Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '13

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
1038
 

Çocuklar anne babalarının aşklarına, arkadaşlıklarına ve ilişkilerine karışamazlar

Çocuklar anne babalarının aşklarına, arkadaşlıklarına ve ilişkilerine karışamazlar
 

Çocuk dediysek aklı başında insanları kastediyoruz. Öncelikle şunu bileceksiniz, anne babanızla bir bağınız yok. Nereden buluyorsunuz onlara karışma hakkını siz ya! Belli bir yaştan sonra evleri bile eviniz değil. Baba gidiyor, oğlu kocalığa başlıyor. Niye böyle açık giyiniyorsun? Konuştuğun adam kim? Dün gece neredeydin? Sana ne lan, s…r git!

Anne babaları çocukların zulmünden koruyacak kanun olmalı. Orta çağ kanunları ile yönetiliyoruz. Başımızdakiler de padişah zaten. Kendi çocuğundan korkan anne baba olur mu ya! Aile olduğu için dışarı yansımıyor; bu nedenle bilmiyoruz neler yaşandığını. Kafede mesai arkadaşlarıyla çay içen annesini tekme tokat döven, internete çet yapıyor diye bilgisayarı babasının kafasında kıran, eve çağrılan misafirleri kovan, annesini gezmeye göndermeyen ve daha nice nice evlatlar. Dul kadının oğlu, dul kadının kocası gibi.

Nasıl çözülür bilmiyorum. Öncelikle bu karışma hakkını çocuklar nereden alıyor? Anne babanın çocuğuna gereğinden fazla bağlı olması (kazık kadar adam artık yavrum diye sevilmez) ile birlikte yaşama ve toplumsal anlayış. Otuz yaşındaki bekâr oğlan annesiyle yaşıyor. Ben bu birlikte yaşama olayını oldum olası arızalı görüyorum. Bizde sakat bir aile anlayışı var ki zaten aile kavramının kendi de sorunlu. Ya şiddet kullanması, dövmesi, bağırıp kızması önemli değil; bunlar olmasa bile çocukların varlığı anne baba üzerinde ciddi baskı. Özgür hareket edemiyorlar ya. Çoğu anne baba yaptıkları her şey için çocuklarına hesap veriyorlar. Giyinmesine karışır. Gezmesine karışır. İçmesine karışır. Özellikle kadının kocası bir yandan, çocukları bir yandan, akraba ve komşuları bir yandan… Hayatı kararıyor zavallının! İnsanlar işkence görüyor, hiç… Şikâyetin varsa karakola! Anne çocuğunu karakola şikâyet edebilir mi?

Eğitim de kar etmiyor, baskıcı toplumun baskıcı çocukları… Erkek çocuğun babasına gücü yetmiyor ama annesini susta durduruyor. Bekârken böyle olan erkek çocuğu izleyin ve onunla sakın ola ki evlenmeyin. Üniversite bitiriyor, koca koca okullar okuyor. Bunlara oralarda kişilerin özgür yaşama hakkı olduğu öğretilmiyor mu? Annense annen, onun da bir hayatı var, geri zekâlı! Yok, yok; 21 yaşına bastıkları anda çocuklar aileden ayrılmalı. Bir anne yeni aldığı buluzunu giyerken oğlum kızar mı diye korkar mı ya! Babalar çocuklarından korkar, anneler çocuklarından korkar; ben doğuracağım, büyütüp besleyeceğim başıma bela olacak.

Bu konularda anne babasına anlayış gösteren, onların da bir hayatı olduğunu düşünen, hoşgörülü davranan, hayatlarına karışmayan bir evlat gördünüz mü? Ben görmedim. Herkes birbirine karışıyor. Valla kusura bakmayın bunu kanun yoluyla sağlayacağız. Hem de öyle bir sağlayacağız ki… Biliyorum, hepiniz mağdursunuz. Sizi kimse kurtaramaz; Kerim Korkut düzenlerine mecbursunuz.

Bugün serbest yaşamak isteyen anne babaların en büyük korkuları çocukları. Çocuklarının varlığı onlar için sorun. Karışmasalar, bir köşe de dursalar sorun yok. Ne yapıyor diye annesini takip eden çocuk olur mu ya! Elin adamı size karışmıyor kardeşim, sizin karışanınız yanı başınızda. Zaten el karışsa sana ne dersin; ama kendi çocuğuna diyemiyorsun.

Çocuklarımız alabildiğine cahil ve tutucu. Bakmayın siz onların modern göründüklerine, ahlak konusunda El Kaide sakallısından farkları yok. Bir de tutmuşlar özgürlük için sokaklarda yürüyorlar. Ya sen kendin özgür değilsin, ne özgürlüğü, ne insan hakkı. Özgürlük versek ne yapacaksın, Boğaziçi mezunu genç, annesinin sinemaya gitmesine karışıyor.

21 yaşına değmiş bir bireye Allah’tan başka hiç kimse karışamaz. Hele hele çocukları hiç karışamaz. Halkımız için bazen cahil diyoruz ya, kastettiğimiz bilgilerinin eksik olması değil. Ben ne istersem onu yaparım, hayatı dilediğim gibi yaşarım. Kabul etmiyorsa karımsa/kocamsa ayrılır. Oğlumsa/kızımsa katlanamıyorsa işte kapı. Ben özgür bir bireyim, kimseyi hayatıma karıştırmam. Piyer Loti’de arkadaşımla çay içeceğim ağabeyimin korkusuna gidemiyorum. Türkiye’nin anlı şanlı prof’ları ne dersiniz buna? Ne diyecekler, onlar da öyle! Senin kurtuluşun Kerim Korkut ablam, başka yolun yok!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocukları,insan olarak değilde, kız,ERKEK olarak yetiştirmemizden kaynaklanabilir mi acaba !

Berrakça 
 20.05.2013 22:06
Cevap :
Teşekkür ederim Canan hanım.  21.05.2013 21:49
 

Karışık bir konu :) çözümü zorlardan kolay gelsin :) sevgi ve selamlarımla.

Tülay EKER 
 18.05.2013 14:34
Cevap :
Evet,hem karışık hem de zor.  19.05.2013 6:26
 

Bir miktar karışmalılar...

Sündüs Akkaya 
 18.05.2013 11:20
Cevap :
Fazlaca karışıyorlar ama.  19.05.2013 6:25
 

Kerim Bey bu kadar aşırı olmasa bile karışıyorlardır; inanıyorum buna... İlişkiler başta hep iyi başlar ama sonrasını bilemeyiz; karışmamalıyız ama kaderine de terketmemiyiz büyüklerimizi...

Arzu Elif 
 17.05.2013 22:24
Cevap :
Çok teşekkürler!  18.05.2013 10:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4768
Toplam yorum
: 12825
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 669
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster