Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
247
 

Ekonomik yaklaşım

Ekonomik yaklaşım
 

Eminim ki çoğunuz bu başlığı okuduğunuzda bu yazının iktisadi konuları içeren bir yazı olduğunu düşüneceksiniz. Ancak yazıyı okumaya başladığınızda ve yazının derinlerinde yol aldığınızda açık ve net bir şekilde görüleceksiniz ki bu yazı herhangi bir iktisadi konu içeren bir yazı değildir.

Olaylara ya da hayata hangi pencereden baktığınız çok önemlidir. Zira olaylara ya da hayata bakış açınız yaşam tarzınızın dünya üzerindeki bir nevi tezahürüdür. Bunu düşüncelerinizle harekete geçirirsiniz. Düşünürsünüz ve düşündüğünüz şekilde de yaşarsınız. Yaşam şekliniz nasıl düşündüğünüzü gösterdiği gibi, düşünce tarzınız da nasıl yaşadığınızı gösterir.

Bu açıdan olaylara ya da hayata bakıldığında “Ekonomik Yaklaşım”ın ne olduğu üzerine çeşitli teoriler geliştirilebilir. Olayın gelişme evresi, sürece hangi açılardan baktığınızla ilgilidir. Buna binaen hayatın olağan akışı içinde sıkça yaşadığımız bazı durumları incelemekle başlayalım.

Kâinatın var olduğu ilk andan itibaren, belki de geri döndürülmesi imkânsız olan ve de hızına bir türlü ulaşılamayan “zaman”ın insanlar tarafından nasıl kullanıldığı kısmı incelemeye değer bir konudur. Ekonomik yaklaşım açısından zamanın kullanılma yönü ele alındığında karşımıza çıkacak olan olgu “kısa bir zaman içinde maksimum faydayı elde etmek” olacaktır. Zaman, her aşaması sağlıklı bir şekilde programlandığında ve hazırlanan programa sıkı sıkıya bağlı kalınıp oluşturulmak istenen düzen istikrarlı bir şekilde uygulandığında zamanın kullanılan her bölümünde maksimum faydalara ulaşılacaktır. Teoride bu olayı incelediğimizde kulağa hoş gelmekte, fakat uygulama aşamasını düşündüğümüzde ise böyle bir şey imkânsızmış görünmekte. Oysaki imkânsız olan hiçbir şey yoktur. İmkânsızı hayatın kendisine dâhil eden insanın ta kendisidir. Bunu test etmek için denemek ve görmek gerek.

Bu kapsamda incelemeye değer diğer bir konu ise; zamanın belli bir bölümünü içeren “yaşam” kavramıdır. Yaşam bilindiği üzere anne karnında başlar, kara toprakta biter. Bu evre doğum ve ölüm evresi olarak da adlandırılabilir. Bu olaya ekonomik yaklaşım açısından bakılırsa “doğum ve ölüm evresi arasında hayat bulan yaşam alanında, ulaşılması düşünülen hedeflere minimum zararlarla ulaşmaya çalışmak” olacaktır. Bu başarının sağlanması yolunda izlenecek olan rotanın zamanında çizilmiş olması, bu rota izlenirken hangi aşamada nelerin yapılması gerektiğinin belirlenmiş olması ve bu yolda karşılaşılan güçlüklere karşı mücadelede ödün verilmemesi, kişinin sahip olduğu özgüveni her aşamada bir basamak yükselterek yoluna devam etmesi gerekmektedir. Günümüz dünyasında gerçek manada düşünüldüğünde ulaşılması güç bir olgudur bu. Ancak kişi çıkmış olduğu bu yolun sonunda başarıya ulaşacağına tam olarak inandığı ve bu yolda yapması gerekenleri yaptığı takdirde ulaşılması düşünülen bu hedef gerçekleşecektir.

Bu kapsamda incelemeye değer diğer bir konu ise; var olduğumuz andan yok olacağımız ana dek geçen sürede “doğru insanı bulabilmek” olacaktır. Ekonomik yaklaşım açısında bu olay irdelendiğinde “var oluş ve yok oluş evreleri boyunca devam eden hayat sürecinde doğru zamanı bekleyip, doğru yerde, kişinin varlığında yeniden hayat bulabileceği doğru insanı bularak bireysel yalnızlıktan kurtulması” olarakkarşımıza çıkmaktadır. Böyle bir olayın gerçekleşmesi için yapılması gereken aceleci davranmamak, doğru zamanın oluşması aşamasında sabır göstermek, ne istediğini bilmek ve şartlar oluştuğunda bu durumu lehte kullanmaktır. Şartlar oluştuğunda bu durumun lehte kullanılması tek başına yeterli olmayacaktır. Bu adım sadece başlangıç aşamasını oluşturmakta ve sonrası için bu olayın sürekli olabilmesi için yapılması gerekenlerin de zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekmektedir. Ki o zaman tam olarak söylenebilir ki karşımıza çıkan fırsat değerlendirilmiştir. Aksi bir durumda başlangıç aşamasında atmış olduğumuz tek bir adımla elde ettiğimizi düşündüğümüz şeyi farkında olmadan başlarken kaybetmiş oluruz.  

Süreçler her ne kadar zor gibi görünse de gerçekleşmesi mümkün olan olaylardır. Tabi ki, bu aşamaların her birinde bireylerin maruz kalacağı fırsat maliyetleri de olacaktır. Eğer ki düşündüklerimizin gerçekleşmesini istiyorsak, vazgeçmemiz gereken bir takım şeyleri de gözden çıkarıp bazı tavizler vermek zorunda kalacağız. Hayatın olağan akışında vermek zorunda kaldığımız tavizler gibi…

Ekonomik yaklaşım açısından olaylara baktığımız zaman daha birçok şeyi bu konu dâhilinde düşünebiliriz. Benim düşündüklerim şu an için bunlar. Bakalım siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1356
Kayıt tarihi
: 24.06.11
 
 

Çukurova Üniversitesi Maliye Bölümü mezunuyum. 8 Nisan 1987 doğumluyum ve Adana'da Seyhan ilçesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster