Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1518
 

Ermenistan'a Yolculuk

Ermenistan'a Yolculuk
 

31 Mart-15 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan İstanbul Uluslararası Film Festivali, yine son derece başarılı ve görülmeye değer filmlerle buluşturuyor İstanbullu sinemaseverleri. Bende bir sinemasever olarak festivali vaktim el verdiği ölçüde takip etmeye çalışıyorum.

Bugün saat 19.00’da Beyoğlu Atlas sinemasında 2006 yılı Fransız yapımı Le Voyage En Armenie (Ermenistan’a Yolculuk) isimli filmi izledim. Açıkçası izlemeye giderken konusu dışında film hakkında fazla bir bilgim yoktu ve nasıl bir yapımla karşılaşacağımı tam olarak tahmin edemiyordum. Ancak filmi izledikten sonra şunu kesinlikle söyleyebilirim ki; Ermenistan’a Yolculuk bugüne kadar izlediğim en insancıl, en sıcak, en samimi ve en duygulu filmlerden biri. Film, politik bir mesaj verme kaygısı taşımadan çeşitli sürprizler ve duygu fırtınalarıyla dolu bir yol hikayesi anlatıyor izleyiciye. Yol hikayesi derken belgesel tarzında bir tanıtım filminden söz ettiğimi sanmayın sakın. Zira bu film ondan çok daha fazlasını veriyor.

Çok küçük yaşlarda Ermenistan’dan Fransa’nın Marsilya kentine taşınan ve hayatının neredeyse tümünü orada geçiren Barsam, doktor olan kızı Anna’dan ciddi bir kalp rahatsızlığının olduğunu ve en kısa zamanda ameliyat olması gerektiğini öğrenir. Ancak Barsam, ameliyat olmak yerine vatanı Ermenistan’a gitmeyi tercih eder. Üstelik giderken ona engel olabileceği düşüncesiyle kızına da haber vermez. Anna, babasının gittiğini öğrenince onu alıp geri getirmek için Barsam’ın peşinden Ermenistan’a gider ve Yerevan’da bir otele yerleşir. Ancak ne babasını nerede bulabileceği konusunda bir fikri vardır ne de Ermenice konuşabiliyordur. Babası bir Ermeni olduğu halde tek kelime Ermenice bilmeyen, Ermeniler ve Ermenistan hakkında da hemen hemen hiç bilgisi olmayan Anna, Ermenistan’da geçirdiği süre içinde hayatında ilk defa Ermeni olduğunu hisseder. Bu arada birbirinden ilginç insanlarla tanışır ve Ermenistan’da geçirdiği bir hafta onun için kelimenin tam anlamıyla ilginç olaylar ve keşiflerle dolu bir süreç haline gelir.

Robert Guediguian tarafından yönetilen Ermenistan’a Yolculuk filminin müziklerini Arto Tunçboyacıyan yapmış. Arto’nun çok sevdiğim içten müziğinin ve sesinin de filme ayrı bir güzellik kattığını rahatlıkla söyleyebilirim. Oyunculuklar da en az filmin kendisi kadar başarılı. Özellikle de Anna rolünü oynayan Ariane Ascaride gerçekten dikkate değer bir oyunculuk çıkarmış. Ascaride’nin İtalya’da bu filmdeki rolüyle, en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanmış olması da başarısının bir kanıtı. Filmin bir ödülü daha var: 2006 yılında Ermenistan’da yapılan Altın Kayısı film festivalinde Altın Kayısı ödülü.

İlginç karakterler, olaylar, özlemler ve duygularla yüklü bu yol hikayesini izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Film Ermenileri ve Ermenistan’ı tanımak için de çok güzel bir fırsat sunuyor sizlere. Çünkü olay örgüsü içinde Ermenistan’ı sinema perdesinden de olsa gezme, görme ve tanıma şansınız oluyor. Türkiye’de Ermenistan ve halkı hakkında çoğu kişinin neredeyse hiç bilgisinin olmadığını düşünecek olursak bu filmin bu anlamda da önemli bir işlevi yerine getirebilecek yeterlilikte olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Filmin finalinde Anna’nın gönüllü şöförü Manuk’un Ararat dağı (Ağrı dağı) hakkında söylediklerinin filmde beni en çok etkileyen şey olduğunu söyleyebilirim. Öyle ki gözlerimin nemlenmesine engel olamadım.

Filmin festival kapsamındaki ilk gösterimi bugün saat 19.00’da Beyoğlu Atlas sinemasında yapıldı. İki gösterim daha olacak: Biri 6 Nisan Cuma günü saat 16.00’da Beyoğlu sinemasında, diğeri ise 8 Nisan Pazar günü sabah saat 11.00’de yine Beyoğlu sinemasında. Eğer vakit bulursanız kaçırmayın derim. Birde biletinizi gösterimden bir gün önce alabilirseniz daha iyi olur. Zira ben biletimi bir gün evvelden almama rağmen güçlükle yer bulabildim.

Not: Filmin fragmanını http://www.youtube.com/watch?v=XuHpysPusGQ adresinden izleyebilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sireli Özlem Açıkçası yazdığın yazıyı okurken çok tuaf hisler yaşadım bu muhteşem yazıyı yazdığın için bir teşekkürü borç biliyorum. Maalesef filmi izleme fırsatı bulamadım çünkü o tarihlerde Hayastanda ömürümün en güzel aylarını gerçirdim hala gitmeyenler varsada çok fazla şeyler kaçırdılar diye düşünüyorum. yazı için tekrar teşekkürler

Alen Hekimbas 
 21.04.2007 13:46
Cevap :
Sireli Alen, Öncelikle yorumun ve güzel sözlerin için asıl ben sana teşekkür ederim. Filmi kaçırdım diye üzülme çünkü Hayastan'a gidip oraları bizzat görmek filmi izlemekten çok daha önemli. Filmi DVD'den de izleyebiliriz ama Hayastan'a gitme şansını her zaman bulamayabiliriz. Tekrar teşekkürler Sevgiler...  22.04.2007 1:14
 

Sireli Özlem Ermenistan a Yolculuk u, senin o eşsiz anlatımın ve önerin üzerine 6 Nisan 16 matinesinde son kalan bileti alarak (bu işlerde pek şansım yoktur ama-gişe görevlisi: şanslısınız son bileti size veriyorum dedi) seyrettim. Dediğin gibi harika bir kurgu, sanat ve içtenlikle dolu bir bütündü bu film. Önerilerini bekleyeceğiz. Paylaştığın için teşekkürler..... Sirov Hayeren Kurs Arkadaşın Sinan

sinan dal 
 07.04.2007 13:29
Cevap :
Parev Sireli Sinan Bey:) Böyle güzel filmler hakkında bilgi edindikçe duyurmaya ve izlenimlerimi anlatmaya devam edeceğim. Bu arada Zadik bayramınızı şimdiden kutluyorum. Krisdos haryavi merelots. Orhnyal e Harutyun Krisdosi. Sıdesutyun... Özlem  07.04.2007 21:27
 

Parev Ozlem, yazin için çok tesekkur ederim. "Le Voyage En Armenie" filmini, begendigin ve tesvik ettigin için. Belki bu sayede Ermeni'leri ve Ermenistan'i tanimayanlar tanima firsati bulurlar ve art niyet pesinde kosmazlar, Sirov, kuyrik can.

Ohannes 
 06.04.2007 20:15
Cevap :
Parev Tsez Ohannis can, Rica ederim. Bir iki kişinin bile olsa filmi izlemesine vesile olabildiysem ne mutlu bana. Gerçekten çok samimi ve insancıl bir filmdi. Bu filmi izleyen herkes eminim ki Emenistanlılar'ın da aynı Türkler gibi duygulu, samimi ve köklerine bağlı insanlar olduklarını görecek ve ön yargılarını sorgulamaya başlayacak. Sirov, ahper can...  07.04.2007 0:10
 

Tam ben düşünüyordum ki, bu film üzerine bir blog yazmalıyım diye senin Alin Taşçıyan edasıyla yazdığın bu bloğu görünce vazgeçtim. Vazgeçtim çünkü itiraf etmeliyim ki, kafamda tasarladığım blog seninkisi kadar komplike ve bilgilendirici ol(a)mayacaktı... Bunun yanı sıra, Ermeniye ve Ermeni olan herşeye büyük bir önyargı olduğunu varsayarsakbu ülkede, bu film bu engeli aşmak için önemli bir fırsat da olabilir dediğin gibi...Sirov

Arek 
 05.04.2007 23:20
Cevap :
Parev Sireli Arek, Öncelikle sana şad merci;) Alin Taşçıyan'a benzetilmek benim için ne kadar büyük bir onur. Bu arada demek ki dün filmi aynı salonda izlemişsiz seninle:) Ben filmi gerçekten çok beğendim. Türkiye'de çok az ve genellikle kötü bir şekilde tanınan Ermenistan hakkında Türk izleyicisine farklı bir kapı açabilecek bir film. Yaklaşımı çok sıcak ve insani. Vakit bulabilsem bier kere daha izlemeyi bile düşünüyorum inan ki. Olmadı bir yerden DVD'sini edinmeye çalışacağım. Sıdesutyun Arek can;)  06.04.2007 1:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 273
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 4623
Kayıt tarihi
: 08.08.06
 
 

Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümü mezunuyum. Şu anda Marmara Üniversitesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster