Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '14

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
766
 

Blog yazarlarının Kırmızı çizgileri

Blog yazarlarının Kırmızı çizgileri
 

Herkesin kendine göre kırmızı çizgileri vardır.


Herkesin kendine göre kırmızı çizgileri vardır. Onları korur, onlara özen gösterir. 

O kırmızı çizgilerin aşılması halinde tatsız, kendine yakışmayan, başkalarını incitecek, yanlış anlaşılabilecek şeyler olacağını düşünür ve özen gösterir.

Birilerinin bam tellerine basacağını ve gelen tepkilere güçlü karşılıklar veremeyeceğini düşünür.

El âlemin, patronun, dindarların ya da dinden uzak duranların, devletin nasıl karşılayacağını, düşüncelerinin çoluk çocuk üzerinde ne etki yapacağını düşünür.

Çevresinde zor kullanan mafya tarzı yapılanmalar, örgütler varsa onlarla papaz olmamayı düşünür.

Bazen özel bir kişinin, bir sevgilinin, bir büyüğün ya da bir evladın nasıl etkileneceğini düşünür.

Sözlerinin, eylemlerinin yanlış yerlere çekilip, yanlış bedellerle yüz yüze geleceğini ve bütün bunlara değmeyeceğini düşünür.

Kimi zaman kendisinin uçuk, kaçık fikirleri vardır ve gerçekten sorun olacak şeylerdir dile getirmez; bazen de karşısındaki insanların fikirleri uçuk kaçıktır dokunup harekete geçirmek istemez.

Bu yargıların bir kısmı ya da tamamı yanlış bile olsa kişi, kendi kırmızı çizgilerine dikkat eder.

Tabii bir de “ne olur, ne olmaz” hesapları da vardır.

Küçük de olsa risk almak istemez. “Sinek küçüktür ama mide bulandırır” tabirini  fazlasıyla ciddiye alır.

“Bana ne, ben mi düzelteceğim” der. “Şimdi bunlara elimi verirsem kolumu kaptırırım” diye çekinir.

Konuşmaz, yapmaz; konuşmaya, yapmaya yanaşmaz.

Yanlış anlaşılabilecek şeyleri dillendirmeye yanaşmaz, toplum kesimlerinin hassasiyetleri olan konuları dillendirmeye yanaşmaz, her anlamda tabulara dokunmaya yanaşmaz.

Yanaşamaz.

Çok iyi bilir ki karşıda kendisini anlayacak, anlamaya çalışacak her on kişiye karşılık anlamayacak, anlamaya çalışmayacak yüz kişi, bin kişi olacak.

Çok iyi bilir ki o ana kadar sesi çıkmayan insanlar bir anda deliler gibi gümbür gümbür bağırmaya başlayacak.

Kimi şeyler sözden çıkıp kendisine karşı eylemlere dönüşecek. Bazen çok vahim sonuçlar doğuracak.

En güvendiği arkadaşı sitem edecek. En yakınındaki insanlar, mesela annesi, babası, kardeşim kendisine sırtını dönecek. Söylenip her gün onu huzursuz edecek.

Susar, sessizliğini koruruz.

Konular kırmızı çizgilere değince ya da o çizgilerin ötesine taşınca hastanelerdeki sus işareti yapan hemşire resmi hemen karşısında beliriverir.

İşin ilginç ve renkli yanı ise bu kırmızı çizgilerin kişiden kişiye oldukça farklı yerlerde duruyor olmalarıdır.

Yani birisinin kırmızı çizgileri ötekinin otoyoludur. 

Birinin konuşmadığı, yazmadığı kırmızı çizgilerin ötesinde bıraktığı şey, ötekinin ana konusudur, en büyük derdi ya da başlıca sevincidir.

Birini sıkıntıya sokacak o konu ötekine kanat olur uçurtur. Birinin çevresinde küfür ve baskıyla karşılanacak sözler ötekinin bulunduğu yerde alkışlarla sürekli  olarak ödüllendirilir.

Elbette farklı yerlerde duruyor olmalarına rağmen aynı kırmızı çizgileri paylaşan insanlar da az değildir.

Yani bu noktada şöyle bir değerlendirme de yapabiliriz.

Kimi kırmızı çizgiler kim ve nerede duruyor olur olsunlar bütün insanların kırmızı çizgileridir.

Kimi kırmızı çizgiler de ekvator çizgisinin ötesinde yeşildirler.

O tarafın kırmızıları bu tarafta yeşil, bu tarafın kırmızıları da o tarafta yeşildir.

İnsanlar fikirleriyle, inançlarıyla, eylemleriyle farklıdırlar. Bazen tam birbirlerinin zıddı olacak kadar farklıdırlar.

Biri kışın ortasında buzu kırıp yıkanmanın sağlıklı ve doğru olduğuna inanır, öteki yazın bile soğuk su ile banyo yapmanın çok çok zararlı olduğuna.

İnançlarımız, değerler sistemlerimiz, dünyayı anlama, algılama tarzlarımız farklıdır.

Yanlışlarımız ve doğrularımız, iyilerimiz ve kötülerimiz, önemlilerimiz ve önemsizlerimiz farklıdır.

Bütün bunlara bağlı olarak blog yazılarımızdaki kırmızı çizgilerimiz de farklıdır.

Kırmak istemediklerimiz de, korktuklarımız da, çok sevdiklerimiz de farklıdır.

Bütün bu farklılıklar kırmızı çizgilerimizin tonlarının, yerlerinin ve bizim onlar karşısındaki durumlarımızın oluşmasında rol oynarlar.

Birimizi susturan şeyler, ötekimizi konuştururlar.

Hatta çoğu kez birilerimizin umursamadıkları ötekilerin dünya ile ilgili baş çelişkileri durumundadır.

Birilerimizin “ne ayıp” diye ağzımızı kapattığımız konular ötekiler için deşilmesi, konuşulması gereken şeylerdir.

Birilerimizin bazen politik sistem karşısında ciddi zarar verebilecek konumdaki olmazsa olmaz ideolojik inançları ötekiler için konuşulmaması gereken şeylerdir.

Bütün bu farklılıklar kırmızı çizgileri netleştirir.

Kırmızı çizgiler de blog yazarının konu olarak seçeceği ya da uzak duracağı şeyleri netleştirir.

Fikirlerin, inançların, yorumların bir kısmı yazılır, paylaşılır. Bir kısmı da özenle korunur, gizli tutulur.

 

21.09.2014 08:41 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her ne kadar özgür olduğumuzu söyleyip düşünsek dahi, kendi adıma hayatın pek çok alanında otosansür uyguladığımı farkediyorum. Kırmızı çizgi hiç düşünmedim ancak herkesin beğeni ve eleştiri anlayışıyla özgürlük çizgilerinin aynı olamadığına inanıyorum. Elinize sağlık Selamlar

Cemile Torun 
 25.09.2014 17:00
Cevap :
Kıymetli Yazarımız, Uyguladığımız otosansürler, özgürlük çizgilerimizin farklı olması gibi değerli kavramlarla ve çok doğru bir yaklaşımla yazıma yaptığınız katkı için çok teşekkür ederim. Saygı ve sevgilerimle,  27.09.2014 21:24
 

Bu blog bana göre yazılmamış...Hiç işim olmaz...Editör yayınlasın yeter ki,şeytanı bile yazarım...Özgür ruhlar için sınır çizilemez!

Kerim Korkut 
 24.09.2014 6:17
Cevap :
Kerim Bey, Teşekkür ederim. Çok kıymetli bir geri bildirim. Beni de yeniden düşündürdünüz. Sizin gibi düşünenleri görememiş olduğumu fark ettim. Sağlık, esenlik dileklerimle,  24.09.2014 11:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 324
Toplam yorum
: 218
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 193
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster