Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
501
 

Biz Futbol bilmiyoruz…

Biz Futbol bilmiyoruz…
 

Futbolu bilmiyorsan, ezilirsin...


Nedenmiş o? “İşte çıkıp 11 tane adam, orta yerde haldır haldır koşup duruyor ya… Futbol başka nerde, nasıl oynanır? “

Bilen bir adam bu yargıya güler… Güler de yerlere yatar. Çünkü, bir topu ortaya atıp , onun peşinden ha babam, de babam koşturmanın bir anlamı yoktur. O futbol değil, olsa olsa “Mahalle Maçı”dır… İşte , herkesin şimdi yapay çim sahalarda boş zamanlarını doldurmak için yaptığı bir şeydir… Bu futbol değildir… Eğlenceliktir…

Hayatta bale ve balerinler vardır; bir de Nesrin Topkapı’nın sanatı vardır. Her ikisi de danstır ama farklıdır… Farkını ise ancak bu işte profesyonel olan insanlar anlar… Müzikte bir Fazıl Say olayı vardır; onu bütün dünya anlamıştır; takdir etmiştir; bizim vatandaşlarımız hala “Kibariye” ile avunmaktadırlar… Diyebilirsiniz ki , bunlar ayrı olaylar… Evet, ben de diyorum ki, iki ayrı dünyada yaşıyoruz : 1. Kendi dünyamız; 2. Dünyanın dünyası… Ne demek bu anlayan anlar…

Futbol her şeyden önce ciddiyet ister ve bilimsel bilgi ve çalışma ister. Çünkü artık, futbol da bir inceleme konusudur ve incelenmeye araştırılmaya değer….

Kendi nitelik ve ölçütlerini ancak kendi çöplüğünde geçerli sanabilirsin. Ve orada geçerlidir. Benim futbolum, anlayışım her yerde geçerlidir; Bütün dünyada geçerlidir dersen, çıktığı ilk maçlarda pabucunu eline verirler… Ancak bir takım adı sanı duyulmamış takımlara karşı bazen, rastgele galip gelebilirsin; ama bir ekol  oluşturmuş Almanya, İspanya, İngiltere gibi takımlar sana bir güzel ders verip giderler…

Bu yalnız futbolda böyle değil; kalite; nitelik isteyen her şeyde böyle… Bir kendi ölçütlerin vardır. Bunlar genellikle, kendinin oluşturduğu “Alaturka” ölçütlerdir… Bir de, dünyanın zamanla oluşturduğu ölçütler, standartlar, anlayışlar vardır. Sen, olmaz ben kendi önümden yerim, her şeyi kendi bildiğim gibi yaparım, dersen… Sonunda seni ikna etmeyi bırakırlar… Eh… Sen bilirsin derler… Dünya ölçülerine, ölçütlerine; dünyanın vardığı yere varmak istiyorsan, onların nereden geçtiklerine dikkat etmelisin; bunları bilmelisin, uygulamalısın…
Bu da geniş ölçüde “EĞİTİM” meselesidir…

Futbolda öyle, yüzme de ; atletizm de… Onlar ne yapıyor ? Ne gibi eğitimlerden geçiyorlar; sonuca varmak için izledikleri süreçler neler?

Buna , Bilimde “Karşılaştırmalı Yöntem” diyoruz… Bütün dünyanın ve özellikle  bu konularda ileri  gitmiş ülkelerin izledikleri, yollara, yöntemlere bakacaksın, onları belleyeceksin ve uygulayacaksın… Tabii bunun için her şeyden önce “Eğitici”lerin istenilen nitelikte olacaktır… Yoksa, kim, kime ne öğretiyor?  Biraz zor… “Ben bildiğim gibi yaparım..” dersen … İşte, ala ala hey… gidersin… Sonra Yüzme’de, Atletizm’de en sonlarda nal toplarsın… Bunlar ki, sporların şahıdır…

Sporda alt yapı şarttır: Yüzme’de derece yapmak istiyorsan; her mahallede, her köyde, her okulda birer “Yüzme Havuzu-Pisin”yapacaksın… Böyle yaparsan insanlarını hem temiz, hem balık gibi atletik, hem yakışıklı, hem de mutlu insanlar haline getirirsin. Unutma, “YÜZME” insana en çok mutluluk veren spordur… Başarının gerisi de eğitimdir. Ama, iyi eğitim, bilimsel eğitim… Halkının %90’ı yüzme bilmiyor mu? Öğret onlara yüzmeyi… Sana dua etsinler..

İnsanlarının atletizm’de başarılı olmasını istiyorsan, her yere nizami “Atletizm Sahaları” yapacaksın … Gençler, insanlar, koşsunlar, atlasınlar, atsınlar… Atletizm yapsınlar. Atletizm bütün sporların şahıdır. Fenerbahçe’nin bugünkü Teknik Direktörü, Aykut… futbolcu olarak da son derece başarılıydı… Neden? Çünkü o, komple atletti… Bir gol attığı zaman, kalenin önünde üç tane parende atardı…Herkes hayretle seyrederdi… Onun eskiden bir atlet olduğunu bilmezlerdi… Böyle bilinçli bir sporcuydu…

Her spor alanı böyledir. Önce fiziki imkanlar olacak; ondan sonra çok iyi yetiştiriciler; Eğitimciler… Eğitimciler yoksa, yoksun… Bunu bil…

Hadi bakalım şimdi sahaya; bazı şeyleri bilerek izleyin… Şu  DAN DUN futbolundan da vazgeçin… Şunlara biraz futbol öğretin. Futbol ayakkabısı giymekle; futbol fanilası takmakla futbolcu olunmuyor… Senin eğiticin kim, söyle, senin nasıl futbolcu olduğunu söyleyeyim… İşte o kadar…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 784
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster