Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
170
 

Bir Türk yıldızının ardından - "Kahramanlar geçidi"

Bir Türk yıldızının ardından - "Kahramanlar geçidi"
 

Yıl 1518, Cezayir Tlemsan... Baba oruç etrafındaki bir avuç leventle İspanyol askerleriyle ümitsiz bir vuruşmaya girmişti. Yerli halkın ihanetine uğrayıp aslanlar gibi savundukları kaleyi terketmek zorunda kalan Oruç Reis ve yanındakiler çarpışa çarpışa bir ırmak kenarına kadar gelmişlerdi. Oruç Reis'le birkaç kişi tam köprüyü geçip İspanyolların elşinden kurtuluyordu ki geride kalan leventlerden biri acı acı haykırdı:

- Reis baba, bizi burda koyup da nerelere gidersin?

Oruç Reis bu feryatı duyunca bir an duraladı. Yoldaşlarının omuzlarına sarılmasına rağmen geri döndü:

- Yettim leventlerim!

diye haykırdı. 

- Geliyorum, dayanın biraz...

Bu Oruç Reis'in son kahramanlığıydı. Neden sonra imdadına yetişen kardeşi Hızır Reis onu kanlar içinde leventleriyle koyun koyuna yerde yatar buldu. Şehit olana kadar hiç bir kulun önünde eğilmeyen başı İspanyol kralına götürülmek üzere gövdesinden ayrılmıştı. Hızır Reis bu acıklı manzarayı görünce dizleri üzerine çöküp yumruklarını sıkarak :

- Bütün Frengistanı kılıçtan geçirsem karındaşımnın öcünü aldım sayılmaz... diye inlediği söylenir.

..............................    ..............................

1594 yılının Eylül ayıydı. Veziri Azam Sinan Paşa'nın Eflak seferi çok sancılı geçiyordu. Rusçuk'a doğru çekilen ordunun gerisini tutmakta olan akıncı tümeni çok büyük zayiatlar vermişti. Ancak onların canları pahasına verdiği bu mücadele olmasa Osmanlı Ordusu'nun mahvolması işten bile değildi. 

Tuna'nın iki yakasını birbirine bağlayan tahta köprüye gelindiğinde akıncı tümeni hemen mevzilenerek ordunun karşıya geçişini korumaya başladı.  Ancak düşman saldırısı o kadar şiddetliydi ki akıncılar yerlerinden kımıldayamadı. Özellikle Eflak topçusunu geride tutup, ordunun eksiksiz karşıya geçmesini sağladılar. Ancak sıra kendilerine gelince düşman topçusu kıyıya kadar sokuldu. Koskoca akıncı tümeninin doluştuğu ahşap köprüyü gülle yağmuruna tutttular. Çok kısa bir sürede  köprü yanıp çökmeye ve üzerindeki binlerce akıncı Tuna'nın azgın sularına gömülmeye başladı. Sağ kalan akıncılar başka çare kalmadığını görünce hiç çekinmeden yalınkılıç Eflak sürülerinin üzerine atıldılar.Bu son derece ümitsiz bir vuruşmaydı ve sonucu başından belliydi.

Tuna köprü savaşı akıncı ocağına çok büyük bir darbe vurdu. Bir daha asla bellerini doğrultamadılar.

..................................   ............................................

1915 yılının Çanakkalesi. Kara savaşları bütün hızıyla devam etmekte. Arıburnu cephesini savunmakta olan 57.Alay gemilerden başlayıp, karada süregelen kahredici bir bombardımandan sonra şiddetli bir tsunami gibi sahilden kopup gelen düşman saldırısı karşısında kaçarcasına tepelere doğru gerilemekte. Durum o kadar vahim ki tepelerin kaybı halinde Çanakkale'de herşey bitecek..

Durumu yakından takip etmekte olan 19.Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal geri çekilmekte olan bu askerleri gördüğünde:

- Durun ! diye bağırır.

- Nereye kaçıyorsunuz?

Askerler ağlamaklıdır:

- Kumandanım, durum çok kötü. Bizim de cephanemiz bitti. Mahvolduk!

Mustafa Kemal mavi gözlerini askerlere dikerek:

- Cephaneniz yoksa süngünüzde mi yok? diye bağırdı,  Derhal süngü tak, siper al!

İşte bu savaşın kader anıdır. 57.Alay siperlere yatınca ileriden bir sel gibi gelen Anzaklar da siper alır. Derken 19.Tümenin geri kalan birlikleri de yetişir ve müthiş bir süngü hucümuyla düşmanı denize kadar sürerler..

................................    ..............................

Mart 2012.. Dünyaca ünlü türk Yıldızları jet akrobası takımının üyelerinden biri olan Yüzbaşı Ümit Özer F-15 tipi uçağıyla bir eğitim uçuşu sırasında arızalanarak düştü. Boş bir fabrika arsasına çakıldıktan sonra parçalanan uçağın kokpitiyle kule arasında şöyle bir konuşma geçmişti:

Kule : Uçağı hemen terket ! Atla!

Pilot : Yapamam. Uçağı kurtarmayı deneyeceğim. Bunu yapabilirim. Bu uçakta yetim hakkı var!

Yüzbaşı Özer uçağını kurtaramadı ama tarihimizi taçlandıran o kahramanların arasına çoktan karıştı bile...

Kimbilir geleceğin tarihleri böyle nice hikayeler yazacak...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu benim kendi yazıma ikinci yorum yazışım.Milliyet blogda gezinirken Ömer Hayyam'ın zom bir anında yazmış olduğu seçme saçmaların 3 yıl içinde 19500 küsür defa (ayda 550 ) okunduğunu gördüm. Bizim özene bezene yazdığımız kahramanlık hikayeleri ise 3 ayda 82 defa (ayda 25 )okunmuş. Demek ki artık pespayelik geçer akçe oldu kahramanlık falan filan değil!

mustafa semih arıcı 
 28.05.2012 22:06
 

Kim bilir? Şehitlerimizin ruhları şad, mekanı cennet olsun. Hatıralarının önünde saygı ve özlemle eğiliyoruz.

Ayrıntıda gezinmek 
 18.03.2012 19:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 336
Toplam yorum
: 167
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 416
Kayıt tarihi
: 19.02.11
 
 

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Teknoloji Yönetimi dalında mast..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster