Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '09

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
1679
 

Dünya Çocuk hakları günü

Dünya Çocuk hakları günü
 

Çocuklarımız, yaşam sevinçlerimiz.


Çocuklar, çocuklarımız, yaşam sevinçlerimiz, bütün güzel duyguları üstünde toplayan, bizleri hayata bağlayan gelecek umutlarımız. Hayat onlarla güzelleşiyor, onlarla mutlanıyoruz, dünyaya gözlerini açtıkları ilk günden itibaren her anını, her hareketini gözleyerek yaşamı yeniden keşfediyoruz adeta. Artık bütün öncelikler onların, gece yarısı uyurken ayaklarınızın ucuna basarak yaklaşıp bakmaya, izlemeye doyamadığımız benzersiz ve masum yaratıklar. Ve sonra hayatın cilvesi acı tatlı günlerin paylaşılacağı uzun serüven.

Peki, böyle anlamlı bir günde çocuklarımız, dünya çocukları ne durumda, mutlular mı, sağlıklılar mı, yaşamları gelecekleri güvende mi? Onlara karşı sorumluluklarımızı yerine getirebildik mi, masum gözlerini dünyaya açıp bize gülümsediğinden bu yana onlara yeterince vakit ayırıp tüm sevgimizi verebildik mi? Ve en önemlisi onlara huzur içinde yaşayacakları sağlıklı, güvenli bir dünya bırakabildik mi?

Ne yazık ki, bugün dünyamızın bir çok köşesinde her sabah açlığa, sefalete, çaresizliğe ve umutsuzluğa uyanan milyonlarca çocuk yaşıyor. Onları her gün televizyonlardan, basından izliyor ve kahroluyoruz. Hiç hak etmedikleri belirsiz ne kadar süreceği ve nasıl sonlanacağı bilinmeyen bir yaşam onları bekliyor.

Bu sorunlarla ve tüm dünya çocuklarının geleceği ile ilgili olarak; onların hiç bir fark gözetilmeden eşit birer dünya vatandaşı olarak yaşamlarını sürdürebilmesi için Dünya Çocuk Hakları Bildirisi ve ülkemiz koşullarına göre şekillendirilen, Türk Çocuk Hakları bildirileri kabul edilerek yayınlanmıştır. Bildirilerin metinleri aşağıdadır, bir akın bakalım neler karar altına alınmış ve günümüzde manzara nedir?

Dünya Çocuk hakları Bildirisi:

Her çocuk bu bildiride belirtilen haklardan yararlanmalıdır. Hiçbir çocuk ırk , renk, cinsiyet, dil, din, siyasal inanç nedeniyle ayrı tutulamaz.
Her çocuk korunacak ve özel bakım görecektir. Çocuğun iyi koşullar altında, zihnen, bedenen gelişmesi sağlanacaktır.
Buna ilişkin düzenlemeler yasalarla güvence altına alınacaktır. Bu amaçla hazırlanacak yasalarda çocuk yararına olacak durumlar göz önünde tutulacaktır.
Her çocuk doğduğu andan başlayarak isme ve yurttaşlığa hak kazanmalıdır.
Çocuk, sosyal güvenlikten yararlanmalıdır. Sağlıklı büyüyüp gelişmesi için her çaba gösterilmelidir.
Sakat çocuklar için özel bakım ve eğitim uygulanmalıdır.
Çocuktan sevgi esirgenmemelidir. Ailesi olmayan ve yoksul çocuklara özel ilgi gösterilmelidir.
İlkokul eğitimi parasız ve zorunlu olarak çocuğa sağlanmalıdır. Çocuklar genel bilgilerini arttıracak, yeteneklerini geliştirecek toplumsal sorumluluklar yüklenecek biçimde eğitilmelidir. Çocuğun eğitiminden sorumlu kişiler eğitime, öğretime ayrı bir özen göstermelidir. Çocuk, bir tür eğitim olan oynamak ve dinlenmek olanaklarına sahip olmalıdır.
Yöneticiler çocuklara bunları sağlamalıdır.
Sosyal yardım ve korunma konusunda çocuk ilk düşünülen olmalıdır.
Çocuk her türlü kötülük ve sömürüden korunmalıdır. Çocok, her ne biçimde olursa olsun alım satım konusu olmamalıdır.
Çocuk ırk, din ve insanlar arasındaki ayrılık yaratan baskılardan titizlikle korunmalıdır.

 

.

Türk Çocuk hakları Bildirisi:

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi'nin ışığı altında Türk Çocuk Hakları Bildirisi hazırlandı. Bu bildiri 28 Haziran 1963 günü UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 7. Genel Kurulunda kabul edildi.
1- İyi bakım, iyi yetiştirilme ve çocuğa uygun bir eğitim, her yerde ilgi, sevgi ve yardım görme her Türk çocuğunun hakkıdır. Resmi, özel her kurum, her yurttaş bu çocuk hakkını tanımak, eldeki olanaklarla onu gerçekleştirmek yükümlülüğündedir. Sıkıntı içinde bulunan çocuğun kurtarılmasına öncelik verilir.
2- 16 yaşından önce hiç bir çocuk resmi öğrenimden alıkonularak özel işlerde çalıştırılamaz. Hiç bir şekilde sömürülemez.
3- Her ana baba çocuğuna bakmak, onu bilgili, becerili ve en iyi şekilde yetiştirmekle yükümlüdür. Orta dereceli öğrenime devam etmeyen, edemeyenlerin gerekli bilgi ve becerileri kazanmaları için devlet kurslar açar. Ana babanın yeterli olmadığı durumlarda bu görev çocuğun birinci derece yakın akrabalarına ve devlete düşer.
4- İlk öğrenimden sonra orta dereceli okullara devam etmeyenler, edemeyenler için teknik, tarımsal bilgi ve beceri kazandıran kurslar açılması ve bu kurlardan çocukların yararlanması için Milli Eğitim Bakanlığı, Belediye Başkanlığı ve muhtarlar işbirliği yapmakla yükümlüdür.
5- Sakat ve uyumsuz çocukların iyileştirilmeleri, yaşama zorluğu çeken çocukların kurtarılmaları, durumlarına uygun bir meslek için kendi yaşamlarını kazanacak derecede başarılı ve güçlü yetiştirilmeleri ana baba ile birlikte devletin ve bu amaçla kurulmuş örgütlerin ödevidir.
6- Çocuğun korunması ile ilgili yasalar öncelikle hazırlanıp çıkarılmalı, geciktirilmeden uygulanmalıdır.

Bakınca ne güzel diyorsunuz; ama her iki metinde yer alan öngörü ve kararların ne denli hayata geçirilebildiğini anlamak için ülkemiz ve dünya çocuklarının bugünkü yaşamlarına bir göz atmak yeterlidir sanırım. Umarım güzel dünyamızı başta doğa, yer altı ve yer üstü kaynakları ile korumayı başarabilir ve çocuklarımıza her tarafından şen kahkahaların yükseldiği yaşanası bir dünya bırakabiliriz., çok geç olmadan.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocuklarımız gerçekten de düzen tarafından sömürülüyor kimi çalıştırılıyor oyun çağında kimi okuyamıyor parasızlıktan. Bizler sokağa çıkar gönlümüzce oynardık şimdi sokağa çıkmaya da korkuluyor çukura düşecek,böbrek mafyası kaçıracakl... sorunlar öyle çok ki bu günlerini kutları ömürlenin yaşanası bir dünyada geçmesini dilerim. sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 25.11.2009 17:28
Cevap :
Gerçekten bugün anne baba olmak çok zor bizler çok şanslıymışız. Yorum ve katkınız için teşekkür ederim. Sizi tanıdığıma memnun oldum. Hoşça kalın sevgiyle kalın.  25.11.2009 17:34
 

O kadar çok tehlike var ki etrafta, istemeden de olsa bazen çocuklarımızın özgürlüklerini kısıtlamak, sürekli uyarılarda bulunmak zorunda kalıyoruz. İsterdim ki, su aksın kendi yolunu bulsun. Fakat ebeveyn olarak bu özgürlüğe sahip değiliz artık. Oysa biz sokağa korkmadan çıkar, korkmadan birinin verdiği ikramı alır, korkmadan sarılırdık birbirimize. Soframızda kuru soğan ekmek olsa da, bir yıldan öbür yıla görebilldiğimiz kestaneyi bayram sevinciyle karşılardık. Biz temiz ve masum zamanlarda yaşadık. Küçücük bir kutunun içine kocaman adamların nasıl olup da girdiğinin merakındaydık. Şimdiki çocuklar birçok şeye sahip olsa da, bunlara sahip değil ne yazık ki... Ne yazık ki... Bütün çocuklarımızı canı gönülden kucaklıyor, özür diliyorum. Bugünleri yaşattığımız için. Sevgiler.

Ayrıntıda gezinmek 
 20.11.2009 12:47
Cevap :
Duyarlı ve içten yorumunuz için çok teşekkür ederim. Gerçekten bizler çok şanslıymışız, çocukluğumda ne kadar huzurlu ve mutlu olduğumu bugünleri gördükçe ve yaşadıkça daha iyi anlıyorum. İşin acı tarafı yapay ve sanal dünyalarında mutlu olduklarını sanan bugünün çocuklarına ve gençlerine bunu anlatabilmek çok zor. Hoşça kalın sevgiyle kalın.  20.11.2009 23:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 217
Toplam yorum
: 284
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1910
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Yazmak, ufkun da ötesine taşan engin bir serüven gibi gelir bana ve gençlik yıllarımdan bu yana v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster