Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
3885
 

Eğlenilecek adamlar ve evlenilecek adamlar..

Eğlenilecek adamlar ve evlenilecek adamlar..
 

Biz kadınlar alıştırılmışızdır "Eğlenilecek kadın ve evlenilecek kadın" ayrımına. Hepimizin içinde de, gizli bir yerlerde yatar durur evlenilecek kadın olma arzusu..Çünkü eğlenilecek kadın olmaktan bir kaç numara büyüktür, hatta epey epey bi numaralar büyüktür evlenilecek kadın olma durumu..Bir tarafta geçici olarak değerlendirilen, günü çıkarmaya, anı hoş geçirmeye yönelik olarak bakılan "Bugün olsun da! Yarın olmasa da olur!" diye değerlendirilen "hafif"kadınlar..Öte yanda "Beni ve ilişkimizi çok iyi taşıyor. İdeal eş ve ideal anne" diye tabir edilen ve erkeklerin ilerde "Hayat Arkadaşı" sıfatıyla şereflendirecekleri hayatlarının kadınları..

Peki nerde başlıyor ve bitiyor bu ayrım.. Hangi kadının hangi özelliğinden kaç gram veya kilo alıp, diğer kadının hamuruna katıp yoğurunca değişebiliyor bu durum? Gerçekten de mümkün müdür formüllerle oynayıp kadınların hamurunu değiştirmek acaba?

Evlenilecek kadınların hamuru kulak memesi kıvamında mı tutuluyor ki daha güzel, daha garantili pişiyorlar.. Eğlenilecek kadınlar da yoksa kek hamuru gibi biraz akışkan bırakıldıklarından mı, uygun sıcaklıkta güzel güzel kabarırken, hayat fırının kapağı biraz aralanınca puf diye sönüveriyorlar? Kim karıyor bu harçları? Kim hazırlıyor bu malzemeleri? Fırını kim ısıtıyor?. İlişkinin pişme esnasında fırın kapağını zamansız aralayan kim veya aralayanlar kimler?

Yoksa entrikalarla dolu bu hayat döngüsü içinde bazı hamurlara hileler mi katılıyor birileri tarafından?!. Bazı kadınların hamuru karılırken, şakacı veya kötü niyetli birileri hamurun içine şeker yerine tuz mu katıyor ki, tadanlar suratlarını buruşturabilsin? Hani eski Türk filmlerindeki kareler misali..Hani mutfakta kaynayan çorba tenceresinin içine bir kavanoz şeker boca edenler, kahveleri tuzla pişirenler misali..Birileri aslında iyi olan ve olabilecek bu kadınları kötü göstermeye mi çalışıyor fesatlıklarından? Takdir etmesi gereken gözler kıskanç bakan gözlere, övmesi gereken diller fesat konuşan dillere mi dönüşüyor acaba? Yaftalar mı yapıştırılıyor böylelikle gıyablarında?!.

İçinden çıkılabilecek gibi değil doğrusu!.. Zaten erkek olmadığım için evlenilecek veya eğlenilecek kadınlar üzerine çok fazla kafa yormam da gereksiz gibi geliyor bana.. Ben daha çok alışıldık olmayan, erkeklerin belki henüz bilmediği ama kadınlar arasında da gün geçtikçe yayılan "Eğlenilecek adamlar ve evlenilecek adamlar" mevzuuna açıklık getirmek istiyorum biraz. Doğrudur! Erkekler kendi ayrımlarını zamanla biz kadınlara da kabul ettirdiler belki ama unutmamak gerekiyor ki, intikamcı birer kedi olan kadınların elleri de armut toplamıyor geçen yıllarla birlikte. Haberiniz olsun beyler! Karşı cephede de benzer hareketlenmeler var..

Son dönemlerde tanık olduğum sohbetlerle ve kendi gözlemlerimle biliyorum ki, erkekler de artık bu anlamda iki ayrı kategoride değerlendiriliyor kadınlar tarafından. Özellikle büyük kentlerde, kendi özgür yaşamını inşa etmeyi başarabilmiş kadınlar evlenmeye karar verme aşamasına gelinceye değin, eğlenilecek adamlarla gününü gün etmenin peşinde koşuyorlar.. Karşılıklı bir "kısa günün karı" koşuşturmacasıdır sürüp gidiyor ama?..

Bakalım! hayırlısı!?.

Erkekler de çok çeşitlendi artık kadınların gözlerinde. Ve dolayısıyla farklı niteliklerine farklı puanlandırmalar yapılıyor artık cesurca, özgürce.. Mesela?..

Erkekler vardır şakacıdırlar..Erkekler vardır eğlencelidirler. Hem eğlenmeyi bilirler hem de eğlendirmeyi becerirler..Erkekler vardır asi ve hoyrattırlar.. Vahşi bir ata gem vurmak misali bir heyecan yaşatır kadına böyleleri..Tam "biraz ehlileştirdim" derken bir anda şaha kalkıp kadının yüreğini ağzına getirirler..Erkekler vardır kıskançtırlar..Zamanlı zamansız, yerli veya yersiz, haklı veya haksız kıskançlık yaparlar.. Kıskanılma duygusunun eşsiz tadıyla, başka erkekler için hala beğenilebilir bir kadın olduğunu fark ettirirler ve potansiyel bir çekiciliği olduğu duygusunun müthiş hazzını yayarlar kadının içine.. Erkekler vardır şiir gibi konuşurlar..Çok incedirler, hatta belki birer "Romantik serseri"dirler. Yaptıkları jestlerle kadının başını aklından alıp götürürler.. Ama sorumluluk üstlenmeye gelince, kafalarını kabuğuna çeken kaplumbağalar misali, kapkalın kabuklarıyla örtünürler..İşte böyle erkekler "Eğlenilecek adamlar" sınıfına girer çoğu kadının gözünde.

Çünkü kadın eğlenmek için neşeli, şakacı, serseri ruhlu ve asi adamları tercih ederken evlenmek söz konusu olduğunda "Ciddi" adamlar ararlar karşılarında. Belki de o yüzden evliliğe yürüyen ilişkilerin adı "Ciddi ilişki" dir..Kim bilir!??

Kadın, sahiplenme içgüdüsüyle dozunda kıskançlığı her zaman sever. Arar da hatta. Ama evlilik söz konusu olduğu olduğunda, evliliği zaten sahiplendiği bir ilişki olduğu için kendi gözünde, gereksiz kıskançlık gösterilerinden de bunalır. Eğlenmek aşamasında erkeğin kıskançlığı kendisini ona daha da "Kadın" hissettirirken, evlendiğinde tercih etmez olur kıskanç adamı..

Evlenilecek adam ağır olmalıdır, oturaklı olmalıdır.. Kadın ruhundan anlayıp, nerde ne zaman jest yapması gerektiğini bilebilmelidir. Öyle eğlenilecek adamların yaptığı gibi, her ortamda ve herkese jestler yapılmasını ve iltifatlar edilmesini istemez evlenen kadın. Eğlendiği adam kız arkadaşlarının gözünde kadını yüceltirken, yanı sıra o kız arkadaşların gönüllerini de hoş edebilir! Sorun olmaz bu. Hatta kadının göğsü kabarır.. Ne kadar ince bir adamla birlikte olduğunun anlaşılmasından ve kendine gıptayla bakılmasından büyük haz alır. Ama evlendiği zaman, kendi çevresindeki kız arkadaşlarına öyle yersiz iltifatlar ve maymun gibi şirinlikler yapmasına da gerek yoktur kocasının, değil mi?!! Evlendiği adam ağır olmalıdır, oturaklı olmalıdır, ölçülü olmalıdır..Olmalıdır da olmadır.. Ama bütün bu aradıkların hepsi bir arada, tek bir adamda var mıdır?

Muhtemelen yoktur.. Onun için evlenene kadar "Eğlenilecek Adamlar" olmalı ve..

İş evlenmeye gelince "Evlenilecek Adam" aranmalıdır.

Erkekler evlenmek için hafif olmayan ağır kadınlar, kadınlar da evlenmek için ağır adamlar ararken..

Eğlenmenin, birlikte gülebilmenin, birlikte heyecanlanabilmenin tadını "Eğlenilecek" insanlarda bırakıp, ağır şahsiyetlerle evlilik yaparlarken..

Yani heyecanlı kalpleri, gülen gözleri, ağız dolusu atılan kahkahaları, mutluluk veren jestleri, göz pınarlarını dolduran duyarlılıkları..Yani güzel ve renkli olan bir çok şeyi başka insanlarda, başka tarihlerde ve mekanlarda bırakırlarken..

Ciddi ilişkilerinin sürüklendiği son noktada, nikah dairelerinde, ağırlığından yerinden kalkması mümkün olamayacak evliliklere imza atarken buluyorlar kendilerini sanırım.

Ama fark etmedikleri, gözden kaçırdıkları çok büyük bir detay var ki, o da:

Bu ağırlığı en başta yüreklerinin kaldıramayacak olduğu!!!

Bu da hafife alınası bir ağırlık mıdır ki acaba?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlginç, kategorizinize uyan "erkek" hakkında çok şey sözetmişsinizde, bu kategorinize uyan, genelleştirdiğiniz "erkek" cinsinin özelliklerinden pek söz etmemişsiniz. Şöyle açıklamakta yarar var. Sizin ve daha önceki bir blog yazarının söz ettiği "erkek" sanırım alttaki özellikleride barındırıyoR, başkada nasıl anlatılır size bırakıyorum. Bir elinde tesbihle dolaşıyordur hala, tesbihin yerinde kalem de olsa kafasında tesbih vardır en azından. Kadını iki bacak arasında görmenin dışında da tarif edenlerede bozulması gerek, eğlenilecek kadının tarifinide göbek atılarak eğlenilecek diye tarif ediyordur mutlaka... Çocuklarının anası tarifinden anladığıda evde iş yapıp karın doyurtacak olmalı. Tersi kadının aradığı eğlenilecek ve evinin adamı olacak tarifinide her iki blog yazarı olarak açıklamışsınız zaten.... Hayırlı eğlenceler....

Yücel EVRENN 
 05.10.2006 12:50
Cevap :
:)) yorumunuzdan algılayabildiğim kadarıyla tanımladığım erkek profillerini kendi tercihim olarak algılamışsanız..Eğer böyle ise, üzülerek yanıldığınızı söylemek durumundayım. Bir genelleme yaparak, ironik bir yaklaşımla değerlendirme yapmaya çalışmıştım.. Ama bu arada, elinde tesbih taşımasa bile kafasında tesbih şaklatanlar olduğu tespitinize kesinlikle katılıyorum. Dışarda çok modern ve aydın görünmeye çalışırken (ki başarıyorlar da), evde eşinden kendisinden yarım saat önce yataktan kalmasını isteyen ve karısına sadece ahçı ve çocuk bakıcısı olarak bakan çok adam tanıyorum. Hem de gayet yakından :))  06.10.2006 0:19
 

süper olmuş:)

Sema CURUK 
 04.10.2006 10:25
Cevap :
:)) Teşekkürler.  04.10.2006 13:12
 

Yaptığın mükemmel tespitlere ve lezzetli analizlere, "katılıyorum, lakin/bir de işin şöyle bir boyutu var" kıvamında yazdığım yorumlar neticesinde "ulan ne muhalefet adam! bir gün de birşeye kafa sallayıp geçiştirsin" diyor musun bilmem. Evlenilecek 'ağır abiler'in ağırlığı altında ezilen kadınlar, bir noktadan sonra mutlaka ama mutlaka 'romantik sersilere' sığınıyorlar; boşansalar da boşanmasalar da...

Alptekin YILDIZ 
 04.10.2006 1:57
Cevap :
:)) Aslında bu aşırı muhalif(!) tutmundan çok sıkıldığımı söylemek isterdim amma velakin ayıp olacak diye susuyorum bak! Bir gün patlayacağım haberin olsun! :)) Hem fikir olabilmek güzel şey sanırım. Her ne kadar çoğumuz, başkalarının hep bizim gibi düşünmesini istesek ve yeğlesek de, ben kendi adıma hiç böyle olmadım. Herkesin bir ''kendine göre'' si vardır mutlaka..Bunu kabul edip saygı gösterebildikten sonra bir sorun kalmıyor zaten.. Ben gene de, yorumun için teşekkür ederken, bir daha sefere bu kadar şiddetli eleştirme demeden edemiciim :)) Şu anda kısa cevaplamayı beceremediğim gibi, kısa yorum yazmayı da beceremediğinden hep erteliyorum yorumlarımı ben. Ama yazılarını ve değerlendirmelerini severek okuduğum arkadaşlardan böylesi muhalif(!) yorumlar almak beni çoook mutlu ediyor. Sağlıcakla kal..  05.10.2006 10:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 889
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2109
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1969 İstanbul'unda açmışım gözlerimi bu dünyaya... Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, şimd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster