Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '11

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
257
 

Avrupa'nın Domino Taşları

Uzunca bir süre yerel gündeme odaklandım. Halbuki ülkemizin ve dünyanın gündeminde çok önemli gelişmeler yaşanıyor.

Günümüz dünyasında olayları birbirinden bağımsız olarak düşünmek ve değerlendirmek mümkün değil. Dünyanın herhangi bir yerinde bir olay yaşanıyorsa bunun etkilerini mutlaka hissediyoruz. Üstelik bu sefer yaşanan gelişmeler dünyada değil, burnumuzun dibinde, hani girmek için kapısında nöbet tuttuğumuz, bizi de aralarına almaları için yalvardığımız Avrupa Birliğinde gerçekleşiyor. Burunlarından kıl aldırmayan, bizi kapılarında bekletirken adadaki bölünmüşlüğü dikkate almadan Kıbrıs Rum Yönetimini adanın tek hakimi olarak kabul edip, bize rağmen ve adeta bize inat aralarına alarak adeta bir kibir gösterisine giren AB ülkeleri şimdi panik içinde safralarından kurtulmanın hesaplarını yapıyorlar.

Önce Yunanistan battı. Battı, çünkü boyundan büyük işlere girdi. İngiltere bile AB üyesi olarak Euro Para Birliğine girmezken Yunanistan kendi ulusal para birimi olan Drahmiyi terk edip Avrupa Para Birliğine girdiler. Yani daha açık bir ifadeyle, boylarından büyük bir işe kalkıştılar. Mahallenin fakir genci zengin arkadaşlarına özendi, onlar gibi davranıp onlar gibi yaşamak istedi. Onlar gibi üretemediği halde onlar gibi harcamaya kalkınca da battı.

Yunanistan eğer kendi para birimi olan Drahmiden vazgeçmeseydi zaten bu durumlara düşmezdi, düşse bile manevra yapabileceği çeşitli alternatif çıkış yolları bulabilirdi. Halbuki şimdi geleceğini de beklentilerini de büyük ağabeylerin insaflarına terk etmiş bir şekilde bekliyor. Üstelik son yıllarda Yunan halkı hak etmediği bir bolluk içinde yaşamaya ve tüketmeye alışmıştı, yeni durumu ve kemer sıkma politikalarını kolaylıkla kabullenebileceği kuşkuludur. Bu işin sonu pek sık darbeler yaşandığı halde demokrasinin beşiği diye göklere çıkarılan komşuda yeni bir rejim ve demokrasi sorunu bile getirebilir.

Yunanistan'ı, Portekiz'i ve diğerlerini anlayabiliyorum da, doğrusu İtalya'nın bu krizde batmaya aday ülkeler arasında gösterilmesini yadırgadım. Çünkü İtalya Yunanistan'dan farklı olarak gelişmiş bir sanayiye ve üretim geleneğine sahiptir.

Bu ülkede hem sanayi, hem tarım, hem ticaret ve hem de turizm için potansiyel vardır ve bu potansiyeli kullanmakta da oldukça deneyimlidirler. İtalya'nın böyle bir krize aday gösterilmesini ancak diğer ülkelerden, özellikle de finans sektöründe sıkıntılar yaşayan ülkelerden olumsuz etkilenmesi olarak açıklayabiliriz.

İtalyan halkı çalışkandır. Akdeniz insanının romantizmi onlarda fazlasıyla olmasına rağmen çalışma disiplinleri de üst düzeydedir. Vaktiyle birlikte çalıştığım İtalyan arkadaşlarımda bu özellikleri fazlasıyla gözlemledim.

Başta otomotiv ve ilaç sektörü olmak üzere gelişmiş bir sanayisi vardır. Ülkemizde üretilen otomobillerin bile önemli bir bölümü İtalyan markasıdır.

İtalya bir tatil ve turizm ülkesidir. Doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi ve kültürel zenginlikleri dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler çekmektedir. Üstelik turizm pazarlamasında belli bir deneyimi ve başarısı da vardır.

AB ülkeleri içinde tarımsal üretim açısından belki de en verimli ve üretken ülkedir. Yani bizim Söke için söylenen “dağlarından yağ, ovasından bal...” benzetmesi aslında bu ülkeye tam uygun bir benzetmedir.

İşte bütün bunları düşündüğümüzde İtalya'nın krize aday bir ülke olarak karşımıza çıkmasını ilk başlarda yadırgadım. Eksik olan nedir diye düşündüğümde de aklıma sadece bankacılık sektörü geldi. İtalya'nın finans sektöründe çok güçlü aktörleri olduğunu düşünmüyorum. Kendi finans kuruluşları kendi ekonomik büyüklüklerine uygun ölçekte bir gelişmişliğe ulaşamadıkları için de bu ülke ekonomisi daha kırılgan bir özellik gösteriyor.

Son yıllarda bizim finans sektörümüzde de yabancıların payı oldukça arttı. Umarım bu artış sağlıklı bir çizgiyi aşmaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster