Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
665
 

Destekleyici unsurların bulunmadığı bir kavgada hasmınızın cesareti sizin korkaklığınıza eşittir

Destekleyici unsurların bulunmadığı bir kavgada hasmınızın cesareti sizin korkaklığınıza eşittir
 

İnsanların birbirlerinden korkmalarını anlamak mümkün değil. Kötü niyetli, planlı, pusulu hainlikler dışında kişilerin gücünü birini diğerinden farklı kılan destekleyici unsurlar belirler. Rakibinizde bunlardan hiçbiri yok hatta sizin artılarınız var ve yine siz ondan korkuyorsunuz. Korkaklık denilen şey bu olmalı.

Kavga etmemek ayrı bir olay; ama hani hepimiz herhangi bir nedenle birileriyle karşı karşıya gelebiliriz ki geliyoruz da. Ama ben dikkat ediyorum bazı kişiler hep üstün çıkıyor. Aralarındaki farka ve avantaj durumuna bakıyorum çok çeşitli argümanlar var. Adam daha önce hapiste yatmış, diğeri bunu bilirse tırsıyor. İri yarıdır, öteden beri belalının biri olarak bilinir falan. Polistir örneğin. Devletin memuru diye bile çekinilir. Daha önceki bir olayda arkasının güçlü olduğu görülmüştür. Memleketi bile etkendir. Siz Trakyalıdan mı yoksa doğuludan mı daha fazla çekinirsiniz? Trakyalı döver, doğulu öldürür icabında. Fakirden korkma, fakirin kimseyi dövdüğü görülmemiştir. Ne bileyim milleti bile etkendir. Arap kellesini keser. İtalyan ne yapar bilmiyoruz.  Ailesel olarak psikopat yetişmiştir, davranışları biraz böyledir. Zengindir, hayatı sever, iyi kalplidir, barışseverdir, insanlara kıyamaz. Asla adam öldüremez. Sanatçıdır. Kavganın nedeni de önemli tabi. Adam namus manyağıdır ve konu da aksilik namustur. Sen bu saçma değerler üzerinde fazla durmazsın. Ailesel değerlere düşkündür sen de bilmeden dedesine laf etmişsindir. Hatalısındır, özür dilemişsindir ama adam ayının biridir.

Aslında herkesin kavga mazereti kendisi açısından önemli olmak gerekir ama nedense bazılarının mazereti daha önemlidir. Senin karına da adamın karısına da laf atılmıştır. Senin karına laf atılırsa atılsın ama adamın karısına laf atılamaz. Adam senin çocuğunu dövmüştür, sen onun çocuğuna dokunamazsın bile. Adam seni öldürür normaldir, sen adamı karakola şikâyet edersin normaldir.

Bu konuyu çözmek ve bu şekilde meydana gelen olaylarda bir tarafın hep mağdur edilmesini, ezilmesini, dövülmesini, öldürülmesini önlemek halk önderi olma iddiasındaki bir kişinin görevidir. Kanunlar hikâyedir, karakol marakol boş. Onlarca yıldır ülkemizde bir kısım halkımız bu aşağılık heriflerden sopa yemektedir. Mağdur karakola şikâyet ettiği zaman (ki çoğunlukla edemez) diğer taraf da şikâyet eder. Az dövdüm diye mi acaba. Adaleti uygulamaktan aciz kanun zaten durumu biliyor, ölümüne sopa yemiş garibin kanlı yanağını okşar ve “Bir şey olmaz barışın” gibi utanç verici bir adalet rezaletine imza atar. Türkiye’de garibin yediği sopanın cezası yoktur. Onların köpeğine taş atsan yakanı kurtaramazsın alimallah.

Yani bu tür kavgalarda niye birileri hep üstün gelir? İşte yukarıda anlattığımız nedenlerden. Garibin karşısına bunlardan bir tane çıksa bile. Hatta sinek gibi olsa bile. Garip dağ gibi olsa bile, tırsır. Tırsır çünkü bu aşağılık herif sadece kendisi değildir. Yukarıda saydığımız ve sayamadığımız onlarca güç/unsur arkasında hazır beklemektedir. Adamı vurdun yatırdın, düştün karakola; sitti sene kurtulamazsın. Tersi olsaydı o karakola bile gitmezdi. Yönetime geldiğimiz gün bu halkın adaleti olmayan kanun ve adaleti kökünden değiştireceğiz. Feriştahı olsa kanunun karşısında diz çöktüreceğiz. Değil dövmek dokunsa suçtur. Kavgada atılan yumrukları bile tek tek sayıp yumruk başına ceza vereceğiz.

Karşılıklı kavga ediyorlar. E tabii ki kavga karşılıklı olur. Kim suçlu? Kavgayı kim başlattı? Mesele budur. Ben de adama vuruyormuşum; altına yatayım dövsün o zaman. Ben halka kanuna güvenmeyin, kendinizi koruyun diyorum. Türkiye’de adalet insanların gücüne göre uygulanıyor. Kim güçlüyse/zenginse adalet onun düdüğünü çalıyor. Katillerinizi kendiniz arayın; çünkü polis sizin katillerinizi aramıyor. Dosyanızı kaldırıp atıyor. Zengin, tanınmış, güçlü birisini senelerce arıyor. E tabi madalya alacak. Bo… lu teyzenin katilini bulup da ne olacak.

Türkiye’de adalet sorunlarını da araya sıkıştırdığımız bu yazımızda insanların korkaklığı üzerinde de duralım. Hani yukarıda söylediklerimiz yok ya da var ama bilmiyorsunuz. Hasmınız sizin gibi. Yani denksiniz. Kavga etmeniz gerekiyor. Niye çekingen davranıyorsunuz ki? İşte burada o kişinin cesareti sizin korkaklığınıza eşit oluyor. E şartlar aynı. Hatta siz haklısınız; bunun da size verdiği bir güç var yani. Adam terbiyesiz, saygısız. Kesinlikle sopayı hak ediyor ve siz bunu yapabilirsiniz. Kavga etmeyecek kadar medeni/efendi iseniz kanuna şikâyet edin. Pısıp durduğunuz zaman size korkak denmesi normal. E bu adama birinin haddini bildirmesi lazım. Herkes sizin gibi yapıyor, o da kendini bir halt sanıyor. Yani iyi bir derse ihtiyacı var ve sizin buna gücünüz yeter. Burada pısmak kusura bakmayın efendilik değil korkaklıktır.

Birgül YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok haklı bir konu.. Kalkan el vurmadan yakalanırsa siner, kalkan elden kaçılırsa gücüne güç katar...

rukiye orhan 
 21.11.2013 17:19
Cevap :
Teşekkür ederim Rukiye hanım.  22.11.2013 18:41
 

Çok güzel Kerim bey...Neden mi? Herhalde bu doğrularınız Kerim Korkut düzeni ile ilgili değildir...Şaka yaptım:)) Evet, karşımızda bize diklenen insana o cesareti bizim korkaklığımız verir. Bu arada cesaretin de biraz cahillikten kaynaklandığını unutmamalıyız...Akıllı ve kültürlü bir insan kolay kolay kavga etmez...Selamlar.

cdenizkent 
 18.11.2013 17:26
Cevap :
Yorum için sağ olun.  18.11.2013 20:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4768
Toplam yorum
: 12825
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 669
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster