Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '07

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
565
 

Girdik günaha

Girdik günaha
 

Hüngür hüngür ağlıyordu kızcağız. "Neden ağlıyorsun?" diye sordum bu 6 yaşındaki sevimli şeye. Bir cevap verdi ama hıçkırıklarının arasına karışan ünlü ve ünsüz seslerden ne demek istediğini anlayamadım.

"Dur, sakin ol. Ne dediğini anlayamadım ki." Bir bardak su verdim ve sakinleşmesini bekledim. "Şimdi iyi misin? Adın ne senin bakalım?" dediğimde tekrar ağlamaya başladı!

Kızın adı "Gül"müş. Kuran kursuna giden ablasından öğrendiğine göre, ismini değiştirmezse, doğduğunda ismini koyan kişi (yani annesi) ahirette hesap veremezmiş. İlle de Kuran'da geçen bir ismi olmalıymış (Hatice, Ayşe, vb.)

Çeyrek asırlık hayatımda böyle bir şeyi ilk kez duyuyordum. Komşumuza sordum, o her şeyi bilir ya! "Evet tabi", dedi; "ben de kızlarımın ismini değiştireceğim, şimdi onlara uygun isim arıyorum zaten". Şaşkınlıktan küçük dilimi yutuyordum neredeyse. "Ee, yani yasal olarak da mı değişecek isimleri?" diye sordum. Hayır, isimleri sadece hitaben değişecekmiş!

Üç kardeşiz ve neyse ki ismimizi annem ya da babam koymamış. Ama rahmetli babaannem ve dedem ne yaptılar acaba, hesap verebilmişler midir ki? Aslında babaannem son derece inançlı ve hacca gitmiş biriydi. Nasıl böyle bir şeyden haberi olmadı ki acaba?

Belki de yeni çıkmıştır! Yarabbim, daha neler duyacağız bakalım?

* * *

Aynı komşu teyzeyle annem bir gün alışverişteyken, komşu teyze kendi ellerine bakarak "Aman Allah'ım, tırnaklarımdan ikisini kesmeyi unutmuşum" dedi. Bir baktık ki, kesilmeyen tırnakların biri sağ elinin işaret, diğeri sol elinin serçe parmağı. "Nasıl yani? Tırnaklarını keserken atlamışsın yani öyle mi?" diyerek gülümsedi annem. O da şöyle bir cevap verdi: "Karışık kestiğim için unutuyorum bazen böyle."

Yani onlar ailece tırnaklarını sırayla kesmezlermiş. Çünkü sırayla kesmek günahmış (nedenini hala bilmiyorum). Karışık kestiği için de çoğu zaman 1-2 tırnağı uzun kalabiliyormuş, farkedince de gidip kesiyormuş.

Dolayısıyla bunu da ilk kez duydum. Kendimi düşünüyorum da, hayatım boyunca her hafta tırnaklarımı (sırayla) kestiğimi varsayarsak, yaklaşık 1300 kez günaha girmişim de haberim yokmuş!

* * *

Yıllar önce ablamın bir öğretmeni, müslüman olmayan kişilerin icat ettiği şeyleri kullanmanın günah olduğundan bahsetmiş. Bunu söyleyen öğretmenin evinde televizyon falan yokmuş. Kendi tabiriyle "gavur icadı" olan her şeyden uzak dururmuş bu adamcağız (Karanlıkta oturup, ısınmak için ateş yakıyor olmalılar! Gerçi ateş bulunduğunda henüz İslamiyet yoktu, yani onu bulan da bir "gavur"du!). O zamanlar çok da küçüktüm, aklım ermiyordu, her şeyi kimin icat ettiğini sorup ona göre kullanıyordum.

Biraz büyüyünce, farkettim ki ezan mikrofondan okunuyor, mahallenin hoparlörlerinden yayınlanıyor (hoparlörün orijinali Fransızca'dır ve "haut-parleur" şeklindedir, yani bir "gavur icadı"dır, tıpkı mikrofon gibi) . Bunu farkettiğim günden beri her duyduğuma inanmamaya başladım. Bu huyum halen devam etmekte.

* * *

Bunlardan başka çok şaşırtıcı örneklerim de var tabi, ama bu kadarı yeter. Şimdi merak ediyorum, bunların sebebi ne olabilir? Kuran'da geçmeyen bir isim neden günahtır? Niye tırnakları sırayla kesmemek gerekir? Ve neden günahtır Müslüman olmayan birinin icadını kullanmak? Bilen birinin açıklamasını ve hepimizi aydınlatmasını yürekten diliyor, umuyor ve istiyorum....

<özlem boral="">

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim adım Barış ve Kuranda geçer... Çeviri hali kullanılabilir ;) Tırnak noktası uyduracak şey bulamadım kusura bakma... Sakız çiğneme, şunu yapma bunu yapma.... İnsanları kendi köleleri yapabilmek için kimilerinin kafa kurcalamak için ortaya attıkları şeyler... Bu durum da ne diyoruz???? Bir deli kuyuya taş atmış amma 40 akıllı çıkaramamış ;) Boşşşşveeeeerrrrr... Hayat sadelikten geçer ve Kuran da de ki.... "kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" yani hayatı zindan eden her şey dine aykırıdır demek bu... Anlamak isteyene... Sevgiyle...

Barış 
 31.05.2007 16:51
 

İyilikler ve güzellikler, insanlar arasında yaygınlaşsın, kendisine bir yer bulsun, herkes de bunları yapmaya çalışsın diye onları anlatmak, yazmak, çizmek, okumak, okutmak, kısaca mümkün olduğu kadar herkese ulaştırmak bir insanlık görevidir. Kötülükleri ve yanlışları ise birebir yapanla görüşüp konuşmak ve düzeltmesini sağlamak gerekir. Onların herkese duyurulması, hiç aklında olmayanlara hatırlatılması, fayda değil, zarar getirir. Yazının bir yerinde "artık her duyduğuma inanmıyorum" derken, diğer bölümlerde bazı şeyleri sanki inanmış gibi veya gerçekten dinin bir kuralıymış gibi anlatıyorsun ya, şimdi bunu duyanlar biraz da kendilerinden ekleyerek etrafa daha farklı şekilde yayacaklar. İnanmadığımız, inanılması da mümkün olmayan şeyin ilanından ne fayda bekliyoruz ki? Ayrıca Kur'an'da Ayşe Fatma gibi isimler geçmez. Hatta bazı peygamber adları dışında hiçbir isim geçmez. Son zamanlarda daha da hassaslaşan inançla ilgili konularda biraz daha duyarlı olmamızda yarar var sanıyorum.

Ahmet YILMAZ 
 14.05.2007 20:32
Cevap :
Teşekkür ederim değerli yorumunuz için...  14.05.2007 21:28
 

Ben ki, bunları öğrenmeye kafaya takmış birisiyim, ben bile ilk kez duyuyorum.Allah aşkına, tırnakları örneğin, sırayla kesmek niye günah olsun ki!İşaret parmağından başlayarak kesmek sünnettir ama insanın tırnaklarını dilediği gibi kesmesinde ne mahsuru varki!Birde gavurun icadını kullanmak niye günah olsun ki!İslamiyet elbetteki müslümanın boş boş durup hiç bir şey icat etmeden beleşe dadanmasını tavsiye etmez.Hatta ilim ve fende müslümanın kafirle yarışması farzdır ama onların icadını kullanmak niye günah olsun ki!Hiç bir anlam veremedim.İsim konusunda söylenenlere ise gülüp geçiyorum.Elbetteki daha hoş isimler olabilir ama hiç bir isim ciddi anlamda sakıncalı değildir.Ben sana sadece takma kafana demek istiyorum Özlemciğim, sağlıcakla kal.

Sinefilozof 
 13.05.2007 11:27
Cevap :
Teşekkürler arkadaşım. Aslında kafama taktığımdan değil, bazı saçmalıkları gözler önüne sermek istediğimden yazdım hepsini. Birileri çıkıp da bir şey atıyor ortaya ve diğerleri de buna sorgusuz sualsiz inanıyor ve bu bana komik geliyor. Biraz da acınası bir durum tabi... Sen de sağlıcakla kal...  13.05.2007 18:18
 

her duyulana inanmak yerine sorgulayıp, araştırıp cevapları bulabilsek keşke...ama bize duyulana inanmak her zaman daha kolay gelmiştir. o nedenle de hala isimlerimizle, kestiğimiz tırnaklarımızla, gavur icadı aletlerle çok değerli vaktimizi harcar gideriz. birşey bilmeden geldik ya bu dünyaya, yine birşey öğrenemeden, "doğru"yu bilip öğrenemeden göçer gideriz işte...

beenmaya 
 13.05.2007 10:39
Cevap :
Bizden öncekilerden bu manada farklı bir nesil yetişiyor aslında gördüğüm kadarıyla. Daha fazla sorgulayan ve araştıran öğrenciler var ya da ben sadece öylelerine rastlıyorum. Umarım gerçekten böyledir... Hiçbir şeye körü körüne bağlı kalmamak için sormak, araştırmak gerekir ben bunu öğretiyorum ve öğreteceğim nefes aldığım sürece... Sevgilerimle  13.05.2007 15:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1864
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster