Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '07

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
2014
 

Arılarla beraber yok mu oluyoruz?

Arılarla beraber yok mu oluyoruz?
 

Alman bilim adamı Albert Einstein, "Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz" demişti.

Bu haberi biraz önce Milliyet'te okudum. İnanılmaz ama kendimce düşündüğüm bir tez kendi kendine gerçek oluyor.

Bal, tek başına insanı hayatta tutabilecek ender besinlerden biri. O kadar fazla besin değeri varki başka hiçbirşeye ihtiyacınız olmadan bu mucizevi besinle hayatta istediğiniz kadar kalabilirsiniz. Hatta bal ile, beslendiğimiz kadar, akıl almayacak kadar çok noktada sağlıklı ve bakımlı da kalabiliyoruz. Saçlarda, yüzde, vücutta heryerde mucizesini insan oğlunun hizmetine sunabiliyor. Ve sadece bizim de değil hayvanlar ve bitki alemi için de bir o kadar değerli bir besin ve yaşam hammaddesi bal..

Arılar neden yok oluyor ki?. 2005 yılından beri bu yok oluş inanılmaz bir boyutta kendini göstermeye başlamıştı. Yok oluyorlar. Arılar yok oluyor. Yani bizde mi sonun başlangıcındayız?.. Arılar gitti sonumuz geldi mi?.. Einstein ya haklıysa..

Aslında uzun zamandır bir çok alanda hayatın yok olduğunu okuyor ve takip ediyorum. Foklar, deniz kaplumbağaları, kutup ayıları, azalan yunuslar, erken açıp ölen çiçekler bitkiler.. Bunun küresel ısınma ile ilgili olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Anlamı?.. Yok olmanın dayanılmaz hafifliği!.. Birşeyler anlatıyor doğa bize ama pekte umursadığımız söylenemez..

İşin bir de öteki yanı var. Bilenler bilir. Marduk'u okuduğumda dikkatimi Maya'lar çekmişti. Maya takvimine göre her 3000 küsur yılda bir dünya üzerinde yeni bir çağ başlıyormuş. Ve ne ilginçtir ki Einstein'ın uyarısı ile yeni çağın başlangıcı aynı zamanlara denk geliyor aşağı yukarı. Aslında Maya'lar net bir tarih bile vermişler.

23/12/2012

Kimine göre altın çağın başlangıcı. Kimine göre Kıyamet. Gerçi ezoterik yorumlar kıyameti "kıyam etmek" yani "ayağa kalkmak, dirilmek, anlamak, farkına varmak "anlamında kullanıyorlar ama ben bu sefer ciddi düşünmeye başlıyorum.. Ergun Candan bu konuda çok iddialı. Yeniden başlayacak tüm düşünsel sistemimiz diyor özetle..

Doğa, çevre, hayat yok oluyor.. Elimizden avuçlarımızdan kayıp gidiyor. Seyretmek hoşumuza gidiyor. Herşeyi kocaman bir perdeden film seyreder gibi izlemeye devam ediyoruz. Bilinçlerimiz anlık seyredişlerde kayboluyor. İzlemeye devam ediyoruz ellerimizdekilerin yok oluşlarını.

Arılar sadece bu işten kazanç sağlayanlara değil doğal dengeye de kocaman bir darbe vuruyorlar. Belki de sonun başlangıcını bizlere hatırlatmak için kocaman bir fedakarlık yapıyorlar. Hemde hayatları ile..

Bizlerin nice fedakarlıkları küçümseyişi hepimizin yaşam tarzı olmaya başladı. Kimbilir yok olmayı hak ediyoruz belki de..

Sevgiyle kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her akşam tek tek haberleri geliyor. Birçok nedene bağlı olduğu söyleniyor,Hormonlu gıdalar,ilaçlamalar vb. Ama işin olumsuz yanı arılar nereye kayboluyor Kimse bilmiyor,dün haberlerde ( Atv) Dünyadaki arıların yarısı kayboldu haberi vardı. Nasıl kayboldu? Tahmin edilen en belirgin düşünce, hormonlu yetiştirmeden kaynaklı olduğu ve yön duygularını kaybettikleri.. Hızla bir küresel ısınma sorunu..Artık sanki yapacak bir şey yok çaresiz ve umursamaz oluyor insanlar, ya da hiç bilmemek adına çok ta ilgilenmiyorlar Psikolojik olarak bir nevi kaçış sanki. Neler oluyor? gerçekten merak ediyorum Bu dünyanın sonu diye komplo teorileri de çoğalacak insanlar dikkatli olmalı.Bir çok yabancı organizasyon var ve ülkemize geliyorlar . Kullanabilirler İnanç sömürüsü yaşanabilir Sizin okuduklarınızı ve ilgilendiklerinizi bende yıllardır okuyorum Neler olduğunu sadece anlamaya çalışıyorum arılar yok olursa insan 4 yıl yaşar??? Ve arıların yarısı yok ? ve ilginç teori 2012 5 yıl var :) sevgiyle..

Yasemin GÜNER 
 09.04.2007 1:43
Cevap :
Hassasiyetiniz ve değerli yorumunuz için teşekkür ederim.  09.04.2007 14:15
 

10-15 yıl öncesinin korku filmlerini anımsadım. "arıların intikamı, dev karıncalar" gibi filmlerin senaryosu gibi arıların yokolması da. çok korkutucu. umarım küresel ısınmanın etkilerini azaltacak önlemleri alması gereken başta ABD olmak üzere tüm gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler sera gazı etkisi yapan kimyasalların kullanımını kısıtlayıcı tedbirler alırlar. ve almazlarsa zaten aya taşınacak halleri yok. hepimiz aynı gemideyiz. teşekkürler bu konuyu ele aldığınız için. selamlar.

Başak ALTIN 
 03.04.2007 8:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 950
Kayıt tarihi
: 07.01.07
 
 

Hayatı her sorguladığımda karşıma çıkan sonuçlara analitik yaklaşımlar sergilemeye devam ediyorum el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster