Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
817
 

Arap alfabesine dönüşün temelleri, Osmanlıca ile atılacak

Arap alfabesine dönüşün temelleri, Osmanlıca ile atılacak
 

İnternetten


Şeb-i Arus İstanbul 2014 Programı’nda; Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 2,5 metrelik "elif" hediye edildi. Ömer Tuğrul İnançer de 1928’de yapılan ‘Harf Devrimi’ için, “Bu memlekette inkılap (köpekleştirme) yapılmıştır” ifadesini kullandı. Bu tutum ve davranışlar, Osmanlıcaya yeşil ışık yakmaktır.

Arap alfabesi, Osmanlı İmparatorluğu dâhil, İslam dininin yayıldığı coğrafyada büyük ölçüde benimsenmiş. Türkiye Cumhuriyeti devleti 1928 yılında Latin alfabesiyle yazı sistemine geçmiştir. Sağdan sola yazılan Arap alfabesinde bulunan 28 ünsüzün 22 tanesi Sami alfabesinden geçerken şekil değişikliğine uğrayan sesler olup geri kalan 6 ses Arapçaya özgüdür. (24 Ağustos 2014,Vikipedi)

Osmanlı İmparatorluğu’nda 1299’dan yıkılışına değin Arap alfabesi kullanmış Fakat öğrenilmesinin zorluğu ve Türkçe'nin yapısına uymayan bir biçime sahip olması nedeniyle okuma yazma bilenlerin sayısı, erkeklerde %9’u, kadınlarda %4’ü geçememiştir

1 Kasım 1928 tarihinde Atatürk ve arkadaşlarının çalışmaları sonucunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Latin kökenli Yeni Türk Alfabesi kabul edildi. Halk bir gece de okuma yazma bilmez hâle gelmişti; fakat en geç altı ay içinde yeni alfabenin, eskisinin yerini tamamen alması hedefleniyordu. Yeni harflerin kabulü ile Türk ülkesinde %0'dan başlayan okuryazarlık oranı hızla artmış ve hâlâ artmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nde 2013 yılı itibarı ile okuryazarlık oranı %95.78'dir. Ülke genelinde düzenlenen pek çok kampanya, belediye kurslarının açılması, kırsal kesimde kızların okula gönderme çalışmaları sayesinde bu oran her geçen yıl artmaktadır.

Ne var ki okur yazarlığı yüzde yüzlere yaklaşan ülkeler de var:

Gürcistan 100,Küba  99,9,Estonya 99,8,Litvanya  99,8,Barbados, 99,7,Slovenya, 99, 7, Beyaz Rusya, 99.7Litvanya  99,7,Ukrayna  99,7,Ermenistan 99,7, Kazakistan, 99,6, Tacikistan 99,6,Azerbaycan… Bu ülkeler, Latin ya da Kiril alfabesi kullanmaktadırlar.

Arap alfabesi kullanan ülkelerde okuma yazma bilmeyenlerin oranı, özellikle kadınlarda yüksektir. 

Ülke Adı. Erkek… ..Kadın

Yemen.    57.4…… 91,8

Mısır.     50.2……. 78,1

Arabistan 24.9 ......... 55.3

Irak.       31.4……… 53,3

Türkiye. 13.1……… 40,3

Kaynak: Birleşmiş Milletler İstatistik Bürosu

Tablo'dan, Türkiye'nin, halkı Müslüman ülkeler arasında okuryazarlık oranı açısından en iyisi olduğu görülüyor. Erkeklerde, okuryazar olmayanların oranı %13,1, kadınlarda %40,3. Bu da Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet ve devrimleri sayesinde olmuştur. Arap alfabesi kullanılıyor olsaydık biz de diğer Müslüman ülkeler düzeyinde kalırdık. Unutmayalım ki, Osmanlı zamanında ilk matbaa, keşfedilişinden 300 yıl sonra kullanılmaya başlanmıştı. Biz, ilk matbaayı 300 sene geç getiren bir kuşağın torunları olarak, yine de büyük aşama kaydetmişiz Yeni Türk Alfabesi’yle

Dinî bağnazların karşı olması, ekonomik nedeler, endüstri devriminde gecikmiş olmamız, okuma alışkanlığımızın olmaması matbaanın gelmesini geciktirmiştir. Oysa gelişmiş toplumlara baktığımızda, yüzlerce gazetenin çıktığını ve okunduğunu görüyoruz. Bugün de okuma alışkanlığımız yok. Türkiye’de 7 bin 250 kişiye bir kitap düşüyor. Japonya’da 1000 kişiye, 1000 kitap; iki kişiye bir gazete düşüyor. Bizde 20 kişiye bir gazete düşüyor.

Matbaanın gelmesinin gecikmesinin nedenlerinden biri de kitapları elle yazanların işlerinden olma olasılığının yüksek olmasıydı. Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesinde 35-40 bin cilt yazma, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde 25 375 adet Arap alfabesiyle yazılmış kitap vardır.(sabah) Oysa bugün yılda 480 milyon 258 bin kitap basılıyor; ama yeterli mi, değil. ABD’de, Japonya’da, Almanya’da, Fransa’da gibi ülkelerde bu rakam çok yükseklerde. Japonya’da 4 milyar 200 milyon adet.

Osmanlıda okuryazar erkeklerde %9, kadınlarda %4’ü geçememiştir. Günümüzde de bu alfabeyi kullanan ülkelerde okuryazarlık oranı, % 40-50’lerdedir.Arapça, bilim ve teknoloji dili değildir. Çoğunlukla Arap alfabeyi kullanan 57 İslam ülkesinde 230, ABD ‘de 4 000,Japonya ’da 5000 bilim adamı var. Bu 57 İslam ülkesinin ekonomisi bir Almanya etmiyor, o da ayrı konu. Ben, ekonomist olmadığım için bu ülkelerin ekonomik yönden değerlendirmesini, ekonomistlere bırakıyorum.

İbrahim Müteferrika. 1745 İstanbul) Macar asıllı Osmanlı müteferrika, matbaacı, yayımcı,  yazar ve çevirmen. Osmanlı devletinde basımevi kurup Türkçe kitap yayımlayan ilk kişidir.

1. Okumak, çocukların kültürel gelişimlerini tamamlamaları ve bilgi çağını yakalamaları için hava gibi, su gibi, yemek gibi günlük hayatlarının bir parçası olmalıdır.

2. Türk çocukları kitap okuma konusunda çoğu Afrika Ülkelerinin gerisinde kalmış durumdadır. Japonya’da toplumun % 14 ü, Amerika’da % 12 si, İngiltere’de ve Fransa’da %21i düzenli kitap okurken Türkiye ‘de yalnız 10.000 kişide 1 kişi düzenli kitap okuyor.

3. Nüfusu 7 milyon olan Azerbaycan’da kitaplar ortalama 100 bin tirajla basılırken,73   milyon nüfuslu Türkiye’de bu rakam 2-3 bin civarında kalıyor.

4. Türkiye’de 1 kişinin kitap okumaya ayırdığı zamanın; bir Norveçli 300, Amerikalı 210, İngiliz ve Japon 87 katını ayırıyor dünya. Ortalaması da Türklerin ayırdığı zamandan 3 kat fazla.

5. Dünya’da ki en iyi 500 üniversite sıralamasında Türkiye ‘de ki üniversiteler yine en son sıralarda yer almaktadır.

6. Kitap için Norveçli 137, Alman 122, Belçika ve Avusturyalı 100 dolar, Güney Koreli 39 dolar ayırıyor. Dünya ortalaması 1,3 dolar iken, Türkiye’de bir kişi kitabı yılda ancak 0,45 dolar harcıyor.

7. ABD ‘ de yılda 72 bin adet konusu farklı kitap basılırken (72 bin farklı model gibi), Rusya’da 58 bin. Japonya’da 27 bin, Türkiye’de ise 7 bin kitap basılıyor.

8. İngiltere’de ortalama bir gazete olan günlük The Sun gazetesi Türkiye’deki gazetelerin toplam tirajı kadar satıyor.

9.Dünyada çocuklara özel günlerde kitap hediye edilmesi sıralamasında Türkiye 180 ülke içerisinde 140. Sırada yer almaktadır.

10 Türkiye’deki kahvehane ve kütüphane sayılarının kıyaslaması şöyledir; Kütüphane sayısı: 1.412-Kahvehane sayısı: 570.000-Buna göre 49.000 kişiye bir kütüphane düşerken, 122 kişiye bir kahvehane düşmektedir.

11. Japonya’nın %14 ü sürekli kitap okumaktadır. ABD nin %12 si, Almanya’nın %11 i, İngiltere’nin %11 i, Türkiye’nin %0.01 i kitap okumaktadır.

12. Türk halkı kitap okumaya yılda yalnızca 6 saat ayırıyor. Türkiye kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkesinin gerisinde kalmış durumda.

13. Dünya kitap okuma ortalaması Türkiye nin kitap okuma ortalamasından 3 kat fazla

14. Türkiye’de 100 kişiden sadece 4 kişi kitap okuyor.

15. Japonya’da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye’de sadece 23 milyon kitap basılıyor.

16. Türkiye, Birleşmiş milletler insani gelişim raporunda Malezya, Libya ve Nijerya gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. Sıradadır.

17. Japonya’da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa’da 7, Türkiye’de ise yılda 12 bin 89 kişiye bir kitap düşüyor.

18. Dünyada yetişkinlerin okuma oranının araştırılması yeni bir bilim dalı olarak kabul edilmesi kararlaştırıldı.

19. Dünyada çocukların okuma oranının araştırılması yeni bir bilim dalı olarak kabul edilmesi kararlaştırıldı.

20. Çocuklara kitap hediye edildiği zaman çocukların okuma becerisi gelişir, okumak alışkanlığa dönüşür ve beraberinde alışkanlık sorumluluğu geliştirir bilinç gelişmesi başlar. Kapasite gelişimi fiziksel gelişim gibidir. Kapasite farkındalığı yaratır sonra düşünce üretimi başlar. Üretilen her yararlı düşünce topluma doktor, öğretmen, bilim insanı vs.. olarak geri döner.

Sonuç

Osmanlıcanın zorunlu olması, Arap alfabesine dönüştür. Böyle bir karar, 4+4+4’le Anadolu ve Fen Liseleri’ne gidemeyen öğrencilerin tümü İmam Hatip Liseleri’ne yönlendirilerek “dindar toplum” yetiştirmenin kapıları açılmıştır. Osmanlıcanın liselerde zorunlu ders olması ve tüm liselere yaygınlaştırılmasıyla eğitimin niteliğinde yükselme değil, geriye gidiş kaçınılmaz olacak. Osmanlıcayı taşıyamayacak olan eğitimciler, öğretmenler, öğrenciler, veliler bu yükün altında ezilecektir. Türkiye, PISA sınavlarında 65 ülke arasındaki 45.sıradaki yerini de koruyamayacak; daha da gerilere düşecektir.

Osmanlıcayı, Osmanlı hayranlarına bırakın. Gençlerimizin geleceğini, kişisel hırs ve isteklerinizle karartmayın. Bilişim çağının yolu; ölü, yapay dil olan Osmanlıcadan geçmiyor.

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bunlar çok önemli yazılar. Ama adamların kafası Osmanlıca'dan; Arapça'dan başkasına çalışmıyor. Onu kutsal yazı olarak görüyorlar. Arapların, batı kitaplarını, yazılarını okumakta anlamakta ne kadar zorluk çektiğini bir bilseler..! Teşekkürler Hüseyin Başdoğan.

Erdal Ceyhan 
 17.12.2014 19:05
Cevap :
Arapça,biat toplumu yetiştirmeye uygun bir dil.Gençlerin beyinlerini,hurafelerle doldurmaya da uygun bir dil.Kaderci bir toplum yetiştirmek için de uygun bu dil.İktidar,düşünen,araştıran bir toplum da istemiyor;boş düşüncelerle gençliğin kafası doldurulsun ki iktidarlarını sürdürsünler.Doğru diyorsun,bu dile bir de kutsallık yüklediler Erdal kardeşim.Selam ve sevgilerimle.  18.12.2014 16:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 355
Toplam yorum
: 1244
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2350
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster