Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '19

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
48
 

Değiştirmek İsteyenler?

-Yani şimdi sen bana “bu eteği bir daha giyme mi” diyorsun?

-Evet aynen öyle! Bundan böyle, bu eteği giymeyeceksin!

-Daha birinci yılımız bile dolmadı Nusret! Dur hele! Neden yasaklıyorsun giymemi?

-Çok fazla açık olduğunu görmüyor musun? Neredeyse “kıçın” görünecek.

-Bu sen misin? Söylesene haa!  yoksa ailenden kaynaklanan bir durum mu? Yani bana açıkça söyleyebilirsin ailen mi giymemi istemiyor?

-Uzun etme. Ben ne diyorsam odur. Kimseden etkilenecek halim yok. Hele annemden…

-Yani sen  istiyorsun demek?

-Kızım baksana bir çevrene. Senin gibi giyinen başka birisi daha var mı? Mahallede bir tanesin. Herkes sana bakıyor. Yakında adımız da çıkar…

- Demek çevren ne der diye giymemi istemiyorsun! Az önce de kimse beni etkileyemez” diyerek böbürleniyordun. Doğrusu ben kimseye hesap veremem. Çevrem kim oluyormuş, mahalleli filan. Onlar önce kendi eşlerine müdahale etsinler. Hem bize ne Nusret. Yani senin çevre baskısına aldırış edeceğini hiç düşünmemiştim.

- Çok uzun ediyorsun ama. Ben sana  giyimimde, arkadaşlarımla buluşmama, içki içmeme, maçlara gitmeme karışma diyor muyum? Söylesene! ben sana bir şey diyor muyum?

-Ama bu aynı şey değil!

-Kızım ben ne diyorum sana sen neler diyorsun öyle. Giymeceksin şu eteği anlamıyor musun. Giymeyeceksin? Adamın asabını bozma lan!

- Vay Canına Nusret! Seni hiç tanımamışım. Canımız kadar sevdiğimiz Nusret’e bir bakın.  Kocam diye övündüğüm Nusret’e bir bakın. Neredeyse bana vuracak.  Nasıl bana böyle yükselebilirsin? Bu yüzünü hiç görmemiştim. Bana güvenemez misin? Ne kadar kıskanç bir adammışsın?

-Bana bak bana şimdi alacağım ayağımın altına. Ters ters söylenip durma. Benim mahallede adım var sanım var. "Nusret karısına mini etek giydiriyor" dedirtmem. Kızım ben şeymiyim haa! Söylesene…

-Yazıklar olsun sana Nusret. Bir anda her şeyi bitirdin! Nişanlıyken böyle konuşmuyordun. Beni mahallede görürken, yolumu keserken böyle konuşmuyordun. Sen beni hep etekli gördün. Bacaklarıma dünyanın iltifatını yaptın. Şimdi sen beni değiştirmek istiyorsun. Ne giyeceğime karar veriyorsun. Bana güven duymuyorsun. Sen beni böyle sevmiştin. Şimdi değiştirmek istiyorsun. Neden? Neden değiştirmek istiyorsun? Ama unutma değiştirmek istediğin ben, artık eski ben olmayacağım.

Nusret neredeyse bütün erkeklerin yaptığı hatayı tekrarlıyordu. Evlenmeden önce giyimini muhteşem bulduğunu söylediği eşi “Emine” üzerinde baskı oluşturarak onu değiştirmek istiyordu.

Ama bir kuralı unutuyordu. "Değiştirmek isteyenler, değiştiriliyordu."

Emine evlendikten sonra giyimine mahalle baskısı yüzünden karışılmasını kişiliğine yapılmış bir saldırı olarak gördü. Evliliğinin daha birinci yılında yapılan baskı ve şiddetin ileride hangi tehlikeli durumlara yol açabileceğini düşündü. Daha bir kaç gün önce eşi tarafından kızının gözü önünde öldürülen "Emine Bulut" geldi aklına...

Nusret ertesi gün iş çıkışı eve geldiğinde masanın üzerinde bir not bulacaktı...
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçektente de bahsettiğiniz genel/geçer bir konu Durmuş bey... Ama ben anla(ya)mıyorum zira iki insan birbirlerini tanır ve evlilik kararı alır ve sonra birbirlerini değiştirmek için yarışır. Zaman zaman karşı taraf üzerinde tahakküm kurulur hatta şiddet (fiziki, psikolojik vb.) dahi uygulanır. Ben bunu anlayamıyorum. Emine Bulut ve vb. elim olaylar erkeklerin sanık olduğu ve bilinir olanlar. Birgün inşallah son bulur. Bu hususta kadınların da taraf olduğu ve bilinir olmayan pekçok örneklerini çevremizde görmek mümkün. Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 28.10.2019 16:21
Cevap :
Emine bulut ve binlerce kadın. Hep değiştirilmek istendi. Selamlar.  08.11.2019 23:18
 

Her şey değişir, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir, bunu zaten biliyoruz. Bilmediğimiz şey ise herkes farklı hızlarda değişir ve bu hız farkı da asıl sorundur. Bu hız farkı nedeniyle de birileri bilgi ve bilgisayar çağını yaşarken diğerleri de hala ortaçağda yaşamaktadır. Biz hangi çağı yaşıyoruz? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 15.10.2019 13:23
Cevap :
Frenleme çağı. Sonuçta değişim kaçınılmaz. Ama biz belki 1-2 nesil daha kaybolacağız. selamlar.  24.10.2019 20:54
 

Suçlanan ve suçlayan gibi yargılanan ve yargılayanın da duygu ve düşünceleri adalet terazisine konulup tartılmalıdır.Suçun işleniş nedenlerine de bakılmalı.Baskıyı ve zulmü,insanın kabalığını ve cahilliğini giderecek bir eğitim sistemiyle çözmek akla getirilmelidir.Kafası bulanan herkes kendisinde görmemeli bir başkasını yaralamayı ve öldürmeyi.Çünkü kanunu görmezden gelen adaleti hiçe sayar;bu da gittikçe büyüyen benzer sorunlara ortam hazırlar.En büyük armağan sevgiye yönelmek dileğimiz olsun...Selamlar.

Abbas Oğuz 
 25.09.2019 15:28
Cevap :
Tamamlayıcı bir güzel yorum. Sayfanıza baktım. Çok iyi Abbas Bey. En son 2018 ekim...Böyle bir kalem yazmalı derim. Selamlar.  25.09.2019 17:01
 

Bu çok önemli bir konu gerçekten konuşuluyor ama yazılmıyordu elinize sağlık.

Kerim Korkut 
 24.09.2019 7:38
Cevap :
Eine Bulut kızının gözü önünde öldürüldü. Bir çok şeyler konuştuk. Kültürümüz, Din, Eğitim filan. Ne oldu? Bloglarda gaztelerde, tvlerde,filmlerde devamlı işlenmeliydi. Selamlar.  24.09.2019 19:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 138
Toplam yorum
: 559
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 903
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster