Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '15

 
Kategori
Atletizm
Okunma Sayısı
118
 

Eğer San Francisco' ya giderseniz saçınıza çiçekler takacağınıza emin olun, koşacaksanız 'İki' kat..

Eğer San Francisco' ya giderseniz saçınıza çiçekler takacağınıza emin olun, koşacaksanız 'İki' kat..
 

San Francisco Yarı Maratonu' nu da başarı ile geride bıraktım..


San Francisco / California...

Nazik insanların şehri.. Her şey oldukça düzenli.. Doğası bir harika.. Alışveriş için ucuz bir yer olmasa da şahane.. Ulaşım için taksi, uçak, gemi, otobüs, metro, shuttle, cable car, özel araç gibi seçenekler mevcutsa da özel araç kiralamanızı oldukça yüksek otopark fiyatlarından dolayı tavsiye etmem; şöyle ki yer altında bazı uygun park yerleri bulabilmeniz olası. Sokaklarda kendinizi her an canlı Blues, Reggae, Michael Jackson şarkıları, ... dinlerken, dansçıları izlerken ya da dans ederken bulabilmeniz mümkün.. Koşan ya da bisiklete binen hareket halinde bir çoğunluk var. Fakat trafik sıkıntılı değil ve kurallar randımanlı işliyor. Herkesin, nesnelerin bile birbirine saygısı var. Öncelikle herkesin kendine saygısı var! Gün erken başlıyor. Çoğu yerde bisiklet kiralamak mümkün. Gezilebilecek yerler Alcatraz, Pier 39 ve civarı, Fisherman' s Wharf, Golden Gate Köprüsü, yakınlardaki şehirler, Silikon Vadisi, Madame Tussauds balmumu heykel müzesi, ... olarak sayılabilir. Eğer Pier 39 a giderseniz oranın adeta sembolü haline gelmiş deniz ayılarını mutlaka görün derim.. Deniz ürünleri yiyecekseniz Bistro Boudin' i öneririm. Buranın iki özelliği daha var; birincisi tarihi bir ekmek fırını olması ikincisi ise içerisinde bu tarihi ölümsüzleştiren kendine ait bir müzesinin olması.. Yine Pier 39 da Hard Rock kafeye uğrayabilir, dondurma yemek isterseniz Dreyer' s a gidebilirsiniz. Özellikle fıstık ezmeli - çikolatalı (ki çikolatanın içinde de fıstık ezmesi var) dondurmasını tavsiye ederim.

Zaman dilimi olarak PDT / PST (Pacific Daylight Time / Pacific Standard Time) zaman diliminde.. Bu da şehrin Türkiye' den oldukça batıda konumlanmış olması sebebiyle, oradaki zamanın bize göre yaklaşık 10 saat geriden gelmesi demek.. Diğer bir deyişle oraya gittiğinizde 10 saat gençleşmiş sayılabilirsiniz. Neyse dönüşte ödeşmiş oluyorsunuz.. ;)

BART (Bay Area Rapid Transit) metrosunu kullanarak Berkeley' e gitmenizi öneririm. Orada düzenli sıralanmış, önlerine gazeteler bırakılmış müstakil evleri, komşuluğun önemini tekrar görebilir; doğayı, çiçekleri seyrederek yürüyüş yaparken Akdeniz ikliminde oksijen depoladığınızı hissedebilirsiniz. Yogaya özellikle Bhakti Yoga' ya ilgi duyuyorsanız Hare Krishna Temple' ı ziyaret edebilir, Doğu' nun mistik havasını koklama fırsatı bulabilir, kendinize Hint kültürünün bir parçasını, yemek ve giysilerini de yakından gözleme olanağı yaratmış olursunuz. Diğer yakın şehirler olan Los Angeles ve Las Vegas' a uçakla gitmek akıllıca olacaktır. Yine çok da uzakta sayılmayan Washington eyaletine bağlı daha önce kızılderililere ait olduğunu isminden de hatırlayacağımız Seattle, ABD' nin en büyük ilk on şehrinden biridir ve Kanada' da altın bulunması ile Kaliforniya' daki altın avcıları Kanada' ya hücum edince, Kanada hükümeti bir kural getirip altın avcılarının tam teçhizatlı olarak Kanada' ya girmelerini zorunlu tutmuş ve Seattle, Kanada' dan önceki son ABD şehri olduğundan bu sayede oldukça kalkınmıştır. Ayrıca Nirvana, Pearl Jam, ... gibi pek çok grunge müzik grubu bu şehirden çıktığı için şehir grunge müzikle anılır olmuştur. Meşhur Starbucks kafelerinin de doğduğu yerdir.

San Francisco' da güne kahvaltıda sütlü mısır gevreği ve müsli, fıstık ezmesi (ki başta çikolata olmak üzere hemen her yiyeceğin içerisinde fıstık ezmesi bulmak mümkün) çırpılarak pişirilmiş yumurta, kızarmış ekmek, badem-fındık-Amerikan fıstığı-kaju, sebzeli-vişneli-kakaolu muffin çeşitleri, çilek-muz-frenk üzümü-böğürtlen-ahududu, yoğurt, tereyağ, krem peynir, kahve ve POŞET çay (demleme çay kolay kolay bulamazsınız) yiyerek başlayabilirsiniz.

Birkaç gün şehri ve çevresini gezdikten sonra, Nike' ın hemen her yerde olduğu gibi bu organizasyonu da çok güzel hazırladığı birkaç güne geldi sıra.. Önce NTC ile güzel bir antrenman yaptık. Ertesi gün kısa bir silkelenme koşusuna çıktık. En son gün ise bu yıl 18 ekim 2015 tarihinde yaklaşık 40000 - 50000 kişinin katıldığı, erkeklerden de az katılımcının olduğu 'San Francisco Nike Women' s Half Marathon' ismi ile düzenlenen yarı maratonu koştuk ve 13.1 mil = 21.1 km yi hızlı bir şekilde bitirmenin mutluluğunu yaşamaktayım. Sabah 06.30 gibi başladık, gün henüz ağarırken bitirdim. Dolayısı ile günün aydınlanmasına Golden Gate Köprüsü' nü izleyerek şahit olmak muhteşemdi. Bu yarı maratonu San Francisco' da koşmak ise başka bir keyifti. Koşarken tertemiz havasını solumak, özel doğasını keşfe çıkmak (doğal şelale ve göletler, Golden Gate Park, Golden Gate Köprüsü, düzenli bloklar halindeki sokaklar ve caddeler koşu adımlarını renklendiren ayrıca görülmeye değer yerler) ve oldukça sık, esaslı tepeleri yaşamak harikaydı. Özellikle köprüyü yaparken hayatlarını kaybeden işçilerin anısına kırmızıya boyanan şehrin simgelerinden Golden Gate Köprüsü' nün görünmeye başladığı o son, uzun ve en esaslı tepedeki manzara hafızalara kazınacak cinstendi.

Hasılı, San Francisco denilince güzel anılar, saçlardaki çiçekler (temsili - dinleyiniz: Scott McKenzie' nin San Francisco şarkısı), nazik ve hareketli bir o kadar da düzenli bir şehir derim; güzel ülkemin lisanslı bir atlet ve triatleti olarak bir yarı maratonu da böylece bitiririm. Gelecekte görüşmek üzere...

Sevgi ile,

Elif Demir Uğur

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 980
Kayıt tarihi
: 01.09.15
 
 

İnsan Kaynakları Müdürü, İşletme Doktora, MBA, Eğitim Bilimleri Yüksek Lisans (Matematik), Matema..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster