Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1207
 

Bir kasabada sinemacı olmak-2

Bir kasabada sinemacı olmak-2
 

Sinema izleyicisi pek bilmez fakat makina dairesi önemli bir yerdir. Ya da eskiden öyleydi. Örneğin çift film oynatılıyorsa şanzıman geçmek önemli bir olaydı ve her sinema makinistinin yapabileceği bir iş değildi. Bir filme ara vermeden devam ettirmek anlamına gelen şanzıman geçme için makinistin çok seri bir şekilde ilk bölüm bitmeden ve seyirci bu geçişi anlamadan diğer bölümü makinaya takıp devam ettirmesi gerekirdi. Böylece iki filmin oynatıldığı bir seansda sadece iki film arasında ara verilmiş olurdu. Tabii ki bizim hızlı makinistimiz olan babam sayesinde bizim bayağı ara verdiğimiz olurdu. En büyük fobimiz yanan bir film karesi ile ara vermekti. Doğrusu böyle anlarda seyirci tam anlamıyla yaşamlarından bir kesit koparılmışçasına deliye dönerdi fakat babamın deliye dönmesi baskın çıkar ve izleyici filmin devamını beklemeye koyulurdu. Babam kopan filmi onardığında makina dairesinin kapısına çıkar; "Arkadaşlar, biliyorsunuz makinist bulamıyoruz, ben sizin film izlemeniz için elimden geleni yapıyorum. Böyle bağırıp çağırırsanız vallahi bırakırım şu lanet işi" diyerek bir sonraki kopma için önceden önlem alırdı. İzleyicide bu büyülü dünyayı kaybetmemek adına alkışlarla babamı teşvik ederdi.

Filmlerin bu denli neden koptuğuna gelince; maalesef o dönem aynı kopya bütün büyük kentleri gezdikten sonra bizim gibi küçük kasabalara gelir ve dolayısı ile bize gelinceye kadar filmin kenar kesimlerinde bayağı kırıklar meydana gelirdi. Elimize küçük bir makas alarak bir makaradan diğerine geçirdiğimiz filmin kenarlarını bir elimizle kontrol edip makina makaralarından geçecek şekilde onarırdık, tabii ki elllerimizde de bayağı film kesikleri olurdu.

O dönemin sinema makinalarında iki çubuk kömürle ışık sağlanırdı. Makinanın içinde karşılıklı kızakların üzerine monte edilen kömürler bir birine yaklaştırıldığında muazzam bir ışık ortaya çıkardı. Bu kömürlerin çok pahallı olması az izleyicinin bilet aldığı günlerde matinenin iptal edilmesini sağlardı. Hatta bir matinenin iptal nedenini anlatırken bir vatandaşa; "Kömür çok pahallı" dediğimizde "kardeşim siz sinemada odun yakmıyor musunuz? " diye sorarak, biz kömür pahallı dedikçe neyin anlaşıldığını da netleştirmiş oluyordu. Devamı gelecek yazımızda diyelim. Saygılarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Devam edin. Gerçekten zevk aldığım bir seri oldu. Saygılarımla.

Eşit Ağırlık 
 11.05.2007 16:17
Cevap :
Harun bey, Bir seri yazı tutturmuş gidiyorken ve acaba birileri gerçekten zevk alarak okuyor mu diye düşünürken yorumunuz beni ziyedesi ile mutlu etti, teşekkürler. Esen kalın...  11.05.2007 20:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 250
Toplam yorum
: 260
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 898
Kayıt tarihi
: 06.10.06
 
 

İ.Ü Edebiyat Fak. Coğrafya bölümü mezunuyum. Lise, üniversite ve  öğretmenliğim boyunca yaşamı şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster