Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
44
 

Ağrının Sığası ya da Eşiği

Tarihi insanlık tarihi ile eş giden ağrı, farklı coğrafyalarda yaşayan uygarlıklar tarafından her dönemde değişen algılamalarla karşılaştı. İlk çağlarda doğaüstü güçlere atfedilen inanışlar ve büyüyle beslenen bu algılama, yerini Antik Yunan ve Roma’da felsefeden yola çıkan açıklama çabalarına bıraktı. Kilisenin baskısı ve egemenliği altındaki Ortaçağ, Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşü ve Rönesans’ın doğuşu arasında sıkışmış bir dönemdi. Gelişmeden uzak olduğu, vebanın yaygın olduğu, savaşların ve sivil isyanların yaşandığı, bilimin geride kaldığı, Tanrı korkusunun insanları kontrol altına almak için kullanıldığı karanlık bir çağdı.

“Skolastik Tıp”ın egemen olduğu dönemde, Bebe kbekleyen annelerin acısını dindirmek için şekerli ve sirkeli karışımlarla kasıkların ovulması gibi tezekle ağrıları tedavietmek çok yaygındı. Kutsal sayılan insanların, hasta kişilerin yaralarını yalayarak iyileştirebileceğine inanılıyordu.

Hastanın beyninin bir kısmını kesip çıkarmayı içeren lobotomi yöntem, yıllarca şizofreni, klinik depresyon gibi birçok sinir hastalıklarında yanlış bir yöntem olarak kullanıldı. Vebanın koku yoluyla bulaştığına inanıldığı içi çiçeklerle dolu bir gagaya sahip maskeyi giyen doktorlar bu şekilde hastalarını tedavi ederken, diğer yandan da veba hastalığını Tanrının kuluna cezası olarak yorumladığı için bu hastaları kırbaçlardı.

Aslına bakılırsa Orta Çağ kavramı, başlı başına Batı dünyasının uzunca bir süre içinde bocaladığı bir döneme verilen addı. Rönesans’la bilime ve sanata verilen değerle dünyanın aydınlatılması zemini hazırlandı.

Tıp dünyası ise bütün bu gelişmeler ışığında rasyonel ve bilimsel temellere kavuşarak, edindiği birikimi hastalıklara ve ağrıya yönelik yaklaşımlarına taşıdı.

Hepimizin ağrı acı ile ilgili anlatacak hikayeleri vardır. Fiziksel anlamda deneyimlediğim en yoğun ağrım, ameliyat olduğumda sondaj, dren borusunun bir bıçak şeklinde bedenime saplanması, duygusal olarak ta ablamın ölümü idi. Ağrı, acı hikayeleri arşivleri, kütüphaneleri dolduracak kadar çoktur. Evrensel bir deneyim olan ağrı kavramı Uluslararası Ağrı Araştırmaları Örgütü (IASP) tarafından “doku hasarı veya potansiyel doku hasarı ile birlikte olan ya da böyle bir hasar süresince tanımlanan duyusal ve emosyonel (duygusal, dokunaklı)  deneyim” olarak tanımlanmıştır.

Yaşam süresince kazalar, hastalıklar gibi pek çok farklı nedenlerle ortaya çıkabilen ağrının, kişi tarafından ifade edilişi yaş, cinsiyet, altta yatan özürlülük ve ağrı davranışı ile ilgili sosyal ve kültürel özellikler gibi faktörlerden etkilenmektedir.

Depresyondan travma sonrası stres bozukluğuna her alanda yapılan çalışmalar gösteriyor ki, duygusal acılar da beyinde fiziksel acılarla aynı bölgeyi tetikliyor ve bazı vakalarda bu acı fiziksel acılardan daha dayanılmaz olabiliyor. Başta kulağa şaşırtıcı gelebiliyor ama psikolojik sorunlar insanların tecrübe edebileceği en zorlayıcı acılardır.

“Çoğunlukla, ağrıkişiye çözülmemiş duygusal sorunlar olduğunu hatırlatma görevindedir, bazen de sinir sisteminde çözülmemiş travmaların habercisi olabiliyor.”

Tıbbi yardım gerektiren en yaygın belirti ağrı ya da acıdır. Normal koşullarda ağrı bedendeki bir hasarın işareti, errorudur. Ancak insanlarda acıyı fark etme, acıya dayanma ve acı karşısında verdikleri tepkiler çok farklı olduğu bilinmektedir. Yapılan hesaplamalar ağrıdaki değişkenliğin % 60 kadarının kalıtımsal olduğuna, bir başka deyişle genetik unsurların sonucu olduğuna işaret ediyor. Kısacası, acıya duyarlılık da tıpkı boy, saç rengi ya da ten rengi gibi aileden geçiyor.

Kadınların ağrı eşiğinin erkeklerden daha yüksek olduğu bilinmekte, bilim adamları bunu kadınların doğurgan olma özellikleriyle bağdaştırmaktadır. Bedensel ağrı eşiğiniz ne kadar yüksekse, bedensel acıya o kadar dayanıklısınız demektir. Ağrı eşiği, bir çeşit fiziksel ve psikolojik tahammül sınırıdır aslında.

Ağrı için ne zaman haykırıyoruz? Bıçağın kemiğe dayandığı anda mı, o keskin uç deriyi zorladıkça canımızın çok yandığında mı?

Ağrı/acı eşiği denilen şey, genetik, fizyolojik olmaktan öte ; Politik mi?, Sınıfsal mı?, Kültürel mi?

Sahi çok zor zamanlar geçirdiğimiz bu günlerde acı sığanız, eşiğinize baktırdınız mı?

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nizamettin kardeş! Bu da gelir buda geçer ağlama diye bir tükü var ya.Bu ağrıları acıları da unutacağız.Selam ve sevgiler..NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 26.03.2020 14:57
Cevap :
Gelecek güzel günler için ümit doluyum. Çok teşekkür ederim, selamlar, sevgiler Nahide hocam.  26.03.2020 20:19
 

Öncelikle şu kırbaçlama olayını bilmiyordum sayenizde öğrendim..100 yıl önce kan vermenin bile günah sayıldığı dönemleri bilip çokta şaşırmadım..Ağrı eşiğim çok yüksektir ve genetik olduğunu buna psikolojinin eşlik ettiğini düşünüyorum ..Yaşadığım kültür etkili olsaydı kesinlikle zayıf olurdum bu konuda..Bende sadece kasık fıtığı ameliyatı olduktan sonra üç saniyelik bir ağrı yaşadım ve inanılmazdı, onun dışında ameliyatı bile izleme noktasındaydım ki doktorum bunu farkedip yukarıdaki aynaya müdahale etti:) O günleri not ettim buraya aktarmaya çalışacağım...garip insanlık

jale kasap 
 26.03.2020 6:57
Cevap :
Sevgili Jale iletişim doğru her iki taraf için de bir öğrenme sürecidir aslında. Ağrı eşiğinin yüksek olması sevindirici, kasık fıtık ameliyatın için geçmiş olsun, deneyimlerimiz bizi renkli ve güçlü kılar, teşekkür ederim, selamlar, sevgiler.  26.03.2020 10:06
 

Yaşam dertlerle doludur. Bu da geçer Ya Hu...

Abdülkadir Güler 
 26.03.2020 3:05
Cevap :
Abdülkadir hocam yaşamın tüm renkleri biz insanlar için, beyaz, kara ve griler. Bu kara günler de mutlaka geçecektir. selamlar.  26.03.2020 10:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 881
Toplam yorum
: 3742
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2558
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster