Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
230
 

Anlatamamanın hayal kırıklığı

Anlatamamanın hayal kırıklığı
 

Derin bebeğe derin sevgilerimle:)


“Her insan içinde yaşadığı toplumdan sorumludur.”

Bu sorumluluğun yerine getirilmesi “anlatmakla” oluyor.

“Bilmek yetmiyor, hissetmek yetmiyor, sevmek yetmiyor.

Söylemek, anlatmak anlatabilmek gerekiyor!”

***

Bir şiirimi alıyorum buraya:

“ÇARMIHTA

Gece biter

Seher vakti gelir yanaşır

Ben uykusuzumdur hala

Daralttıkça daraltır 

Ağyar sıkıntısı ruhumu

Sanki

Güneşe asılmış  da

Kuruyor yüreğim

Tanrım ne işkence bu

Milattayım İsa'yım

Gerilmişim çarmıha

Yavaş, yavaş ölüyorum

Anlatamıyorum  

Anlatamamanın çaresizliği

Yok ediyor heceleri

Kederler içindeyim

Yatırdım da kendimi

Kucağıma

Baktım yâre bakar gibi

Kızıl karanlık bir mağara

Zor gecelerde gözlerim

Kıvrım, kıvrım beynim

Kim bilir

Ne çok sır saklıyor

Ne çok yüce düşünceyi

Karıştırmış orayı da

Doğmamış sorunlar

Bulandırılıyor durmadan

Gönül suyu

İşte ondandır şu

Sıkıntıdan çatlar halim

Tatlı dil güler yüz derken

Ben

Çınlar kulaklarda

Kalbini parçalayan bir acı söz

Sarsar tüm benliği 

Sarsar tüm sevgiyi

Tek bir çare gelir akla

Güvensizliğe direnmek

İşte bu yüceltir Güveni

(Halil Güven- Mavi kanatlı kuş)

 ***

Evet,

Anlatmak lazım!

Bilene düşen mutlaka anlatmayı da bilmeli!

Bugünlerde hem bireysel hem toplumsal sorunumuz bu; anlatamamak!

Ben en çok bilen insanlardaki şu vurdumduymazlığa üzülüyorum!

Oysaki ne de çok gereksinimimiz var birbirimizi etkilemeye...

“Doğruyu, güzeli, iyiyi, hoşu” bir şekilde ve mutlaka anlatabilmeye...

Eminim ki bu öğrenmeyle ilgili, okulla ilgili...

Aslında bu kişisel ve toplumsal gelişmeyi sağlayan diyalektiğin konusu...

Kendimizde ve toplumumuzdaki diyalektik çalışmayı iyi yönetebilirsek her şey düzelir.

Hem de çok çabuk!

Bunun için “düşünmek, konuşmak, dinlemek ve değerlendirmek” gerekiyor.

Tabii anlayarak, anlamlandırarak ve onları nefsinde yaşamaya çalışarak okumak!

Ben bunu öneriyorum insanlara, öğretmenlere...

İleride “ben öğretmenim” diyebilmenin en belirgin göstergesi bu “anlatabilme” olgusu olacaktır.

Bireysel ve toplumsal gelişmenin temel koşulu budur.

Anlatamamanın yarattığı hayal kırıklığı çok derin oluyor çünkü...

Bir Sümer atasözü şöyle der; "Madem biliyorsun niçin öğretmiyorsun?"

Saygılarımla...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1226
Toplam yorum
: 5009
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 173
Kayıt tarihi
: 04.07.10
 
 

1949 yılında Söke Nalbantlar köyünde doğdum. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümünden mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster