Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kadınlık

çok tuhaf varlıklarız bence...birbirimize karşı ayrı,ailemize karşı ayrı,sevdiğimiz adama karşı apayrı...düşmanlarımıza??nineniz ne güzel söylermiş.ne olursak olalım önce insan olduk mu çok güzel çiçekleriz bence...sağolun

24 Haziran 2007 20:54
Kazım Koyuncu’dan 25 Haziran 2005'de gelen haber

2 yıl doldu bile değil mi?nasıl bir acıydı anlatamam,aylarca kasetlerine el süremedim,bakamadım bile.nerede sesini duysam ağladım...yazınızda bir şey çok dikkatimi çekti.cd'nize postit yapıştırmışsınız.bunu ben de yaparım bazen.ve en son kazım koyuncu adına halk evleri tarafından çıkarılan albümü aldığımda yapıştırdığım postitte şunlar yazılıydı:"HRANT DİNK ÖLDÜRÜLDÜ,BEN BURSUMU ALDIM.HRANT DİNK İÇİN YÜRÜDÜK,BEN İLK BURSUMLA KENDİME HEDİYE ALDIM.KAZIM KOYUNCU'YU ANDIM,ANILARDA KALDIĞINA İÇİN İÇİN YANDIM...."ölüm yıldönümünde onu andığınız için teşekkürler....

24 Haziran 2007 20:49
Sahne. Farklı bir deneyim…

çok yoğun bir stres dolu da olsa o heyecanı çok sevdiniz değil mi?ve artık siz de sahne tozu yuttunuz...eyvah,yani hapı yuttunuz:))sanırım aramıza yeni biri katıldı,hoşgeldiniz....

18 Haziran 2007 16:31
Dostluk

yazın çok içten ve samimiyet dolu.umarım dostlarını hiç yitirmez ve mutlu bir ilişki sürersin.saırım tartışmaktan çok kaçmamakta,hoşgörülü olmakta yatıyor kazık yememenin formülü.yüreğin herkese her zaman açık olsun ve hiçbir zaman kendinie unutma.sana bir dost tavsiyesi:)))

14 Haziran 2007 13:19
Hayat’ a mektup

ben aslında senin görmek istediğin gibiyim yusuf...evet,kolay değilim,dikenli yollarım vardır ama bunları da güzellklerimin değerine varın diye çıkartıyorum önünüze.ben çok karışmam ki size,siz istediğiniz gibi yaşarsınız.haksızlık değil mi bana da yapılan,azıcık zor günler görünce bana kızarsınız ama mutlu olunca,başarılı ounca da kendinizi översiniz.ben hiçbir şey istemiyorum.mutluluk da üzüntü de sizin elinizde,bunun farkına varın ve tadım çıkarmaya bakın.(belki beni burnu havada biri sanacaksın,kızacaksın yazdıklarıma ama düşüncelerimi böyle bir dilden belirtmek istedim.sakın ha,isyan etme!kendine iyiy bak!deryaa)

14 Haziran 2007 13:15
Bloğunuza yeni bir yorum geldi.

size can-ı gönülden katılıyorum.okunmak ve yorum almak insanda okuma ve yazma hevesini arttırıyor ayrıca yeni insanlar tanıyoruz.bence hiçbir yazı yorumsuz bırakılmamalı...deryaa

13 Haziran 2007 12:08
Hey gidi çocukluğum....

güzel anılarını bizimle paylaştığın için çok teşekkür ederim..anladığım kadarıyla ben senden küçüğüm ama çocukluğumuz çok benziyor birbirine.bi de annem çok merhametli bir kadındır ama ben o yakalanma,elbiseye zarar verme durumlarında acaip korkar,depresyona girerdim yahu:) çocuklardık,parlak yıldızlardık o zaman......deryaa

13 Haziran 2007 12:03
Bir garip Orhan Veli

ne güzel şiirler yazmıştır orhan veli,ne içtendir değil mi?müşfik kenter de o güzelim sesiyle akan suları durduran samimi oyunculuğuyla ne iyi oynamıştır orhan veli'yi.ben önce kasetten dinledim uzun uzun,günlerce.ardından yalova'da oyunu görme fırsatım oldu.içim titredi.siz de bloga taşıdığınız için sağolun,varolun...

24 Mayıs 2007 15:22
İlk aşk: Ezginin Günlüğü

ben de hastasıyım bu albümün.bugünlerde de şarkıları dilime dolanıp duruyor ama devlet yurdunda kalan biri olarak müzik dinleme imkanım çok kısıtlı.odalarda priz yok ve discmanlar pilleri çarçabuk yiyiyor;((şimdi hasretimi kabarttınız.hem ezginin günlüğü'ne hem de her insan gibi müzik dinlenebilen,koltuğuna uzanılabilen ve mutfağında bir şeyler yenebilen bir ev yaşamına....

24 Mayıs 2007 15:18
Tiyatroda "1" Zamanlar...

sanırım ilk yorum yapanınım...aramıza yeni katılmış,taze yazılarıyla gülümseyen arkadaş...hoşgeldin... tiyatro yapmanın değeri gerçekten hiçbir parayla ölçülemez.sahneye olan tutku para harcamana bile sebep olabilir ama sırf böyle bir tutkumuz var diye de fiyatları 1 ytl'ye indirmek hiç adil değil bence.o zaman o çok sevdiğimiz tiyatroya hakaret etmiş olmuyor muyuz?onun hiç mi saygınlığı yok.yani madem 1 ytl'ye oynanabiliyor o zaman herkes her zaman bu fiyattan oynasın.ama bunun mümkün olmadığını biliyoruz.yazık değil mi özel tiyatrolara?onlar devletten ya da herhangi bir yerden destek almayan,hatta çoğu sponsoru bile olmayan tiyatrolar.yani sadece bilet paralarıyla kazanıyorlar ve o kostümleri,dekorları onlarla ödüyorlar.fiyatlar böyle yerlerdeyken dolup taşan şehir tiyatroları salonlarının yanında boş salonlara oynyan özel tiyatroları hiç düşündün mü?ama bir konuda haklısın,en azından tiyatronun adı basında,orda burda anılmış oldu... deryaa

24 Mayıs 2007 15:09
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 104
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 2869
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Sinema ve Televizyon bölümünde okuduğumdan sizinle sinema üzerine hasbihal etmeyi düşünüyorum... Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster