, sürekli araştıran, her şeyi bilemeyeceğini kabul eden ve devamlı öğrenme açlığı içerinde olup bilgisini ve görgüsünü arttırmaya çalışan, kitap okuyan ve kendini geliştiren ebeveynlerin elinden yetişmiş çocukların durumu elbette farklı olacaktır.

03 Ekim 2011 15:53
Anlayamıyorum

Sn.Yurdagül Hanım, çalışmadan ve üretmeden ilerleme olabilir mi ? Artı bir değer elde edilmek isteniyorsa, ortalama çaba gösteren bireylerden daha fazla emek ve zaman harcamak ve kişilerin hedefleri için kendilerini donatmaları (geliştirmek) gerekmiyor mu? Hepimiz maddi durumlarından ve hayat şartlarından şikayet eden insanlarla karşılaşmışızdır. Kendilerini hep tekrar eder ve fasit daire içinde kalırlar. Hep merak etmişimdir, çaba göstermek mi zor gelmektedir insanlara yoksa kendilerine güvenleri olmadığından ve başarısız olma ihtimalleri olmasından dolayı mı bu şekilde davranmaktadırlar. Yakınmak yerine herkes biraz çaba gösterse farklı bir sonuca ulaşacaklarını düşünmekteyim. Ayrıca, üretmek ve başkalarına muhtaç olmadan hayatını devam ettirmek (sağlıklı ve çalışabilecek durumda olan bireyler için)insan olmanın gereğidir diye düşünmekteyim. Hayatta insanların amaçlarının olması, kendilerine ve çevrelerine yararlı olmaya çalışmaları bireyleri hayata bağlayan unsurlardır kanaatimce...

03 Ekim 2011 12:18
Bayramda tatil yolculuğu

Sayın Hakan Bey, bayram tatilimizi İzmir ve çevre bölgeyi gezerek değerlendirdik (Urla,Çeşme, Alaçatı,Kuşadası,Dalyan,Ilıca, vb). Altınkum (küçük gizli koylar) ve Ilıca'nın sahili çok güzel. Gidiş-dönüşte Yenikapı-Bandırma feribotunu kullandık. Son derece rahat. Esnek fiyatlandırma uygulamasına geçilmiş. Ne kadar erken bilet alınırsa o kadar uygun oluyor. Yalnız Bandırma feribot çıkışında ve İzmir dönüşünde feribot giriş yönünde levhalar çok küçük konulmuş, yolu bilmeyenler yanlış yola girebilir ve zaman kaybetmiş olurlar. Umarım yakın zamanda levhalarda düzenleme yapılır. Asma köprünün yapılması ile yol önemli ölçüde kısalacaktır, 2015 yılını bekleyeceğiz artık. Aldığımız kavunlar güzel çıktı. Umarın sizinkiler de tatlı çıkmıştır (yorumum 2 kez gelmiş olabilir).

13 Eylül 2011 22:22
Hafıza canlılığı

Sayın Kadri Bey, insan beyni bir bilgiyi (ve olayı), bir duygu (sevinç, üzüntü, öfke, heyecan, korku, endişe, utanç, gurur, beklenti vb) eşliğinde hafızasına kaydetmesi halinde daha kolay hatırlayabiliyormuş. Bununla birlikte insanların toplum içinde kendilerine biçtikleri değer ile muamele görmek istemeleri (ya da kendilerini değersiz görmeleri) veya hassas oldukları konularda kendilerine bir yorum yapıldığında ilk planda duyguların (genelde olumsuz) harekete geçmesi ile olayları uzun süreli hafızalarına daha kolay alabiliyor olabilirler ve unutmaları da kolay olmayabilir.

10 Eylül 2011 19:34
Çocuk ve şiddet

Sayın Aysel Hanım, ruh sağlığı yerinde olan hiçbir annenin bu şekilde zalimce ve akıl dışı davranabileceğini düşünmüyorum. Sevgi ile doyurulmamış ve zulüm gördüğü için ruhu sadece şiddet ve zulüm ile dolu olan bireylerin anne olmaları felaketlere yol açmaktadır. Çünkü kişi ancak aldığını verebilmektedir.

02 Haziran 2011 23:06
Kediler

Sayın Merve Hanım, Kediler heryere girebilirler, örneğin; benim kedim gibi yavruyken buzdolabına... (nasıl girdiği bir muamma, anca miyav miyav sesleri gelince anladık nerede olduğunu, normalde pek miyavlamaz :-). Ayrıca kendisini temizleyen, mamasını veren ve onu aşıya götüren kişiyi görünce (her türlü işini yapan) köşe bucak kaçar. Onun hiçbir işini yapmayan ve onunla ilgilenmeyen ev halkından birinin yanına gidip koltuğa oturup, patilerini dizlerine dayayarak ve başını yana eğerek acıklı acıklı miyav miyav diyerek kendisini sevmesini isteyebilir :-) kediler böledir işte :-)

31 Mayıs 2011 15:37
Çöp

Sayın Sessiz liman, çöp aslında kısaca halk dilinde katı atık'a verilen isimdir. Mühendislik anlamında katı atıklar; evsel-şehirsel, endüstriyel, ticari faaliyet sonucu meydana gelenler olarak ayrılabilir. Burada ben evsel katı atıklardan bahsetmek istiyorum. Gıda atıkları, bahçe atıkları, kağıt-karton, plastik-kauçuk, tekstil, tahta, metal, cam, kül-cüruf-toprak vb. Katı atıklar, ağırlık yüzdesi olarak en fazla gıda ve kağıt-karton'dur. Sınıflandırmada; yanabilenler, kompost olabilenler, yanmayan ve kompost olamayanlar, geri kazanılması mümkün olanlar olarak basitçe ayrılabilir. Şehir katı atık yönetiminin yapılabilmesi için de içerik iyi analiz edilmeli, daha sonra; analiz sonuçlarına göre; en uygun yöntem belirlenmelidir. Konu çok geniştir (Ayrıntılı bilgi için kaynak; Katı Atıklar, Doç. Dr. Mehmet Borat,1999). Blog yazınız sayesinde bilgilerimi tazelemiş oldum :-)

25 Mayıs 2011 10:42
Canlarım benim... Alllkışşş....

Sayın Sevimhanım, kitle iletişim araçlarından özellikle gazete ve televizyon, gerçekte toplumu daha kolay yönetebilmek için (insanları istenilen şekilde yönlendirmek amacı ile) kullanılmaktadır - toplum mühendisliği çalışmaları ile -. Gazete ve televizyonun asıl amacı; olaylara farklı açılardan bakılabilmesinin sağlanması, çokseslilik, toplumun gücü olabilmek, eğiticilik ve en önemlisi de insanlara fikir ve düşünceleri empoze etmeye çalışmamasıdır. Bu açılardan olaylara bakılırsa bugün neden tv lerde insanlara 7 gün-24 saat özellikle birtakım yayınların özellikle izlettirildiği daha iyi anlaşılabilir.

22 Nisan 2011 18:05
Kitap kurtlarının kitapkolik halleri

Sayın Özlem Hanım, Tespitleriniz son derece isabetli :-) Yalnız 6.maddeye kısmen katılmadığımı bildirmeliyim :-) Kitapkolik annelerin çocuklarına kitap okumaları ve onları özendirmeleri bence çok güzel bir davranış, en önemlisi de çocukların ebevenylerini kitap okurken izlemeleri ve örnek almaları :-)... Bizlere kitap hediye edecek arkadaşlarımızın çoğalması dileğiyle...

02 Nisan 2011 11:46
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Gözünden görünenleri paylaşmayı borç bilen bir adem evladı. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster