Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '13

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
1127
 

Amasra'nın masalsı dünyasının, masalsı denizcisinden ses ve çizgiler...

Amasra'nın  masalsı dünyasının, masalsı denizcisinden ses ve çizgiler...
 

Amasra


 

Amasra’da, kendi halinde gibi görünen, ama içi kültürel sanatsal fırtınalara karşı  devamlı savaş veren, çılgın atılımlarla dopdolu, babacan bir adam var. İsmi Hüseyin Çoban.

Henüz 59 yaşına rağmen, her gün yeniden doğmuş gibi hayata tutunan, etrafına ışık saçan bu gemi yapım ustası mühendis Hüseyin Çoban, aslen Safranbolu’lu

Amasra’da kültürel değerleri koruma çalışmalarına destek veriyor. Öyle ki, dostlarını, acemi arkeologların kazısına davet ediyor. Hem iddialı da konuşuyor. “Kültür mirasımızı geleceğe, çocuklar taşıyacak “ diyor.

Hüseyin Bey, ÇEKÜL’ün Amasra Şubesi Başkanı aynı zamanda. Parolası: “Kentler çocuklarındır”. İşareti  ise: “Çocuklarımız”

ÇOBAN BOAT  Gemi yapımcılığını sahibi olan Hüseyin Bey, has Karadenizli. Kendisini bu sahillere adamış. Şimdilerde kabına sığmıyor. Kabından taşmış Hüseyin Çoban. İstiyor ki, taaa Osmanlılardan bu yana süregelen gemi yapımcılığı ve gemicilik, iyice köklensin. Geçmişi şanlı denizciliğimizi gençler tanısın. Ve de Bartın’da anlı şanlı bir deniz müzesi olsun.

İşte  Amasra’nın bu sanatsal adamı  Hüseyin Bey, istiyor ki, kendisinden sonra denizciliğimiz ve tekne yapımcılığımız yaygınlaşsın. Bunların geçirdiği safhalar, müzelerde şekil olarak materyal olarak kitap olarak satırlara dökülsün.

Çünkü onlar, tekne yapımcılığına ve tersanelere adanmış bir hayat yaşıyorlar.

Bartın Belediyesi ve Deniz Müzesi Derneğinin birlikte Gazhane bölgesinde  kurulacak müze için , koleksiyon hazırlama, bigi toplama ve sergileme çalışmaları devam ediyor.

 

 

VALİLİK, MESELEYE  EĞİLMELİ:  Kültürel varlıklarımızın korunması, bir arada teşhiri ve ziyaretçilerin topluca bir fikir sahibi olmalarını sağlayacak olan böylesi bir hizmet, umarız ki, Bartın Valiliğinin de dikkatinden kaçmamıştır. Bu derneğin elinden tutacağına, gelişip büyümesine ve bir an önce  projenin hayat bulmasında yardımcı olacağına inanmak istiyoruz..

Bu gün Bartın, tekne yapımcılığı konusunda Türkiye’nin en umut  vaat eden bölgesidir. Karadenizin azgın dalgalarına aman vermeyen korunaklı kıyıları tekne yapımının da geleneksel merkezleridir. İşte Hüseyin Çobanın Kurucaşile Tekkeönü Piri Reis Ahşap Yat ve Tekne Tersanesi, memleketimiz için büyük bir kazançtır.

Kurucaşile’de kurulmuş olan Türkiye’nin ilk “Ahşap Yat İnşa Mesleke Lisesi”, Bartın Üniversitesine bağlı “Gemi İnşaatı Meslek Yüksek Okulu” nun açılmış olması, çevrede büyük kazançtır.

Deniz müzesinin Bartın’da kurulacak olması, bir lütuftur. Denizcilik tarihine katkıda bulunan kaptanlar, gemi mimarları, tekne sahipleri, mavi yolculukların müdavimleri ve onların aileleri, bu denizcilik müzesinde  buluşacaklar.

TARİHİ EPEY ESKİ:  Çok yıllar öncesi, yalı ırmak kıyısında onlarca tersane vardı. Babadan, dededen  kalma usullerle  koskoca  ahşap gemiler yapılıp, suya salınırdı.  Irmak boyundaki bu tersanelerde yağlı kızaklar yan yana konularak, yüzlerce öküzün  ırmağa doğru çektiği gemilerin suya salınışında, o gün  Bartın’da bayram gibi kutlanırdı. Hamile kadınlar, dizilip seyrederlerdi. Ki, doğumlarının su gibi akışlı ve kolay olacağına inançları vardı kadınların.

2000 yılına gelindiğinde, işe, gemi mühendisleri el attı. Yüksek okullar açıldı.  Bu gün Çoban Boat’ta inşa edilmiş teknelerden ikisi, Bodrumdaki geleneksel yarışlarda, her yıl birinci gelmekte ve sahiplerine gurur vermektedir.

KADİRŞİNAS DENİZCİ: Kendisiyle konuştuğumuz Hüseyin Bey, haklı bir gurura sahip. “ Çoban Denizcilik Tersanesinin bu günlere gelişinde emeği geçen çok insanı anmak isterim. Çalışanlarla birlikte ben de, tekne yapımcılığına ve  tersanemize adanmış bu hayatı yaşarken, bizi biz yapanları şükranla anıyorum. Tıpkı hocalarımı andığım gibi” diyor.

AHŞAP, KANIMA GİRDİ:  Hüseyin Çoban, hoşsohbet ve alçak gönüllü. Ve de halk adamı. O anlatıyor: “Ben İTÜ mezunu gemi mühendisiyim. Tuzla’nın çelik gemi inşa tersanelerinde çalıştım. Derken 30 metre ötedeki ahşap tekne ustalarının yanında iş öğrendim. Safranbolu’nun Bulak Köyündenim. Burada yapı ustaları ile ünlü köydür. Safranbolu’da kanıma giren ahşap beni çekiyordu”

1954 de doğup, 54 yaşına geldiğimde, dönüp baktım ki, 54 tekneyi dünya denizlerine  indirmişim. Nostalgia ve Akın, mavi yolculukların aranılan gemileri oldular. Bodrum Kupası Yelken Yarışlarında, çok defa kupa kazandılar.

 

 

 

ÜST ÜSTE YARIŞ KAZANDILAR: Keza Golden HIND korsan kalyonu, şimdi Messina Boğazında.” şeklinde konuşan  Hüseyin Çoban devamla konuşmasını şöyle sürdürdü: “ 1996 yılında tamamladığımız Odysseus Yatı, Dünyada yılın en iyi 20 yatını tanıtan “Word of Sail 1999” kataloğunda ikinci sırada yer aldı. Şimdilerde Pire Limanında. Onlarca pirat yaptık. Amasra’’da yelken kulübü kurduk arkadaşlarımla. Meslek Lisesinin Kurucaşile’de  kurulmasına öncülük ettim. Dört yıl boyunca da bu okulda gönüllü öğretmenlik yaparak, Talim Terbiye Kurulundan geçen müfredat proğramıyle “Yapım teknikleri” ve “Yat donanımı” derslerine girdim.

HOCALARINI MİNNETLE ANIYOR”    “Hocalarımdan biri “ İyi şeyler,

 Tek başına yapılmaz” derdi. Ne kadar doğru. Profesörlerimden hocalarıma, yapı ustası aileme, ustalarımdan mühendis arkadaşlarıma ve çıraklarıma kadar emeği geçen  herkese  teşekkürlerle, sevgilerle, saygılarla.”

 BARTIN’IN DENİZ MÜZESİ:  Doğu’da Kapısuyu Kurucaşile kıyılarından Bartın Irmağı Yalısı’na ve Bartın Kızılkum’a kadar olan bu coğrafya binlerce yıldır denizcilik geleneğini sürdüren sahillerdir.

TARİHİ FIRSAT : Bu müze, tarihi bir fırsattır Bartın için. Valimiz Savur, duruma acilen el koyup, yardımlarını ortaya koymalıdır. Zira, geleneksel, tarihe ışık tutacak denizcilik müzesi ile Bartın, hakiki değerini ortaya koyması bakımından tarihi bir  fırsat doğmuş bulunmaktadır. böylelikle, Vali Savur’un  sitemde bulunduğu “ Bartın tanıtılamamış” sözü, bu tanıtım atağı ile havada asılı kalacaktır. Bu sütunlarda, “Turizm” konusunda Bartın’da neler yapılabilir konusunda fikirlerimiz olmuştu. Bu konuda kendisinden “TIS” çıkmamıştı.

 “Bartın’ın Fahri Hemşerisi” olarak, bu yazımızla, belirttiğimiz ricaların ele alınması hususunda, Valiliğin atağa geçmesini arzulamaktayız.

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

  

 

 

KARADENİZ ve MAVİ YOLCULUK:  (Hüseyin Çoban Bey anlatıyor. (Arka sıra, soldan 2 nci) " Türkiye'de mavi yolculuğun yapıldığının öğrenildiği o zamanlarda gençler , 1983 yılında Murat Belge abileri ile tekne turu yaparlar. Gezilerden öylesine keyif almışlardır ki "bizim de bir kayığımız olsun" deyip yola çıktılar. Ancak kendilerinin gezeceği bir tekne sahibi olmağa çalışırlarken, yat işletmeciliği yapan bir şirketin ortağı oluverirler. "

İşte. Karadeniz nireeee, mavi yolculuk nire ! Bu hasrete dayanmak marifet, dayan bre! Resimdekiler: " Gürsel Tarba, Murat Aslan, İlkin Alpar, Barış Ulus, Ahmet Ersoy,, Hasan Karadeniz, Murat Sevig, Nihat Gencosman ve  Rüştü Tercan.

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

   

  

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yurdumuzun her yöresini bu kadar güzel anlatmanız, doğrusu beni gururlandırıyor. Sevgi selamlar.

Şahin ÖZŞAHİN 
 06.05.2013 9:47
Cevap :
Çok teşekkürler. Anlatılmağa değerdirler de onun için.  06.05.2013 13:27
 

Harika bir yazı idi Muzaffer bey. Resimler daha da güzel. Hüseyin Çoban Golden Hınd yatını yaparken inşa halindeki yatın içinde az dolaşmadık babamla. Hayran olmuştuk. Tekkeönü'nde sahilde olan evimizden her gün görürüz sayın Çoban'ın atölyesini. (Ben yazın gittiğimde) Bilmediğim çok da şey öğrendim yazınızdan. Teşekkürler, kaleminize sağlık.

NURTEN DEMİREL 
 06.05.2013 1:37
Cevap :
Tekkeönüne bir kaç saatliğine gelmiştim. Güzel, sessiz ve bakir bir koy. Tam yat limanı olabilecek bir yer. Ama ağırlık, gemi yapımındaydı. Ne iyi. Oralıymışsınız. Sevindim. Neden sevindim, ben Bartın'da gençlik ve çocukluk yaşadım. Ve Bartını çok seviyorum. Onun için adımı " Bartın Yangunu" çıkardılar. ( Eski Valimiz İsa Küçük Bey tarafından.) Aynı Vali, gemi yapımlarından bilgilenmem için beni Tekkeönüne, Olcay Usta'nın yanına yollamıştı. Kendisini ve çalışmalarını yayınlamıştım yine bu sütunlarda. Bartından bahdseden, iki tane kitabım var. Sayın Küçük , Bartına imza günü için çağırmıştı. Sahi, Bartını bilir misiniz? Yorumunuz için teşekkürler. O röportaj, tele-röportajdı. Tamamen hayaliydi. Hüseyin Beyle hala tanışmıyorum. Ama, benim Bartın sevdamın bir uzantısıydı bu bol resimli röportaj. Ama yine de kendisinden beklerdim " Gel tanışalım" diye. Hiç "Gık' ı çıkmadı. Belki de çok meşguldür, bilemem tabi. Bu vesile le teşekkür eder, esen kalınız derim.  06.05.2013 13:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 875
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster