Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1327
 

Anglosaksonlar, Yahudiler ve Türkler; Lozan’da soyulduk, dış kapıya koyulduk! (7)

Anglosaksonlar, Yahudiler ve Türkler; Lozan’da soyulduk, dış kapıya koyulduk! (7)
 

Lozan'dan anlaşılan, elmanın çekirdekli kısmının bize bırakıldığıdır. Çekirdekten devlet kurmak bizim işimiz ya!


I. Dünya Savaşını Kaybettik. Ancak , “Kazanmış gibi!” davranarak hala kendimizi kandırmaktayız. “Lozan muazzam imparatorluk mirasının han-ı yağması (yağma sofrası) dır. Türk’ün şahsında İslâm’dan intikam alınarak bütün bir İslâm Dünyası’nın başsız bırakılmasıdır! Lozan’ın getirdiği; Adalarla Yunan stratejik çemberine alınmış, iktisadî kaynaklardan mahrum bırakılmış, her türlü ünvan ve sıfatı yolunmuş, gayr-i tabii hudutların çizdiği küçük bir Türkiye’dir. “(1)

Bu dizinin ana teması; “Gelinen noktadan anlaşılan, Cengâver Türkler ile Tüccar Yahudiler’in, Anglosaksonların  değirmenine birlikte su taşımakta olduklarıdır. Bilgi, Silah ve Parayı yenmiş midir?” sorusudur.

Yazılanlardan özetle; Hristiyan Batının bir birlik olarak, Osmanlı Devletinin yıkılması ile ilgili aldıkları  kararın arkasında;1453 İstanbul; (1456!) 1458’de Atina’nın alınması vardır. 15’nci asrın sonuna doğru Portekizliler tarafından yapılan coğrafi keşiflerde bu amaca yöneliktir.

...

Yazıda vurgulanmak istenen; bugünlerin ve bugün gündemde olan meselelerin dünlerden doğduğudur. Bunları tam ve doğru olarak  öğrenmeden kendimize hiçbir zaman doğru bir gelecek kuramayacak olmamızdır.

...

“Lozan Antlaşması ile Doğu Sorunu ortadan kalktı. Doğu Sorunu, bir zamanların büyük devleti Osmanlı İmparatorluğu’nun 18. Yüzyılda çökmeye başlamasından ve bu çöküşün büyük Avrupa devletleri arasında yarattığı rekabet ve Avrupalı devletlerin emelleri yüzünden ortaya çıkmıştı. 19. Yüzyıl boyunca ve 20. Yüzyılın başlarında, imparatorluk çökmeye ve Avrupa ülkeleri çekişmeye devam ettiler. Balkanlarda açgözlü ve yaygaracı ulus devletlerin ortaya çıkması ve Osmanlı yönetimi altındaki Arap topraklarında da devletlerin ortaya çıkması olasılığı, durumu daha da karmaşık  ve tehlikeli bir hâle sokuyordu.” (2)

...

Tarihimizin ısmarlama olması ile ilgili iddiayı bir kez daha tekrar edersek; Her ne hikmetse tarihimiz, Avrupalıların gözü ile değerlendirilerek  yazdırılmıştır.

Bu yaygın tanımı ile,  Avrupamerkezcilik, Avrupa (ve genellikle Batılı) sorunlarına, kültür ve değerlerine, diğer kültürlerden daha çok önem veren; bir etniğin diğerinden üstün olduğuna inanan düşünce yapısıdır.

Avrupamerkezcilik,genellikle Avrupalı veya beyaz olmayan kültürler üzerinde hak iddia etmekte veya onların varlığını tamamen görmezden gelmekte, inkar etmektedir.

**

İnönü, Saraçoğlu’da neden "Bir 90 yıl daha kazandık!" demiştir?

İngilizlerin kurduğu plan hep istedikleri gibi işledi. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını da Musul ve Kerkük’ü bırakmaya zorladılar. Ancak şunu da belirtmeden geçmeyelim; Lozan görüşmeleri bir kez daha incelenmelidir. Musul’dan vazgeçip neyi kazandığımız net olarak sorgulanmalıdır. Evet, yazdıklarım determinist tarih çıkarsamaları. Ama sorgulamamız ve bize öğretilenlerin gerçekliğini fark etmememiz zamanı geldi.

Bu noktada şu sorular yine kaçınılmaz olarak karşımıza çıkıyor:

-İngilizler her işin içinde olup da neden bu kadar az hedef oldular?

-Neden anti-emperyalist eylemler hep Amerika’ya yöneldi.

-Neden Türkiye-İngiltere ilişkileri hiç ayrıntılarıyla incelenmedi ve belgeler süresi geldiği halde açılmadı?

-‘Neden Güneydoğu’ya yatırım yapmıyorsunuz?’ sorusuna,  Eski Başbakan Şükrü Saraçoğlu,

-“ileride ne olacağı belli olmayan topraklara niye yatırım yapalım,’ cevabını verdi mi?

İsmet Paşa Lozan çıkışında,

-“Bir doksan yıl daha kazandık,” dedi mi?

Acaba o dönemin devlet adamları bizim bilmediğimiz şeyler mi biliyorlardı? (3)

**

“Dar gelen Lozan gömleği patlak vermeye başladı”

Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma ve yıkılış döneminin başlangıcını oluşturmuşken Lozan Antlaşması imparatorluğun bitişinin, feshedilişinin resmi mukavelesini teşkil etmiştir. Afrika’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Avrupa’ya kadar at koşturan bir neslin iktidar anlayışı, hâkimiyet arayışı ve vatan algılayışı Lozan Antlaşması’nın belirlediği sınırlara katiyetle tahammül edemezdi.

Osmanlıcı bakış açısı ile kısaca yorumlamak gerekir ise,

-Lozan Antlaşması, Türk toplumuna zorla giydirilmiş, kendi kültürünü ve siyaset tarzını yansıtmayan dar bir gömlekten ibarettir.

Günümüzde yaşanan tatsız hadiseler ve istenmeyen olaylar bu gömleğin sağından solundan patlak vermeye başlamış olduğunu göstermektedir. (4)

**

“Halifeliğin kaldırılması için gizli görüşmeler yapıldı”

Lozan’da kıyamet halifeliğin kaldırılması tartışmalarında kopmuştur. İngilizler hilafetin kaldırılmasını istemiş ve görüşmeler yarıda kesilmiştir.

Ancak görüşmelerin yarıda kesilmesi Musul yüzünden olduğu duyurulmuştur.

Lord Curzon, Türk heyetinde yer alan Hahambaşı Nahum’u devreye sokarak hilafetin kaldırılması gerektiğini İnönü’ye iletir.

İnönü bu kararı Mustafa Kemal’in verebileceğini söyler. Bu nedenle Nahum derhal İzmir’e gelir ve Mustafa Kemal’le görüşür.

Mustafa Kemal ise birinci meclisle bu işin aşılamayacağını ve ikinci meclisle bunun hallolacağını söyler. Ve görüşmeler devam eder.

Bilinmeyen bir gerçekte şudur ki, Mustafa Kemal Anadolu’ya geçmeden önce Pera Palas’ta İngiliz yetkililerle görüşüp halifeliğin kaldırılacağı anlaşmasını Lozan’dan önce yapmıştır.

Lakin Mustafa Kemal yüzbaşıyken Selanik’te Mason locasına girmek istemiş ateist diye atılmıştır. Anlayacağınız telkine ihtiyaç yoktur.

M. Kemal gerekirse İstanbul’un verilmesi istedi mi?

Ankara’dan giden heyet Misak-ı Milli’yi gerçekleştirmeden dönüyorlar. Hatta Ege Adaları bize verilmek istenmiş olsa bile “Kayalık” olduğu ve Rumların yaşadığı gerekçe gösterilerek istenmiyor.

Rıza Nur hatıratlarında daha ötesine giderek Mustafa Kemal’in barış yapmak uğruna İstanbul’un feda edilebileceğini söylediğini yazıyor.

Kemalistler Rıza Nur için akıl hastası diyor, peki Rıza Nur’u seçen Mustafa Kemal değil mi?

Bunların yanında Mustafa Kemal’in Lozan’ı başarı olarak göstermek için Sevr’le mukayese etmesi doğru bir tutum değil. Çünkü Sevr, Meclis-i Mebusan tarafından onaylanmamış bir metindir.

Tıpkı Nutuk’ta söylendiği gibi proje olarak kalmıştır.

Zaten Tevfik Paşa Sevr’in Mustafa Kemal’e zaman kazandırılması için imzalandığını söyler. (5)

**

Çanakkale şehitlerini ebediyen İngilizlere mi bıraktık?

Bir de Lozan’da Çanakkale şehitlerini İngilizlere bıraktığımız yalan, diyenler çıktı. Hâlbuki sadece “Mezarlıklar” bahsine baksalar neler yazılı olduğunu görürlerdi.

İşte madde 128. “Türk hükümeti” diyor, “Britanya İmparatorluğu, Fransa ve İtalya hükümetlerine (...) abideleri muhtevi olan arsaları ayrı ayrı ebediyen terk etmeyi taahhüt eder.

Ne demek bu toprakları ebediyen, yani sonsuza kadar, İngilizcesiyle söyleyelim “in perpetuity”, İngiliz’e, şuna buna vermek? Çanakkale’deki araziyi kıyamete kadar verdik demedikleri kalmış. (6)

**

 “Türk Heyetinin gizli görüşmeleri lord curzon’un masasında

Lozan görüşmelerine ara verildiğinde heyet Türkiye’ye döner. Meclis’te gerçekleştirilen iki haftalık gizli oturumlarda konuşulanlar İngilizce’ye çevrilerek İngiliz dışişleri bakanının masasına ulaştırılmıştır. Tüm Lozan görüşmeleri boyunca İngiliz istihbaratı çok başarılı bir sınav vermiştir ve Ankara’dan Lozan’a, Lozan’dan Ankara’ya gönderilen telgrafların tamamı açılmış, deşifre edilmiş ve okunmuş ve İngilizce’ye çevrilmiş olarak Londra’daki Dışişleri Bakanlığı’nın masasına konmuştur!

Musul’un kaybedilmesinin doğuracağı sonuç Meclis’te

“Türk-Kürt ayrılığı yaratılmak suretiyle İslam âlemi bölünecektir. İngilizler bölgede otonom Kürt devleti kurmak arzusunda olup bölgedeki politikalarını bunun üzerinden yürütmek isteyecektir” değerlendirmesi yapılmıştır. (7)

**

 “İngilizler Türkiye yanlısı Kürtleri ve Arapları yok etti”

9 Nisan 1923’te Ankara hükümeti Meclis’ten yasa geçirerek Musul’u alamayacağını görünce Musul vilayetinde demiryolu inşa etme, petrol arama, çıkarma imtiyazını Chester&Kennedy adlı Amerikan şirketine vermiştir.

İngiltere’nin buna verdiği cevap çok çarpıcıdır: “Operation Kurdistan”. Kürdistan Operasyonu denilen son derece gizli bir operasyon devreye sokulmuş Musul vilayeti (Musul, Kerkük, Süleymaniye) son derece yoğun bir hava bombardımanıyla bölgedeki Türk yanlısı Kürtler, elbette Türkler, Araplar etkisiz hale getirilerek ki operasyon çok kısa sürmüş ve ikinci yarı görüşmeleri başlamadan bir gece önce gece yarısı 24:00’te sona erdirilmiştir.

Ertesi gün yani 23 Nisan 1923 tarihinde ikinci yarı görüşmeleri başladığında Türkiye’nin halk oylaması yapma şansı tamamen ortadan kalkmıştır. (8)

**

 “Lozan’da kabul edilen maddelere meclis ilgisizdi”

Lozan’da kimsenin bilmediği söylenen maddelere rastlamadım fakat anlaşmada kabul edilen maddeler konusunda Meclis’in ilgisiz olduğu söylenebilir.

150’likler ile ilgili kanun gündeme geldiğinde aftan yararlanamayacak kişilerin içine gayrimüslimlerin konmayacağını öğrenince bazı vekiller çok kızıyorlar.

Zannedersem vekiller pek çok maddeden haberleri olmadığı için bu anlaşmaların gizli yapıldığını düşünüyorlar. Hâlbuki gizli bir madde yok.

Petrol meselesine gelirsek İsmet İnönü bir konuşmasında

-“Biz Musul ile oradaki vatandaşlarımız ve petrolü için ilgileniyoruz” diyor.

Halifelik konusunda ise Mustafa Kemal halifelik kaldırıldıktan sonra komutanların bağlılığından emin olmak için İzmir’de toplantı yapıyor.

Rapor Washington’a 25 Şubat 1924’te ulaşıyor. (Halifeliğin kaldırılacağı bir hafta önceden Amerika tarafından biliniyor.) (9)

...

Sonsöz

Okumuyor, araştırmıyor, sadece bize ezberletilenleri, sunulanları değerlendiriyoruz.

Bunun sonucuda  doğal olarak, “Harmanı yel deliyi -bizleri- el döndürmektedir!”

İsrail devleti aleni olarak nasıl Hristiyan Dünyası tarafından kendi amaç ve çıkarları için kuruldu ise,

Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunları da batı tarafından verilmiş, hatta dikte ettirilmiştir.

Biz meraklısına bir kapı açtık.

Her ne kadar su döküldüğü kabın şeklini alsa da!

...

Yeni başlayacak yazı dizisi;

-Batı Medeniyeti ve Aydınlanma çağı gerçeğinde bir çalıntıdır.

Bunu açıklayan, ispatlayan da doğulu değil Batılı ilim insanlarıdır.

www.canmehmet.com

(1) Kadir Mısıroğlu, “Lozan'da Manevi Kayıplar” 17 Ekim 2009 Cumartesi

(2)” DOĞU SORUNU 1774-1923” Uluslararası İlişkiler Üzerine Bir İnceleme, Matthew Smith Anderson

(3) "Bizim hep inanmamızı istediler (Ma'amin", Gürkan Hacır, sahife, 80

(4)Prof. Dr. Metin Hülagü, Erciyes Üniversitesi Tarih Bölümü. http://www.sabah.com.tr/fotohaber/gundem/lozan-antlasmasinin-gizli-maddeleri-mi-vardi

(5-6) http://www.sabah.com.tr/fotohaber/gundem/lozan-antlasmasinin-gizli-maddeleri-mi-vardi

(7)Yrd. Doç. Dr. Sevtap Demirci (Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü) http://www.sabah.com.tr/fotohaber/gundem/lozan-antlasmasinin-gizli-maddeleri-mi-vardi

(8)http://www.sabah.com.tr/fotohaber/gundem/lozan-antlasmasinin-gizli-maddeleri-mi-vardi

(9)Doç. Dr. Hakan Özoğlu, (Central Florida Üniversitesi Öğretim Üyesi)http://www.sabah.com.tr/fotohaber/gundem/lozan-antlasmasinin-gizli-maddeleri-mi-vardi

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, Vahdettin'in pişmanlığı ve torunlar... Necati Tüfekçi yazısını okumanızı tavsiye ederim...

mehmet binlik 
 25.05.2013 12:27
Cevap :
Değerli Mehmet Binlik, sizin konu ile ilgili bir yorumunuz varsa lütfen onu gönderiniz. Sağlıcakla kalınız.  25.05.2013 13:46
 

Lozan başarı mı hezimet mi sorusunun cevabı nereden bakıldığına göre değişir. Lozan hayallerin gerçekleştiği değil, gerçeklerin yüzümüze vurulduğu bir metin. Bunun sorumlusu da Osmanlı'nın son 200 yılında kim iktidara sahip olmuşsa onlardır, milletin namusunu kurtaran, bize vatan diye üzerinde hürce yaşayabileceğimiz bir toprak parçası bırakanlar değil. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş belgesi olan Lozan'ın da Vahdettin hikayeleri gibi sıkça gündeme getirilip, bir takım anti tezlerin sağlığı tartışmalı kaynaklardan edinilen bilgilerle mutlak hakikatmış gibi sunulmaya çalışılmasının tek nedeni akıl sağlığından şüphe duyduğum fütuhatçılarla hilafetçilerin ve cumhuriyetin vatandaşı olmak ağır gelip şunun bunun tebası olmayı kendine daha uygun bulanların (muhtemelen öyledir), kendilerine bu anlamda en büyük kötülüğü etmiş olan kurucuları itibarsızlaştırma çabası, cumhuriyeti değersizleştirme arayışı. Bunlar zamanında yaşasalardı Ali Kemal veya kuvayi inzibatiye olacaklardı şüphesiz.

Buz Adam 
 23.05.2013 11:15
Cevap :
Değerli 'Buz Adam', Doğruların; çeşitli iddiaların birlikte değerlendirilerek bulunduğunu biliriz. Ancak, ülkemizde bu anlayış ve tartışma kültürü yeterince gelişmemiştir. Bununla beraber devlet; çeşitli nedenlerle elindeki belgeleri kamuoyu ile paylaşmamakta, sansürlemektedir. Sansürlenenler arasında; Kazım Karabekir, Dr, Rıza Nur, Mustafa Kemal Paşa'nın (boşandığı) eşi Latife hanım vb. vardır Özetle, olaya birinci dereceden taraf olanlar susturulmuştur. Ve ortada bir NUTUK vardır. Ancak, NUTUK Atatürk'ün kişisel (siyasi) görüşleridir, taraflıdır. Orada, 1919 ve öncesi yoktur. Örneğin; Tarih kitaplarımıza göre "Vahdettin kaçmıştır." Halbuki Dünyadaki Saygın Tarihçiler sürgün edildiğinde hem fikirdirler. Gerçeğinde, Saltanat 1 Kasım'da kaldırılmış, Vahdettin 17 Kasım'da (Hükümdar değildir.) ülkeden ayrılmak zorunda kalmıştır. Konuya gelirsek, Lozan'da verilenler; 5 ile 8 Ocak 1918'de İngiltere ve ABD'de tarafından kararlaştırılanlardır. Teşekkürler, sağlıcakla kalınız.  23.05.2013 12:48
 

Mustafa Kemal Atatürk'le bir ilgisi olabilir mi acaba???

mehmet binlik 
 20.05.2013 20:22
Cevap :
Değerli Mehmet Binlik, sorunuzu bir web arama motoruna yazdığınızda, ihtimaldir ki, bunun değişik cevaplarını bulacaksınız. Eğer, Öğrenilenleri bizlerle paylaşırsanız, okuyanlarda bu bilgilerden yararlanacaklardır. Sağlıcakla kalınız.  21.05.2013 13:18
 

Hükümet, ‘Türkiye yüzde 8.9’luk büyümeyle AB rekoru kırdı’ diye övünse de, OECD madalyonun öbür yüzünü ortaya çıkardı: İşsizlik, yoksulluk ve gelir adaletsizliğinde de liderliğe oynuyorsunuz. Buda OECD Raporu...

mehmet binlik 
 19.05.2013 15:37
Cevap :
Değerli Mehmet Binlik, Eğer, konu ve Lozan'la ilgili görüşlerinizi yazabilseydiniz, okuyanlar farklı görüşleri de değerlendirirdi. Sağlıcakla kalınız.  20.05.2013 16:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1065
Toplam yorum
: 2681
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1710
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster