Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '08

 
Kategori
Anneler Günü
Okunma Sayısı
656
 

Gölgede....

Gölgede....
 

gölgedeyim anne..





Zaman geçtikçe, özlem arttıkça başedilmez bir hal alıyor... Bazen sağanak bir yağmur gibi geliveriyor anlayamıyorum. Onunla yaşadıklarım birer film karesi gibi gözlerimin önünde...
Sürekli o konuşuyor, ben konuşuyorum..
O konuşuyor ben dinliyorum ve cevap veriyorum...

Delilik bu biliyorum.. Gözlerimi kaçırıyorum ondan, ama hala konuşuyor.. başka şeylerle ilgileniyor gibi yapıyorum... Ne olur sus, canım acıyor diyorum susmuyor.. sonunda beni ağlatıyor..
Katıla katıla ağlıyorum !!...


Hatırladığım ise bir yaz günü....


Çınarcık köyü yolunda asfaltın kenarında bir tarladayız annemle ikimiz. Ben çok küçüğüm.. O sebze topluyor Hanım halamla beraber.

"Semaa... gölgede oynaa!!!" diye bağırıyor bana olduğu yerden..
"Tamam anneee" diye cevaplıyorum...

Havada kavruk bir sıcak .. Asfalt yola çıkıyorum. Güneş bulutların arasına girip çıkıyor, sürekli yer değiştiriyor. Bazı yerler güneş, bazı yerler ise gölge...

Annemin "gölgede oyna" sözü aklımda hep..

Bulutların gölge yaptığı yerlerde dikiliyorum gülümseyerek..

Bulutlar kaçıyor benden sanki.. ben kovalıyorum peşlerinden.. Gölgeler yer değiştiriyor tarlaların, tepelerin üzerlerinde geziniyor bekliyorum...

Sonra
Yine
Başka bir gölgeye doğru koşturuyorum.

Annem tekrar sesleniyor içi rahat değil..

"Semaaa gölgede oynaa!!!"

Telaşla gökyüzüne bakıyorum.. Bulut bir türlü gelmek bilmiyor... Ben açıkta kalıyorum.


Annemin yanına doğru koşuyorum...

Güneşten kızarmış yüzüme bakarak;

"Güneşte kalma demedim mi ben sana? diye azarlıyor beni.
Etrafıma bakınıyorum, taa uzakta tarlanın tam ortasında tepesi top gibi bir ağaç görüyorum ama Annemden çok uzak.. gözüm yemiyor..

Hemen yan taraftaki fasulye sırıklarının dibine zıplıyorum bir asker gibi. Sıska bedenim bir tüy kadar hafif. ayağımdaki naylon terlikler güneşten eriyecek neredeyse..

Çıplak omuzlarım kızarmış.. Üzerimde annemin diktiği kat kat kolsuz bir elbise allahtan bacaklarımı örtüyor.

Ağzımı kocaman açarak gülümsüyorum anneme.. Yanaklarım güneşi koşturmaktan al al.. dişlerimin yarısı var yarısı yok.. ""fasulye dişlim benim" diyor bana bakarak.. arık karga'm..."

"Tamam" diyorum anneme ve dikiliyorum fasulye sırıklarının hemen dibine öylece.. birden ensemde kaşınmalar başlıyor, sonra yanaklarıma geçiyor.. sonra kollarıma.. fasulyenin yaprakları kaşınmama sebep oluyor.. yanık kollarım omuzlarım kıpkırmızı oluyor..

Annem gülmeye başlıyor, gülmesiyle birlikte titreyen ve hoplayan göbeğini görüyorum.. ben de gülmeye başlıyorum.. Birlikte gülüyoruz katıla katıla... oracığa fasulye sırıklarının gölge sine oturuyorum..

En güvenli gölgenin annemin yanındaki gölge olduğuna karar veriyorum..


Yine
biR
Yaz'dı....

"Semaa nerdesin?...

Annem tahta pancurlu evimizin penceresinden sarkmış yan bahçeye.. bana sesleniyor...hiç geciktirmezdim... yan bahçedeki beyaz yemek masamızın altından cevap verdim bu seslenişe...
-Gölgedeyim anneee!!!

Küçük plastik bebeklerimle oynardım kendi kendime.. onlara küçük etekler, şortlar bluzlar dikerdim. İğnem ipliğim makasım herşeyim vardı torbamda..

Annem az sonra elinde üzerine toz şeker serpiştirilmiş veya sana yağ sürülmüş bir dilim ekmekle çıkagelirdi..
-Bunu ye çabuk.. sonra dooğru uykuya derdi...



**** Gökyüzü, tarlalar, hep beraber gittiğimiz köyler... çayırlardan kalkan güzel koku.. ve hala zaman zaman işittiğim ama o seslerle kıyas bile yapamadığım ağustos böceklerinin o cırtlak sesleri iç içe geçip kaynaşıyor içimde.. kuşatıyor çevremi, aklımı beynimi..

Ve Annem....
Yakıcı bir özlemle büyüyor içimde günbegün..

Annemin eteklerinin altında, onun yakınında gölgesinde olmak isterdim...

Ve çocukluğumun, genç kızlığımın geçtiği o yerlere gitmek, geriye dönmek.. Evimizin bahçesini kuşatan çitlere yaslanarak annemin her akşamüstü uzun hortumumuzu musluğa takarak yazın kavruk güneşinden kuruyan ve yer yer çatlayan toprağı, bahçedeki domatesleri, salatalıkları, sulamasını izlemek isterdim.. O ıslak toprağın dayanılmaz kokusunu içime derin derin çekmek isterdim...

Onun sesini, gülüşünü, ona has serin, ılık anne kokusunu duyumsamak isterdim..
Küçücük ellerini kavrayıp öpmek... ve ağladığımda;
Dizlerine yatıp parmaklarını saçlarımın arasından geçirerek beni sakinleştirmesini isterdim......

Oysa o şimdi..
Sürekli anlatttığım,
Dilimden düşüremediğim..
Adını söylerken bile sesimin titrediği bir masal kahramanım..

Annem....

O şimdi ılık.. serin bir gölgede yatıyor..

Sen gittin, ben açıkta kaldım Anne'm...


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tünaydın Sema Hanım... Gene bir sürü ana kuzusun yüreğine kor ateşini salmışsın. Yazdığın anasız,babasız büyüyen tüm çocukların gerçekten de böylesi anıları yoktur.Dahası onlar ana ya da baba nedir onu da varsayarak ya da kendilerine analık ve babalık yapmaya çalışan iyi yürekli insanlara ana diyerek ya da baba diyerek anılar kümesi oluştururlar.Ta ki bir yerden duydukları ya da yüzlerine söylendiği gibi 'aslın da senin anan ya da baban' bu,bunlar değiller gerçek anan veya baban seni terk etmiş,trafik kazasından ölmüş,çiçek hastalığına kurban gitmiş dediklerinde gerçek öksüzülüğü veya yetimliği tadarlar.Allah'a şükürler olsun ki bizim birbirinden güzel anılarımız var.Dahası onlardan gördüklerimizi en azından çocuklarımıza verecek kadar gücümüz ve arzumuz var.Özlemlerimiz ne kadar derin ve sıcaksa da hiç değilse onları kah sevinerek kahda üzülerek tekrar tekrar yaşarız.Onlara olan minnet ve şükranlarımız hiç bitmez.Onlar olanakların tüm darlığına karşın bizler hep zenginlikler yaşattı.

Süleyman Alkan 
 10.05.2014 16:32
Cevap :
Bloga girmediğim için görmedim yorumunuzu... kusuruma bakmayın, teşekkür ediyorum Süleyman bey, var olunuz... selamlar...  22.05.2014 16:57
 

Sizleri mutlaka bir yerlerden duyuyordur...Anneyi hatırlamak anmak ne güzel...Annenizin üzerine yıldızlar yağsın...Mekanı Cennet olsun..Yazan ve düşünen yüreğiniz var olsun...RABATLI

Ertürk DEMİRCİ 
 10.05.2014 0:04
Cevap :
sağ olun arkadaşım, siz de var olun, selamlar...  22.05.2014 16:59
 

Hani insanın boğazına birşey düğümlenirde konuşamaz ya !! İşte şuan o haldeyim. Boğazımda düğümlendi aha.. orda kaldı.Allah'tan konuşmam gerekmiyorda yazabiliyorum.Yazabiliyorum diyorum ama aslında yazacak birşeyimde yok.Yazılacakları yazıp hepimizi susturdunuz.Çok anlamlıydı,çok duygulandım gerçekten.Geç okudum belki ama kaçırmadığım için yinede şanslıyım.Gölge hikayesini çocukluğumuzda çok yaşadık.Film şeridi gibi geçti geçmiş zaman gözlerimin önünden.Annemin yaşıyor olmasına birkez daha sevindim yazınızı okuyunca.Mekanı cennet olsun sevgili annenizin.Geçmişte olsa anneler gününüzü kutluyorum tüm kalbimle.sevgilerimle.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 25.05.2008 2:18
Cevap :
Geç de olsa farketmez... okuyup paylaştıgınız için çok teşekkür ediyorum. ben de geç de olsa annenizin anneler gününü canı gönülden kutluyorum.. Annenizi üzmeyin, sımsıkı sarılın ona.. sevgi ve saygılarımla..  25.05.2008 10:31
 

yorum yapılmaz ki bu tarz özlemlere nur içinde yatsın hissettiğin kadar yanındasın unutma:)Sevgi damlacığı sevgilerimle

Sevda Işıklı 
 13.05.2008 16:40
Cevap :
canımm.. yanımda oldugun, paylaştıgın için çok teşekkür ediyorum sana.. sevgilerimle.  13.05.2008 21:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1328
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster