Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
501
 

Dayak cennetten çıkmadır -2-

Dayak cennetten çıkmadır -2-
 

Remzi, yatağında bir sağa bir sola dönüyordu. Öğrencisinin titreyen dudakları gözünün önünden gitmiyordu.

Neden yapmıştı bu işi? Kendini ispat edebilmek, kendini gösterebilmek, ne kadar sert bir otorite olduğunu ortaya serebilmek için, bir çocuğu tokatlamıştı.

Zavallı çocuğun sesi bile çıkmamıştı. Acıdan gözleri dolmuştu.

Bir şeyler yanlış olmalıydı.

Sohbetlerine katıldığı diğer tecrübeli öğretmenlerin bir çoğu, öğrencileri nasıl dövdüklerini gururla anlatıyorlardı.

O anda hatırladı. Öğretmenler; öğrencileri nasıl dövdüklerini anlatırken gözleri parlıyordu. Evet, öğrenci dövdüklerini anlatırlarken, hepsinin gözlerinde bir ışıltı, bir tatmin olma havası vardı.

Remzi, kendinden utandı. “nasıl böyle bir zayıflık gösterebildim” diye düşündü.

Hatasını telafi etmeliydi. Kararını o anda vermişti. Ertesi gün, dövdüğü öğrenciyi yine çağıracak ve olaya tanık olan öğretmenlerin yanında, öğrenciden özür dileyecekti.

Bu düşünce onu biraz ferahlatmıştı.

Remzi; ertesi gün sabah okula yaklaşırken, caddenin ortasında öğrencilerden oluşan bir kalabalık gördü.

Bir öğrenci okula gelirken, trafik kazası geçirmiş, hastaneye kaldırılmıştı.

Her yerde kan vardı. Kimdi? bilinmiyordu. Tanımlamalar dövdüğü öğrenciye çok benziyordu.

Remzi; "Allahım yardm et bana. Ne olur o, çocuk olmasın" diye içinden dua etmeye başladı.

Herkesten, hastaneye kaldırılan öğrencinin, kim olduğunu öğrenmeye çalışıyordu.

Bacakları titriyordu. Gözleri karardı. Birden olduğu yere yığıldı kaldı. Kısa bir baygınlık geçiriyordu.

Şimdi kalabalık, Remzi öğretmeni kendine getirmek için uğraşıyordu.

Kendine geldiğinde, karşısında dövdüğü öğrencinin telaşlı yüzünü gördü.

Ayağa kalktı. Kalabalığın kendisine baktığına aldırmadan, öğrencisine sımsıkı sarıldı.

Fısıltılı yorgun bir sesle, "Affet beni, özür dilerim" diyebildi.

Foto: arte en blonc y negro

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne öğretmen ne öğrenci bunu unutamaz. Öğretmen kimseyi kırmamaya, öğrenci ise sadece özür dilemenin bile ne kadar mutluluk yaratabileceğini yaşayarak öğrenmiş. Keşke yaşadığımız acı tatlı her olaydan ders alabilsek. Kendi adıma teşekkür ederim paylaşımınız için.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 26.08.2007 13:35
 

Sanki o bakışlarda kendimi hissettim.Keşke her eğitimci böyle duyarlılığa sahip olsa..Hatırlıyorum bir matematik hocamız vardı ortaokuldayken,kadın bizi her seferinde sıra dayağına geçirirdi demir cetvelle..İlginç vurma teknikleriyle..neyse öğretmeni bir gün boş bir sınıfa ders anlatırken görünce kovdular:)sevgiler..

 
 24.08.2007 11:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 564
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 886
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster