Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
475
 

Genç olduklarını farkettiler...

Genç olduklarını farkettiler...
 

Netten alıntıdır.


Demokrasi havarileri, demokrasiyi bizlere bahşettiğinden (!) bu yana sesleri yoktu.
Alınmıştı sesleri, sessiz birer topluluk olmuşlardı.
Örgütlülüğün ne olduğunu ve gücünü bilemediler.
Çünkü onlara öcü olarak gösterildi. Kitap okuyup bilgiyi araştırmak yerine lise eğitimin devamı bir eğitime mahkûm edildiler. Araştırmak değil ezbercilik. Düşünmenin her bir biçimi kaldırıldı ortadan. Hazır kalıplar ile düşünmeleri, şıklara göre cevap vermeleri öğretildi onlara son 30 yıldır.

Nihayet damarlarındaki deli kan isyan etti.

Gençlik her zaman için toplumda itici güç olmuştur. Olaylar karşında süratle tavır alabilirler. Enine boyuna sonra düşünürler. Çünkü onlar gençtir. Her konuda söyleyecek şeyleri mutlaka olmalıdır.
Toplumlarına karşı duyarsız olmaları beklenemez.
Tepkisiz, sürü içgüdüsüyle hareket eden bir neslin geleceği asla olamaz. Şimdiki yaşlarda tepkilerini dile getiremezlerse ne zaman dile getirecekler. Görüşleri nasıl şekillenecek. Bazı kişilerin özlemleri mecliste sadece belirtilen görüşe el kaldıran kişiler yetiştirmek olabilir. Başbakan yardımcısı bile bir milletvekili için “ oy vermeye gelsin sadece” diyebiliyor. Bir milletvekiline bu şekilde bakan, gençlerine başka nasıl bakabilir ki.

“Onlar eğitim soruları ile uğraşsınlar, siyasetle işleri ne ” deme gafletini gösteren kişiler o makamları işte bu boş düşünceleri ile dolduruyorlar.
Gençler zamanında sorunlarına duyarlı olsalardı o kişiler oralarda oturamazdı. Protesto etmek için sizlerin davetine ihtiyaç yok. Hem nerde görülmüş böyle bir şey.
Talihsiz açıklamalar yapan başbakanlarımız ve bakanlarımız karşısında hayretler içinde kalıyorum. En ufak bir karşı görüşe tahammülleri yok. Yaratmak istedikleri tepkisiz toplum tanımına uymuyor tabii ki gençlerin bu son protestoları.
Gençlerin protesto etmemeleri bana göre ters ve abes iştigal ediyordu. Bunlar gösteriyor ki gelişmenin önü asla tıkanamaz.
Gençlerimiz bu gün cop yiyip, saçlarından tutulup yerlerde sürükleniyorsa. Gözlerine biber gazı sıkılıyorsa sanmasınlar ki susacaklar. Çünkü artık düşünmeye başladı ve ülke gerçekleri karşısında sessiz kalmayacaklar. Eninde sonunda onların ne dediklerine kulak verilmek zorunda kalınacak. YÖK başkanına istediklerini yaptırıp söyletiyor olmaları öğrencilere de söyletecek anlamına gelmez.
Bu gençler bizim gençlerimiz beğenmedikleri şeyleri en doğal şekli ile protesto edeceklerdir. Hükümete ve bize düşen görev bunları susturmaya çalışmak değil aksine seslerini duymak için gayret sarf etmektir.
Gözler kapatılıp, kafalar kuma gömülerek memleket yönetilmez.

Abdülhamit’in son maarif nazırı Mustafa Haşim paşa tarafından söylendiği sanılan “Keşke bu mektepler (okullar) olmasaydı... Maarifi ne güzel idare ederdim...”

Bu söze atıf yaparak; Düşünen insanlar ve gençler olmasaydı bu memleketi ne güzel idare ederdiniz değil mi beyler.

Sizler de haklısınız ..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Güher, bilirsiniz, bilgi toplumu olabilmenin ilk eşiği meselelerin sorgulanmasıdır. Ancak, bizim gibi gönüllü "asker toplum"larında (bugüne kadar) sorgulamak değil, itaat etmek esastı(r). Bu anlayışla yakın tarihe kadar güç sahibinin işine gelmeyen her ne varsa (bu güç sahibi devlet-hükümet-asker-yargı-medya olabilir) tüm yayınlar ya yasaklanmıştır, ya da ağır sansüre uğramıştır. Ve yakın tarihimiz bu örneklerle doludur. (Latife hanımın anılarının yayınlanması hala yasaktır) Gençlerimiz, gazetecilerimiz, aydınlarımız elbette ülke meselelerimizi sorgulamalı, iktidara bir taraftan bilgileri ile yol gösterirken, diğer taraftan da demokrasilerin vazgeçilmez şartı olan muhalefet görevini de yapmalıdır. Burada önemli olan bağcıyı (iktidarı) döğmek değil, bağdan üzüm yemektir. Sonuçta bizim olan bu ülkedir, siyasi partiler değil. Bir yerde doğruları varsa alkışlamalı, yanlışlarını da acımasızca eleştirmeliyiz. Ki, sorgulamayı öğrenerek bilgi toplumu olabilelim. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 16.12.2010 11:41
Cevap :
Merhaba Canmehmet bey; Katılım ve değerli katkılarınız için teşekkür ederim. Saygılarımla...  23.12.2010 9:52
 

üniversite gençlığinı susturdu, buna karşılık sağ kana-dı 30 yıldır besledi büyüttü. Biat kültürünü yeşertti. Hayali Küçük Ali ne maharetle oynatırdı kuklalarını. Kuklaları yönetmek kolaydır. Soru soran, isteklerini ortaya koyan irdeliyen gençlik her zaman onların korkulu rüyası olmuştur. Onedenle biber gazlarına, tekmelenmeye maruz bırakılılar.Selamlar, saygılarımla.

Hasan Göksu PBahçe 
 15.12.2010 1:01
Cevap :
Değerli katkı ve katılımınız için teşekkür ederim. Saygılarımla..  15.12.2010 11:47
 

Bunların derdi memleketi yönetmek değil ki Saygıdeğer Blogdaşım; memleketi özgürlük adı altında Ilımlı Müslüman kölelerden oluşan bir dikta rejimi ile idare etmek BOP eşbaşkanlığı yaparak... En pahalı et, en pahalı benzin, en pahalı otomobil şampiyonu ülkenin hükumeti olmakla övünsünler artık... Esefle, selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 10.12.2010 21:18
Cevap :
Mehmet bey bilmesine biliyoruz da...Hani dedik oluy yaa.. Severiz jandarmalığı. Gençlerimizin bu davranışları her şeyin o kadarda kolay olmayacağının bir göstergesi bence. Eseflerinize dikkat ederek saygılar benden size ...  11.12.2010 11:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 562
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2210
Kayıt tarihi
: 13.06.06
 
 

Hayata güleryüzle bakmaktır felsefem ama polyannacı değil. 1961 Sivas doğumluyum, evliyim 2 kızım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster