Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '18

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
115
 

ABD ve Rusya Osmanlı’nın Devşirme Sistemini mi Uyguluyor?

ABD ve Rusya Osmanlı’nın Devşirme Sistemini mi Uyguluyor?
 

Birçok konuda yeterli değildir bilgimiz. Üstünkörüdür, kulaktan dolmadır.

Sözgelişi, “Osmanlı’da devşirme nedir?” diye sorsanız, üç-beş cümleyi geçmez; söyleyeceklerim. Bu yüzden olsa gerek, Dr. Behnan Konutgan’ın “Anadolu’da Hristiyanlık” adlı değerli eserinin “Osmanlı’da Devşirme” başlıklı sayfalarını daha bir dikkatle okudum.

Bu konuya geçmeden önce, şu temel bilgileri veriyor yazar:

“Osmanlı Beyliği’nin temelleri XIII. yüzyıl ortalarında atıldı. Beyliğe adını veren Osman Bey’in babası Ertuğrul Bey, batı Anadolu’da yaşayan bir Türkmen Beyi idi. Tarihin en uzun imparatorluklarından biri olan Osman İmparatorluğu, Selçuklu Türklüğünün bir devamı ve uzantısı olarak doğdu. Gerek Anadolu Selçuklu Devleti, gerek Osmanlı İmparatorluğu, Hristiyan Bizans’ın toprakları üzerinde kurulmuşlardı. Osmanlılar’da egemen öge Türkler’di. İmparatorluğun resmi dili Türkçe’ydi. İmparatorluğun yöneticileri çeşitli ırklardan, etnik kökenlerden geliyordu. Kuruluşundan, çöküşüne kadar Osmanlı İmparatorluğu İslam inancına dayanmış bir devlet kimliğini korudu.” 

Geniş topraklara egemen olan Osmanlı Devleti’nde halk, çeşitli ırk ve dinlere mensuptular elbette. Ancak yönetim, devletin yurttaşlarını etnik kökenlerini dikkate almadan, yalnızca bağlı oldukları dine göre gruplandırmıştı. Ve tabii devlet, İslam inancına göre yönetildiği için, Müslüman olmayanları, Müslümanlar’ın içinde eritme politikası güdülmüştür hep.

Bu ön bilgilerden sonra, gelelim şimdi, dünyada ilk kez Osmanlılar’da uygulanan “devşirme” konusuna:

“Dünyada ilk defa Osmanlı Devleti tarafından geliştirilen “Devşirme Sistemi” XV. yüzyılda başlamış ve 150 yıl kadar uygulanmıştır.(*) Bu sistem, İslamlaştırma ve Türkleştirme sürecidir. Ele geçirilen topraklarda yaşayan Hristiyan aile çocukları toplanır, sıkı bir eğitimden geçirilirdi. Osmanlar, genç ve yetenekli çocukları seçerken, sarışın olanları değil, dikkat çekmeyecek olan esmerleri seçerlerdi.”

Bakın, ben bunu bilmiyordum. İlginç değil mi? “Yok canım, böyle bir uygulama olacağını hiç sanmam. Bu, yazarın uydurmasıdır.” derseniz, kusura bakmayın, görüşünüze katılamam. Katılamam, çünkü yazar, 442. sayfa altı notu ile,Ben bu bilgiyi Mehmet Şeker’in “Anadolu’da Bir Arada Yaşama Tecrübesi” adlı eserinden aldım. İnanmayan bakabilir. Sayfa 115-116”  diyor.

Prof. İlber Ortaylı’nın, “Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek” ve Gülnihal Bozkurt’un “Gayrimüslim Osmanlı Vatandaşların Hukuki Durumu” adlı eserlerinden yararlanan yazar, “Osmanlı’da Devşirme”yi anlatmaya şöyle devam ediyor:

“Devşirme işlemi, birkaç yılda bir yapılırdı ve genelde sayı birkaç bin çocukla sınırlı tutulurdu. Bazen de 5-6 bine kadar ulaşırdı. Özellikle Anadolu’dan çocuklar devşirilmiştir. Mimar Koca Sinan’ın bu çevreden ‘Hassa Mimarlar Ocağı’için devşirildiği bilinmektedir. Kural olarak köylere gidilir, ilk olarak köy çocuğu tercih edilir. Çünkü hem kendi dini hem de kendi dili bakımından da değişmeye en açık ve en yatkın köy çocuğudur.

Kim itiraz edebilir, bu yargıya? Gerçeğin ta kendisi değil mi? Yüzyıllar sonra denenen Köy Enstitiüleri ile de kanıtlanmadı mı bu? Şöyle devam ediyor yazar:

“Bu arada Orta Anadolu’da ‘Karamanlı’dediğimiz Türk ama Hristiyan olan kişilerden de devşirme toplandığı görülmektedir. Bu çocuklar toplandıktan sonra yürütülürlerdi. Belirli merkezlere getirilir, sünnet edilirlerdi. Çok zeki ve güzel olanları Enderun Mekteplerine alınırlar ki, burada bunlar saray hizmetlileri olacaktır. O çocukların kimi yeniçeri askeri, kimi de Sokullu Mehmet Paşa gibi koca bir imparatorluğun kaderini elinde tutan baş vezir olacaktır.

Müslüman olmayan yazarımız, gerçekleri saptırma yoluna gitmiyor asla. Yararlandığı bilimsel eserlerde ne yazılmışsa, “Bu benim dini inancıma uygun mu, değil mi?” diye düşünmeden olduğu gibi veriyor. Enderun’da eğitilen devşirme çocuklardan biri de padişahın baş çevirmeni (mütercim) Ali Ufki Bey’dir. Asıl adı Wojciech (Albert) Bobowski olan Ali Ufki Bey, İbranice ve Grekçe dahil, 17 dil bilmektedir. İncil’i aslından Türkçe’ye çevirmiştir.

“Kapıkulu”da denen yeniçeri ordusunun özelliği, Hristiyan ailelerden alınıp Türk-İslam geleneğine göre eğitilen devşirmelerden oluşmasıdır. Yeniçeri askerleri, kendi kökenlerini, dillerini, dinlerini, ailelerini unuturlardı. Evlenmeleri ve mal mülk edinmeleri yasaktı. Görevleri padişaha bağlı olmaktı. Anne, baba yok. Hısım, akraba yok. Varsa yoksa padişah! O nedenle “kapıkulu” denmiş ya onlara.

Yeniçeri ordusu, kurulduğu ilk yüzyıllarda devlet için çok yararlı olmuştur. Daha sonraları, imparatorluğun pek çok kurumu gibi, yeniçeri ordusu da yozlaşmıştır. 

 “Devşirilen Hristiyan çocuklar, gönül rızası olsun olmasın, İslamlaştırılarak padişahların iradesine kayıtsız şartsız bağlanıyordu. Üç yüz yıl süreyle Osmanlılar, her yıl en güçlü ve en cüsseli çocuklar arasından seçtikleri binlerce çocuğu ve yeni yetmeyi saflarına kattılar. Bu çocukların aileleri herhangi bir direnişte bulunmadılar.”

Bilindiği gibi, Osmanlı’nın gerileme döneminde, yapılmak istenen her yeniliğe “istemezük” diyerek karşı çıkıp isyancı duruma gelen yeniçeri ordusu, Padişah II. Mahmut tarafından ortadan kaldırılmıştır. (1826) 

Bana sorarsanız, başta ABD olmak üzere, bugünün süper güçleri de “Osmanlı’nın Devşirme Sistemi” ni uyguluyor. Bu yargımı yabana atmayın sakın. Bire bir kopyası değil ama… Biraz düşünürseniz, siz de kurabilirsiniz bu bağlantıyı.

 BEŞ AYDIR UYUYAN ASLAN

            Evet, şaka değil, beş aydır uyuyor; tanıdığım bir aslan. Tam beş aydır…            O aslanın adı Mahmut Makal“Bizim Köy” adlı o ünlü kitabın yazarı… Bu eseriyle edebiyatımızda çığır açan, Köy Enstitüleri’nin yetiştirdiği o seçkin eğitimci ve yazar… Evet, tam beş aydır, Ankara Hacettepe Hastanesinde uyuyor; o arslan oğlu arslan!

            Bir düş gördüm, “Üzülme oğul, 25 Haziran’da uyanacak; o büyük insan. Yine gerçekleri konuşacak, yine gerçekleri yazacak.”  dedi; beyaz sakallı bir bilge.

İlk kez, gördüğüm bir düşün gerçek olmasını o kadar çok istiyorum ki!         

------------------------------------------------------------------------

(*) “Devşirme Sistemi 150 yıl kadar uygulanmıştır.” cümlesinde sanırım bir dizgi yanlışı var. Zira biliyoruz ki, bu ordu kuruluşundan 463 yıl sonra ortadan kaldırılmıştır. O nedenle, bu cümledeki “150 yıl” sözü, hiç değilse, “450 yıl” olmalıydı(H.E.)

 

                                                                                            Hüseyin Erkan                                                                                      huseyinerkan@dilemyayinevi.com.tr

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 303
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 268
Kayıt tarihi
: 21.02.11
 
 

1942'de Antalya'ya bağlı Akseki ilçesinin Gödene (Menteşbey) adlı kuş uçmaz kervan geçmez bir köy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster