Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
560
 

Düşünen adam

DÜŞÜNEN ADAM

M. FERİT KOTAN

Mahalli seçimlerin sonuçlarıyla ilgili çeşitli yorumları dinledik ve okuduk. Bazılarınız, kafaların karıştığını; bazılarınız, yorumların aşureye dönüştüğünü söyleyebilirsiniz. Bu konuda değerlendirme yapmanın güçlüğü ortada. Ölçütlerin sübjektif değer taşıdığını kabul etmemiz gerekir.

Bu konuda yazı yazmamı geciktiren önemli neden, yaşanan bir sosyal olaydan ders çıkarmış olmamdır. Bizim kuşak anımsarlar, Türkiye de yaşanan 21 Mayıs olayını. Talat Aydemir’in Harp Okulu öğrencileriyle giriştiği ihtilal hareketinde, Sayın İsmet İnönü başbakandı. Hareket bastırıldıktan sonra, Talat Aydemir’i yakalayan komutanlar İnönü’ye, ”Paşam ne yapalım” diye sorarlar. “Çok yorgunun uyumam gerekli “yanıtını verir. Yanıt karşısında, komutanlar birbirinin yüzüne bakarak şaşkınlıklarını belirtirler.

Sayın İsmet İnönü, neden uyuma gereksinimini öne çıkarmıştır. Gerilim ortamında, sağlıklı karar veremeyeceğini, duygularının esiri olacağını biliyordu. TV kanallarında, seçim sonuçlarıyla ilgili gelen veriler üzerinden yapılan yorumlarda, duyguların fikirlerin önüne geçtiğinin çokça tanığı olduk. Sonraki değerlendirmelerde de, bu yaklaşımları izledik.

Seçim sonuçlarının kültür değerleri açısından irdelemesinin daha sağlıklı olacağını düşüncesindeyim. O nedenle, Hürriyet Gazetesinin, seçim sonuçlarına göre atmak isteyip de vazgeçtikleri başlık altında yazmayı uygun buldum..

Seçim sonuçlarının nitelik açısından irdelenmesi çok önemlidir. Bu nedenle oy veren seçmenlerin, öğrenim durumlarına göre dağılımı, kadınlara ve gençlere göre dağılımı, kentlerin merkezi ve varoşlarına göre dağılımının irdelenmesi gerekmektedir.

Sosyalleşme sürecinin yetersiz olması nedeniyle, kapalı toplum değerlerinin yaşam biçimini oluştuğu yerleşim yerlerinde, şükür edebiyatı en büyük etkendir. Yaşam felsefeleri karnını doyurmak ve inançlarını yaşamaktan öteye gitmeyen bir anlayışın sonucudur. Yaşamı bu açıdan değerlendiren toplumlar, tarihin her evresinde yeniliklere karşı direniş göstermişlerdir. Aydınlanma süreçlerine karşı yapılan savaşlarda ortadadır.

Çağımızda, törenler düzenlenerek anılan bilim adamlarının çoğunun, toplumları tarafından öldürüldüğü gerçeğini, sürekli anımsamalıyız. Aydınlanma konusunda batı toplumları 5-10 puan bizden ileridedir. Dünya fizikçilerinin evrenin oluşumuyla ilgili çalışmalarına Vatikan’ın gösterdiği tepki ortadadır. Yapay güneş yaratma deneylerine, bu çevrelerin ne diyecekleri de merakla beklenmektedir.

Seçim haritası bize başka bir olguyu yansıtmaktadır. Çağdaş yaşam biçimini benimsemiş yerleşim yerlerinin, geçmişte merkez sağın kaleleri de olsalar, aydınlık Türkiye’nin değerlerine sahip çıkma hareketi olarak değerlendirilebilinir. Harita, çağdaş değerlerin yalnız sahil kentlerinde yaşandığı, diğer kentlerde yok olduğu izlenimini yansıtmaktadır. Düşünen adam, birçok büyük kente kendisini göstermiştir. En önemli ilçeler de oy patlaması yaparak, kendisinin var olduğunu ortaya koymuştur.

Yıllardır yürütülen dinsel ve etnik siyasetin ülke coğrafyasında gelinen noktanın, iç açıcı olmadığını göstermektedir. TV görüntülerine yansıyan, inananların partisi, inanmayanların partisi ve bölgenin partisi gibi sağlıklı olmayan değerlendirmeler, herkesin dilinde. Hangi sosyal yaralara neden olabileceğini düşünen yok.

Seçimlerde yaşanan şiddet olayları da düşündürücüdür. Siyasette hizmet yarışı yapılması gerekirken, çıkar ilişkisi rant ilişkisi öne çıkmıştır. İnsanlar onurunu bırakarak, her türlü davranışı sergilemektedirler. Çöplükte bulunan oylarn, yakılan oyların ortaya çıkardığı davranışlar nasıl yorumlanabilir? Muhtarlıklar için yapılan kavgalar, öldürmeler her halde nüfus ve kariyer için yapılmamaktadır. Alınacak üç kuruşluk muhtarlık maaşı ile geçinme sorunu da önemini göstermektedir.

Tüm bu gelişmeler, hizmet ve onur yarışı olan siyaseti, çıkar yarışmasına dönüştürmüştür. Yaşanan olumsuzlukları, geri kalmış toplumlarının kültürünün, egemen olma savaşıdır diye yorumlanabilinir. Türk aydınlanma hareket Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra çeşitli engellerle önü kesilmiştir. Medrese zihniyetini ön gören eğitim politikalarıyla, aydınlanmanın giderek yozlaşacağını söyleyebiliriz. Seçim sonuçlarını bu açıdan yorumlamak gerekmektedir. Yaşanan olayların toplumda yarattığı tedirginlikler, iyi değerlendirilmelidir. (Liderlerle ilgili yapılan yorumları başka bir yazıda irdelemeye çalışacağım.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 446
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1944 yılında Arapgir'de doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Arapgir'de, lise öğrenimini Ankara Gazi Li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster