Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '06

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
818
 

Gelecek üzerine notlar

Gelecek üzerine notlar
 

Gelecekte şimdi vazgeçilmez sandığımız birçok şey ortadan kalkacak. Mesela gazeteler artık kâğıda basılmayacak. Şimdikinden çok ince, çok hafif, çok az enerji harcayan, daha esnek, çok hızlı çalışan ve daha büyük ekranlı dizüstü bilgisayarlar olacak. Mukava kalınlığında, kolay katlanabilen, kolay taşınabilen bir bilgisayar nesli geliştirilecek. Bunları tıpkı şimdiki cep telefonları gibi otobüste, uçakta, arabada, parkta otururken kullanabileceğiz. Gazeteleri de cüzi bir ücretle abone olup o ortamdan okuyacağız.

Bir gün önce yaşanmış bir olayı haber vermek için bir sürü maliyetle basılıp dağıtılan ve en geç o günün öğlen sonrasında bayatlayan kâğıt gazetenin fazla bir ömrü kalmadı. Kâğıt, bir dokümantasyon ve iletişim aracı olmaktan çıkacak. Bu kötü bir gelişme olarak görülmemeli. Bugün yalnızca Türkiye’de günde ortalama beş milyon adet gazete basılıp dağıtılıyor. Bu yaklaşık bin tonluk yükün her gün yüzlerce kilometre ötelere taşınması demek. Bunların yaklaşık yüzde yirmisi-otuzunun da iade olarak geri döndüğünü hesaplayalım. Bunların basımında ağır ve zehirli kimyasallar kullanılır. Müthiş bir israf, büyük bir ağaç kıyımı ve kirlilik.

Ancak gazeteler şimdiki kimliği, imajı ve isimleriyle internet ortamında varlığını sürdürecek. Gazetelerin internet siteleri abonelik ve reklam gelirleriyle ayakta kalacak. Öte yandan reklam medyaları da değişecek. 

Daha ileriki aşamalarda rüya başlı başına bir sektör olacak. Daha uzun süre uyuyup daha derin ve hatırlanacak rüyalar görmemizi sağlayacak ilaçlar, rüya hapları bulunacak. Rüya, gerçek yaşama paralel bir yaşam haline gelecek. İnsan zihni bilimin ve sanayinin önemli bir faaliyet alanı olacak. Sanal yolculuklar yapacağız. Şimdi bilgisayarda oynadığımız oyunları zihnimizde oynayacağız. Mesela  geçmişteki bir savaşın içine girip asker olarak savaşabileceğiz.

İnsan ilişkilerinde büyük değişimler meydana gelecek. Yalnızlık daha da artıp mutlak yalnızlığa dönüşecek. Aşk ortadan kalkacak. Cinsel tatmin ihtiyacı büyük ölçüde sanal hazla giderilecek. Fiziksel cinsel haz ve tatmine ihtiyaç azalacak. Rüya, oyun, öğrenme ve zihin yolculuklarından alınan haz, cinsel zevk isteğini azaltacak. Erkeklerin sperm üretimi miktarı ve kalitesi düşecek. Çoğunluğu dölleme yeteneğini büyük ölçüde kaybedecek. Zengin, iktidar noktasında ya da karar verme mekanizmalarında yer alanlar hariç erkekler sadece tüketici olabildikleri ölçüde yaşayabilecek.

Ortalama ömür beklentisi zengin ülkelerde yüz yaşın da üzerine çıkarken yoksul ülkelerin vatandaşları şimdikinden de daha kısa ömürlü olacak. Nüfusu azalan ve yaşlanan ülkelerde hükümetler kiralık anneler çalıştıracak. İyi ve güçlü genlere sahip erkeklerden para karşılığı sperm alınıp ücret karşılığında taşıyıcı annelere nakledilecek. Anneler bu kiracı bebekleri isterse bebekleri yine bir ücret karşılığında bir süre emzirip büyütecek, isterse doğum yaptıktan hemen sonra devlete devredecek. Aile kurumu büyük ölçüde ortadan kalkacak. Kimsenin akrabası olmayacak. Buna bağlı olarak kimsenin mirasçısı da olmayacak. Herkesin malı mülkü devlete kalacak. Aslında bildiğimiz anlamda devlet de olmayacak. Şirket, parti, tarikat ve gizli örgüt karışımı bir yönetim yapısı ortaya çıkacak. Belli bir coğrafik sınıra dayanan devletlerin yerini daha küçük ölçekli, sanal ve kent düzeyinde topluluk örgütleri alacak.

Ulus ve din gibi toplumsal kategoriler ortadan kalkacak. Bugünkü dillerin tamamına yakını unutulacak. Dünyada büyük ihtimalle şimdiki İngilizce gramer kurallarına sahip ama içinde bugünkü birçok dilden birkaç milyon kelime barındıran tek bir “hiper-dil” konuşulacak. Büyük olasılıkla yeni bir yazı dili ortaya çıkacak. Daha çok simgenin kullanıldığı daha yoğun bir yazı biçimi ortaya çıkacak.

Hayat ve ölüm arasındaki fark azalacak. Çoğu kişinin öldüğünü dahi bilemeyeceğiz. Kişinin bilgisayarı yaşarken her gün yaptığı işleri sahibinin ölümünden sonra da kendi başına yapacak. Ancak ölülerin evlerde çürüyüp hastalık saçmaması ve mallarının devlet tarafından vakit kaybetmeden değerlendirilmesi için bir elektronik gözetim mekanizması geliştirilecek. Herkesin evinde bulunan sensörlerle canlı mı ölü mü olduğu belli aralıklarla bir ana bilgisayardan kontrol edilecek. Uzaktan vücut ısısı, nabız gibi belirtileri algılayan bir sistem geliştirilecek. 

Öte yandan “sanal ölüm” diye bir yok olma biçimi ortaya çıkacak. Kişilere ceza olarak iletişim hizmetlerine erişememe ve hiçbir platformdan mesaj gönderememe yaptırımları uygulanacak. 

Dünyadaki esas yaşam bu çerçevede sürecek. Ama bunu kabullenemeyen bazı insanlar gizlice belki mağaralarda, belki ıssız çöllerde ya da derin vadilerde geleneksel yaşam biçimlerini koruma mücadelesi verecek. Aşık olacak, çocuk doğuracak, tarım yapacaklar. Tabii bildiğimiz mesafe kavramları da ortadan kalkacağı ve egemen yaşam tarzı kendine sürekli yeni yaşam alanları arayacağı için bunu ne kadar başarabilecekler bilinmez.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beraber bir fantastik kurgu roman mı yazsak Celal Beyciğim ne dersiniz. Metal Fırtına'ya rakip olurduk:))))))))

S.USLU 
 05.12.2006 10:39
Cevap :
Sevgili S. Uslu vallahi düşünmüyorsam ne olayım! Şu tembelliğim olmasa çoktan yazmıştım bile. Bir itekleyen olursa ben ciddi ciddi girişebilirim bu işe. İstersen yazar, Metal Fırtına'yı da sollarız :)))) Çok selam...  05.12.2006 13:21
 

Sözettiklerinizi uygulamak için Kapitalizm her şeyi kullanacak... Ama başaramayacak... Sınırlar kalkacak... İnsanlar kardeşçe yaşayacak, paylaşacak... et yemeyecekler örneğin.. Av tamamen yasaklanacak...Eşit işe eşit ücret ödenecek... Uzay yeniden keşfedilecek... Cinselliğin keşfinden insanlar vahşeti algılamayacak..Mağaralarda eski düzen savunucaları saklanacak... yakalanırlarsa taş kırdırılacak yemekleri verilip sömürdükleri insanlar anımsatılacak... Geceleri kapıları çalınca korkanlar emekçiler, öğrenciler, aydınlar, biliminsanları olmayacak... Sözettiklerim de benim senaryom.. Saygılar

Yücel EVRENN 
 04.12.2006 15:01
Cevap :
Merhaba Yücel Bey, aslında sizi tek sözcükle "inşallah" diyerek yanıtlayabilirdim ama bu da yorumunuza saygısızlık gibi olurdu. Valla ben şahsen benim değil sizin öngörülerinizin gerçekleşmesi için elimden geleni yapmaya çalıştım, bundan sonra da çalışacağım. Yazdıklarım beklenti değil, gidişatın ulaşabileceği muhtemel sonuçlardan bazılarıydı. Umarım sizin dediğiniz gibi olur. Çok selam...  04.12.2006 20:31
 

ben de bazen ne olacak gelecekte diye hayal ederim. ve ben de ulus devletin gelecekte dev bir şirket- örgütler ağına dönüşeceğini düşünüyorum. kentler de senin dediğin gibi kendi başlarının çaresine bakmak ya da geri-dönüşümlü kendini besleyebilen küçük birimcikler olacak. uçmak serbest. stanislav lem'in kitabında olduğu gibi, kafa nakli olduğunda gelecekbilim kongresinde görüşürüüüz:))

Başak ALTIN 
 04.12.2006 14:50
Cevap :
Sevgili arkadaşım, bu yazının boyutlarında bu kadar uçabildim :)) Aklımdakilerin hepsini saysam her cümleyi ayrı bir blog olarak genişletmem gerekirdi. Gelecekbilim kongresini kaçırırsam hatırlat lütfen :)) Geleceğin iyi olsun.  04.12.2006 20:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3741
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster