Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '14

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
89
 

Dilbilgisi

DİLİN ÖNEMİ

Dil, iletişim aracıdır.İletişimin  insan ilişkilerindeki önemini ,Yunus Emre, şu dizelerde dile getirir:

Söz ola kese savaşı

Söz ola kestire başı

Söz ola ağulu aşı

Balıla yağ ede bir söz

İnsanlar vardır; konuşmaları, ilgiyle dinlenir. Ağızlarından bal akar Bu insanların çevrelerinde toplananlar eksik olmaz; arkalarından giden de çok olur.Tatlı dilleriyle toplulukları arkalarından sürüklerler. Atalarımız , “Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır.” sözünü  boşa söylememişler. Tatlı dil, her sorunu çözer, tatlıya bağlar. Oysa acı dil, kalp kırar; can yakar.Acı dilin açtığı yara kolay kolay iyileşmez. Çünkü ,”Dil yarası , yaraların en derinidir.”derler.Dilimizde bu tip insanlar için söylenmiş özlü sözler vardır. “Boş boğaz,dili uzun, diliyle belaya uğramak, dili zifir, dilini eşek arısı soksun...”gibi . Bunlar ne konuştuklarını bilmezler ; “pot kırar”,”çam devirirler.” İnsanları arı gibi sokar, acıtırlar. Ne var ki gün olur, gereksiz ve ölçüsüz konuşmalarının cezasını çekerler.

Ustalıkla kullanılan dil,çevreyle sağlıklı ilişkiler kurmaya yardımcı olur.Bizi toplumlaştırır. Giderek saygınlığımızı artırır. İş,özel yaşamımızın renklenmesine neden olur.Bu bakımdan iletişimin yaşantımızdaki yeri ve önemi günden güne artmaktadır.Her çağda insanlar, iletişim gereksinmesi duymuşlar,bu alanda değişik araçlar geliştirmiş; kullanmışlar.Birbirlerinin dillerini bilmeyen insanlar bile anlaşmak için değişik iletişim yolları denemişlerdir.

Bizi diğer canlılardan ayıran en belirgin özelliğimiz, dil gücümüzdür. Çünkü düşünme, tasarlama, düş kurma, akıl yürütme gibi tüm insancıl özelliklerimizi, dil aracılığıyla dışa aktarabiliriz. Uygarlığın doğması, gelişmesi, bilginin üretilmesi, yaygınlaştırılası da dil aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Dil olmasaydı, insanlar birbirleriyle düşünce alışverişinde bulunamayacak; duygular, düşünceler, izlenimler, görüşler…yayılamayacak. Böyle bir birikim olmayınca da uygarlık doğup gelişemeyecekti. 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel artık bol bol "Dil"in ne olduğunu bize anlatırsın. Biz de dinleriz. Çünkü gereksinmemiz var. (Niçin lüzumu var, demiyoruz?) Hocam hangisi doğru? Artık buradasın, gerekli şeyleri sorabiliriz. Ama bu konularda çok kıymetli bilgiler veren Türkay Korkmaz Hoca'yı da lütfen tanı. Onun kitabı basılmış.... Nasıl olduğunu öğrenirsin. Saygılar, selamlar...

Erdal Ceyhan 
 01.04.2014 2:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 321
Toplam yorum
: 1162
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1767
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster