Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '19

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
43
 

Erdoğan'sız Türkiye Oyunları

ERDOĞAN'SIZ BİR TÜRKİYE...

Bu oyunun patenti, bu konuda birlikte hareket eden Amerika ve Batı'ya ait... Ama, ne yazık ki, bu oyun, başta CHP olmak üzere, HDP, İP, SP tarafından da desteklenmektedir... Bunlara, Kılıçdaroğlu'nun "mazlum" dediği FETÖ sempatizanlarını, DHKP-C'yi, AKP küskünlerini, özellikle de, Abdullah Gül, Davutoğlu ve Ali Babacan üçlü birlikteliğini de ilave etmek gerekir...

Bu arada,Erdoğan'a duydukları "kin ve nefretlerini", devletin geleceğini ikinci plana atarak, bilerek ya da bilmeyerek, "Erdoğan gitsin de kim gelirse gelsin" şeklindeki algı operasyonlarının etkisinde kalan bir kısım halk kesimlerini de "Erdoğansız Türkiye" isteyenler arasına katmak gerekir..

*

EERDOĞAN'SIZ TÜRKİYE İÇİN İLK DENEME...

Bilindiği gibi, bunlardan ilki, Türkiye insanlarının, adını, ancak Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterildiğinde duymuş olduğu, "Mısır-İslam" kültürü ile yetişmiş, öğrenciliğinde Mısır okullarında esas duruşta Mısır Milli Marşını söylemiş ve dinlemiş Türkiye yabancısı bir adam... Laik Türkiye Cumhuriyetine Cumhurbaşkanı adayı olan Ekmeleddin İhsanoğlu idi.

Bu kişiyi ilk kez, Cumhurbaşkanı adayı bulmak için sağı solu dolaşıp, araştırma yaparken, ancak, birden bire (sanki kulağına biri tarafından fısıldanmış gibi) Türkiye'ye tanıtan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi de oyuna getirerek, Cumhurbaşkanı "Çatı adayı" diye ortaya attan bizzat CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'dur.

Kim bilir, İhsanoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı'na aday gösterilmesi, belki de, Pensilvanya ve Washington ortak yapımı bir projedir.

İhsanoğlu, Kılıçdaroğlu'nun son zamanalarda dilinden düşürmediği, "yönetimde liyakat" kavramına uygun muydu, acaba?... Yoksa, O'da, "Erdoğan gitsin de kim gelirse gelsin" projesinin dışarıdan ithal edilmiş bir elemanı mıydı?

*

ERDOĞAN'SIZ TÜRKİYE İÇİN İKİNCİ DENEME...

CHP Genel Başkanı Kılıdaroğlu'nun , bu ilk denemesi başarısız olunca ikinci denemeye girişti. Bunun için de, CHP Genel Başkanlığı için kendisine rakip olarak gördüğü Muharrem İnce'yi, "gel buraya Muharrem" diyerek, Cumhurbaşkanlığına aday gösterdi....

Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanlığı'na seçilemeyeceğini  biliyordu. Aslına, amacı, İnce'nin CHP içindeki etkinliğini zayıflatmak ve genel başkanlık için bir rakibini saf dışı bırakmaktı.

Kılıçdaroğlu'nun bu oyununun arkasında Pensilvanya'nın olduğunu sanmıyorum... Ama, bu projenin de, Kılıçdaroğlu ve Washington yapımı bir proje olduğunu düşünüyorum..

Muharrem İnce, ilk falsonunu, "ben Cumhurbaşkanı. seçilemezsem dolar 10 lira olur" diyerek verdi. Bu bilgiyi aldığı yerin Amarika olduğunuda söyledi...

Muharrem İnce de, Kılıçdaroğlu'nun "yönetimde liyakat" kavramına hiç de uygun olmadığını Cumhurbaşkanı seçimleri öncesinde gösterdiği perfornmans ile de göstermişti zaten...

Bu da olmadı...

*

ERDOĞAN'SIZ TÜRKİYE İÇİN ÜÇÜNCÜ DENEME...

Bu iki deneme de tutmayınca, "ABD ve Pensilvanya ortak yapımı" daha sert bir proje olan "15 Temmuz Darbe Girişimi" devreye sokuldu. Bu projeye, "CHP'nin ve Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun" da, "hiç itiraz etmeyeceğini düşünülmüş" olmalı ki, darbe sonrasında görülenler, proje sahiplerini haklı çıkarmıştır..

Darbeciler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve direnişe çağırdığı vatandaşların hiç düşünmedikleri karşı koymaları görünce, işi yarı yolda bıraktılar...Hem Amerika, hem Pensilvanya ve hem de CHP,  büyük hayal kırıklığına uğradılar...Kılıçdaroğlu, darbe girişimine, "tiyatro" dedi çıktı; darbeye kalkışanları "mazlum" olarak gördü ve onların yanında yer aldı... Ama 3 yıl sonra, CHP yönetiminin etkili bir üyesi, "bu tiyatro falan değil; bal gibi darbe" dedi ve Genel Başkanını yalanladı...

Bu da tutmadı...

*

ERDOĞAN'SIZ TÜRKİYE İÇİN DÖRDÜNCÜ DENEME...

Bu deneme önceki denemelerden biraz farklı...Bu, Erdoğan'ı Cumhurbaşkanlığı'ndan etmekten daha çok AK Parti'yi bölmek; en azından partinin küskünlerini de (bunların bazılarına partinin fırıldakları da diyebiliriz) yanlarına çekerek yeni bir parti kurarak AK parti'den oy tırtıklamak...

Bu projenin ya da oyunun arkasında da Batı'nın desteğinin olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Bu projenin oyuncuları da hep bildiğimiz kişiler...

Başta Kılıçdaroğlu, sonra Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan

Planları ne?... Plan şu:

Abdullah Gül, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Kılıçdaroğlu, Meral Akşener, Karamollaoğlu, Demirtaş(HDP) bir araya gelerek, "aşure" ya da "türlü" yemeği gibi bir karışımla, AK Parti'nin çoğunluğunu azaltmaktır. Bir anlamda, AKP+MHP'nin, TBMM'deki birlikteliğini etkisiz hale getirmek ve Erdoğan'ın güvenirliliğini tartışır hale getirmektir.

Son günlerde, Kılıçdaroğlu tarafından gündeme getirilen "Tarafsız Cumhurbaşkanı için referandum" konusu da, bu "dördüncü denemenin" ilk adımıdır... Bunu da unutmamak gerekir...

Özetle, "maksat üzüm yemek değil; bağcıyı döğmektir".

Bu karışımdan bir iktidar partisi çıkmaz... Bunlar, daha Meclise giderken yolda dağılırlar ve birbirlerini kaybederler... 

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eli kolu bağlı mı?

Elbette değil... 17 yıldan bu yana aralıksız tek başına iktidar olmuş ve bu iktidarını  Cumhurbaşkanı olarak daha da güçlendirmiş olan Erdoğan'ın bu son oyunlarını bozacak bir planının olmaması mümkün müdür?

Bunu ilerde anlayacağız... Şu anda, iktidar partisinin gündeminde, karşıtlarının bu oyununu bozmaktan daha önemli olarak gördüğü iki konu vardır. Bunlardan biri, "ülke ekonomisinin" iyileştirilmesi; ikincisi de, ilgili tarafların "arapsaçına" döndürdüğü  dış politika sorunları vardır. 

*

S O N U Ç...

Abdullah Gül. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın bu üçlü girişimini--belli ki Kılıçdaroğlu'nun da beraber olduğu-- yukarıda anlatmaya çalıştıklarımın dışında nasıl değerlendirmek gerekir?

Kılıçdaroğlu için bir şey demiyeceğim; çünkü, O'nun "siyasi tezgahları" hakkında çok sayıda blog yazdım. Bunları tekrarlama gerek yok. Ama, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan için bir şeyler yazabilirim.

Örneğin, Davutoğlu ve Babacan'ın, Erdoğan'ın karşısına geçmelerini; işini iyi yapamayan ve kendilerine verilen görevin sınırlarını aşan ve iş yerinde sıkıntı yaratan işçilerini kovan patronlarına duydukları kızgınlık gibi algılayabilirim..

Ama, Abdullah Gül için, "anlaşılır ve anlatılabilir" bir neden bulmakta zorlanıyorum; dilimim ucuna gelen nedeni de söylemek istemiyorum...Çünkü bu nedenin, bana göre hiçbir hafifletici yönü yoktur...

*

S O N  S Ö Z L E R...

Erdoğan'sız bir Türkiye özlemi çekenler, daha çok beklerler...Bu kadar uzun bir süre ülkeyi yöneten bir lider, bana göre "sıradan bir seçim kaybederek" görevini bırakmaz...

Türkiye'nin, gelecek tarihine yazılacak ve uzun yıllar konuşulacak bir iz bırakmak zorundadır. Örneğin, "İKİNCİ CUMHURİYET" gibi... 

Önce, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1923 yılında kurduğu Cumhuriyetimizin, 100. Yılını bir kutlayalım ve "Cumhuriyetimizin 100. Kuruluş yıldönümünde farklı bir Türkiye düşlüyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ulaşmak istediği ya da ulaştığı "2023 Hedeflerini" bir görelim...

 

cdenizkent

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Önemli bir yazı, bu şekilde düşüncelerin ileri sürülmesi lazım ki ne yapılmak isteniyor anlayalım.

Kerim Korkut 
 25.07.2019 15:04
Cevap :
Merhaba Kerim Bey... Bu ülkede, Erdoğan gitsin diye, vatanını bile feda edecek insanlar(neyse ki fazla değiller)vardır. Bugün okuduğum gazetelerden birinde, bu konuda şöyle bir ifade gördüm. Aynen alıyorum: "İktidarı düşürmek şartıyla vatanını düşürmeye bile razı olanlar için zilletten başkası yoktur"...Teşekkürler ve selamlar.  25.07.2019 22:07
 

Değerli cdenizkent, Tarih, (kendisinden-yaşananlardan)ibret almayanları için iyi bir cezalandırıcıdır. Bugün yaşadıklarımız; Sultan Abdülaziz ve II.Abdülhamid dönemi ile nerede ise birebir örtüşmektedir. Osmanlıyı Cumhuriyet döneminde (kasıtla) o kadar kötü anlattılar ki, "Osmanlı!" ismini duyan yeni neslin aklında sadece "kin-nefret-cehalet-yokluk" uyanmaktadır. Geçmişten bu şekilde bağı koparılan insanımızın bu yaşananları doğru şekilde değerlendirmesi mümkün değildir. Özetle: "Islahat" deli gömleği giydiğimiz günden bu güne (cumhuriyet dönemi dahil) (ekonomik-siyasal) yarı sömürgelikten kurtulamadık. Erdoğan (2.Abdülhamid misali) bir hamle yaptı, ancak tarihini, siyaseti, batıyı bilmeyenler, onu aşağı çekmek için bilinçsizce uğraşmaktadır. Ancak, milletimiz basiretlidir. Herhalde kendisi için iyi olanı yine o belirleyecektir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 24.07.2019 12:52
Cevap :
Merhaba Canmehmet Bey...Haklısınız...Bana göre de,"Tarih okumak yani tarih, "Muazzam bir erken uyarı sistemidir. Tarih bilmeyenler, özellikle "siyasiler", pusuladan anlamayan gemi kaptanlarına benzer.(Bu konuda,10 Ağustos 2017 tarihli ve "Tarih Bilinci" ve "Tarih okumak" başlıklı bloğuma bir göz atmanızı isterim).Kişilerin "doğum tarihlerini", "evlenme tarihlerini" bilmeleri "tarih biliyor" anlamına gelmez:))... Yorumunuza ben de şu düşüncemi ekleyeyim...Bloglarımı yazarken(genellikle "TARİH" ve "SİYASİ TARİH" konularında)yeri geldiğinde, hep söylerim: "Geçmişimizi bilmeyen günümüzü değerlendiremez; günümüzü değerlendiremeyen de geleceğe yönelik sağlıklı öngörülerde bulunamaz"...Teşekkürler ve selamlar...  25.07.2019 7:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 904
Toplam yorum
: 2385
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1315
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster