Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
2558
 

Hayatın ta kendisi Orhan Kemal romanlarında kendisini gösterir

Hayatın ta kendisi Orhan Kemal romanlarında kendisini gösterir
 

Çocukluğumun en keyifli işiydi Orhan Kemal romanları okumak.

Orhan Kemal romanları okuyarak hayatı tanımak, ezmeyi ezilmeyi görmek, zengini ve yoksulu tariflendirmek, proleteryayı ve burjuvaziyi öğrenmek, toprak ağalarını, büyük kent varoşlarını ve buralardaki yaşamları, fabrikaları, caddeleri ve sokakları, dolmuşlarda gidip gelmeyi en iyi Orhan Kemal romanlarında özümsemişimdir.

Akıcı, hızlı ve yalın bir dil Orhan Kemal’in roman dili. İnsanı ruhundan yakalayan bir dil. Yaşanan hayatı en iyi anlatan, ekmek mücadelesine en müthiş vurguyu yapan romancıdır Orhan Kemal. Hayatın her anını, gerçekçi bir dille anlatan romancıdır Orhan Kemal. Kömürün yanışını, ateşin derinliğini, sobada kestane patlatmayı, lünpen proleteryayı, göç olgusunu, gecekonduları ve gecekondu yaşamındaki sorunları, fabirkaları, patronları onun anlatımı ile incelemek son derece keyifli bir işti benim için.

Sosyalizmi anlamak istiyorsan, teorisiyle değil, Orhan Kemal’in romanındaki gerçeklikle anlamaya çalışacaksın.

Ezen ezilen kavramlarının en iyi şekilde tarifinimi öğrenmek istiyorsun, en güzel rehberdir Orhan Kemal romanları. Kendinden geçersin Orhan Kemal romanları ile, heyecanın en muhteşemini yaşarsın. Şahsen ben yaşadım. Yıllarca hep Orhan Kemal romanları okudum. Okudukça daha bir iştahla okumaya devam ettim. Her Orhan Kemal romanı okuyuşumda, hayata daha bir farklı pencereden baktım.

Diyebilirimki, Orhan Kemal romanlarının kahramanlarını, hayatımın hiçbir döneminde unutamadım.

Hele bir Cevdet varki, beynime nasıl kazınmışsa, bu gün bile unutabilmiş değilim.

İlkokul beşinci sınıfı bitiripde ortaokul birinci sınıfa başlarken yaz tatilinde okumuştum Suçlu romanını.

Kalın mı kalın bir kitap. İlk kez okuyordum bir Orhan Kemal romanı. Laf olsun diye okuyordum, çocuktum henüz ve laf ola okumaydı o çocukluk yıllarımda o romanı.

Ama o çocukluk günlerimde okuduğum o kalın kitap, yani suçlu, hayatımda unutamayacağım en önemli kitap oldu. Günlerce bıkmadan, usanmadan okudum suçluyu. Ve romanın baş kahramanı Cevdet’i, yaşamımın hiçbir döneminde unutmadım. Hep ruhumda canlandı silueti.

İşportacı küçük Cevdet.

Öksüz küçük Cevdet.

Hem okula giden hem işportacılık yapan Cevdet.

İstanbul kazan Cevdet kepçe.

Kah Beyoğlun’da, kah Eminönün’de, kah Tahtakale’de, kah tarmvay üzerindedir Cevdet. Kolunda işporta sandığı. İğne, iplik, düğme v.s satıyor ve kazandığı para ile okul masraflarını çıkarıyor.

Müthişti Cevdet müthiş.

Kadıgalılarla Sultanahmetlilerin maçında oynuyor. Şehzadebaşı sinemalarında film seyrediyor. İllede gözü gönlü Amerika’ya gitmek. Kovboy olmak ve beline koyacağı tabanca ile bir gün Cibali’deki mahallesine gelecek ve onu kızdıran ve dışlayanları teker teker vuracak.

Cevdet hayatımda okuduğum en müthiş roman kahramanıydı benim için.

Ve o roman oldu. O romanla beraber sık sık Orhan Kemal romanlarına ilgi göstermeye başladım. Orhan Kemal’i okudukça kendi çevremi daha iyi anlamaya, hayatı daha iyi kavramaya başladım. Orhan Kemal romanları idi bana insanlar arasındaki eşitsizliğin, sömürünün kaynaklarını anlatan ve öğreten.

Orhan Kemal romanlarında o denli çok şey vardıki. Ama o var olan çok şeylerin içerisinde, var olan en önemli şey, her zaman ekmek kavgasıydı.

Büyük kentlerde gösterişli yaşamların peşinde koşanlarda vardı Orhan Kemal romanlarında, işçi ve köylülerin yoksulluklarını anlatanlarda vardı, cinsel sorunlarda vardı Orhan Kemal romanlarının içerisinde, kadının toplumsal yaşam içerisindeki pozisyonuda vardı. Çalışmak zorunda kalıpda ailesini geçindiren küçük çocuklardan tutunda, ırzına geçilenlere, başkasının suçunu üstüne alanlarda vardı Orhan Kemal romanlarında. Ve en önemliside emekçilerin yaşamına ayna tutmasıydı Orhan Kemal romanlarının.

1950 li yılların sonlarında başlar Orhan Kemal romalarının topluma ışık tutma mücadelesi.

Aşağa tabaka insanlarının yaşamını, köyden kente göçü, gecekondulaşmayı, köylünün zenginler karşısındaki ezikliğini, giderek yozlaşmasını ve sömürü çarklarının işleyişini müthiş bir akıcı dille anlatır Orhan kemal.

Orhan Kemal romanlarında toplumu, insanları, doğayı gözlem müthiştir. Okuduğunuz o anı yaşarsınız sanki. Sizsinizdir o roman kahramanı. O romandaki karakterin tarifidir sizin karakteriniz.

Ve ben hep kendimi Orhan Kemal romanlarında bulmuşumdur. Benim mahallemdir orada anlatılan mahalle, benim bindiğim minibüstür orada anlatılan minibüs, benim gezdiğim sokak ve caddelerdir Orhan Kemal’in anlattığı cadde ve sokaklar.

Bu günde romanlar vardır. Bu günde bir çok yazarımız, edebiyatçımız vardır ama hiç birisinin tadı, bir Orhan Kemal tadında değildir. Hiç birisinde bu denli toplumsal içerikli anlatım zenginliği yoktur. Hiç birisi bu denli toplumsal sorunları irdeleyen cinsten değildir. Veya ben öyle düşünüyorum. Çünkü Orhan Kemal’in anlatım tadını günümüz edebiyatçılarının hiç birisinde bulamıyorum. Yoksul halkı ve aydını tariflendirmesi, siyasal iktidarın eleştirisi, zenginlerle yoksulların mücadelesi, hastalıktan kırılan varoş insanlarının yaşamsal mücadelesi, derme, çatma evlerde oturmaları ve yaşama asılmaları yönündeki anlatımlar, günümüz yaşam biçimininde en iyi ip uçları olmuştur.

Esasen tek cümle ilede şöyle diyebiliriz.

Günümüz Türkiye’sini en iyi anlamanın yolu Orhan Kemal romanlarından geçer. Orhan Kemal okumamak günümüz insanları için ciddi bir eksikliktir.

Bu anlamda baktığımızda, ben kendimi ayrıcalıklı bir noktada hissediyorum. Çünkü ben bir Orhan Kemal okuruyum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazen düşünüyorum da, eski yazarlarımızı yeni nesile sevdirmek için eserlerini illa ki dizi haline mi getirmek gerekiyor? Romanın verdiği güzelliği nasıl bulabiliyor ki insanlar dizilerde? Çocukluğunda Ömer Seyfettin'i , Hüseyin Rahmi'yi ; erişkinliğinde de Orhan Kemal'i, Yaşar Kemal'i, Sabahattin Ali'yi okumamış bir nesil hayatı - yeterince - nasıl öğrenebilir ki? Saygılar...

Tülin Aksoy 
 14.11.2007 13:35
Cevap :
Son derece doğru söylüyorsunuz Tülin hanım. Teekkür ederim.  14.11.2007 20:14
 

Orhan Kemal değince, aklıma ilk kez ortaokul yıllarında okuduğum 'Bereketli Topraklar Üzerinde" adlı romanı geliyor. Daha sonra "Avare yıllar, Baba evi, Ekmek Kavgası..." O belli bir duruşu olan ender yazarlardan biriydi. Çizgisinden ve düşüncelerinden hiçbir zaman ödün vermedi. Eserlirinin tamamında hak var, kahramanlarının hepsi içimizden biri ve hepsi beynimize kazınmış durumda. O'nu ölümsez yapan da bu sanırım. Gerçek şu ki, içinde halk olamayan, halkın sorunlarını anlatmayan hiçbir eser yarınlara kalamıyor. Günümüz romancılarının onu tekrar tekrar okumaları gerektiğini düşünüyorum. Onurlu yaşamın süresince yazdıklarıyla geçinen bir yazardı... Gündeme getirdiğiniz, unutanlara tekrar hatırlattığınız için, yazar adına, kitapları adına size çok teşekkür ederim... Selamlar, saygılar...

Kuşkayası (Turgut Erbek) 
 13.11.2007 10:19
Cevap :
Turgut bey gerçekten çok doğru şeyler söylemişsiniz. Görüyorumki aynı yolun yolcusuyuz.  13.11.2007 10:35
 

66 doğumluyum ve Orhan Kemal'le büyüdüm. Yazınızı aşkla okudum. Evet, sosyalizmi kavramak istiyorsan Orhan Kemalin içinden geçeceksin. Orhan Kemal romanları bir dönem Yeşilçama ışık tutsa da zamanla orda da unutuldu. Her romanının muhteşem filmler çıkaracağına da inanıyorum. Orhan Kemal romanlarındaki kahramanlar acıyla olgunlaşır. Kavgayla büyürler. Düya edebiyatında da çok öenmli yeri vardır onun. Ahhh...o nobel alanların en büyük kompleksidir Orhan Kemalç Orhan Kemal bu ülkenin çıplak kralıdır. Gerçeklerin çıplaklığını kare kare gösteren adamdır. Ustayı andığınız için şükranlarımı sunuyorum size. Sevgi ve saygımla...

yeşilsoğan 
 11.11.2007 10:28
Cevap :
Çok güzel yorumlamışsınız. Teşekkür ederim.  11.11.2007 11:42
 

eğer yolunuz düşerse Cihangir'de bir de Orhan Kemal Müzesi var. Ve bütün kitapları Orhan Kemal kokan.... jülide Öncel

Ysm 
 11.11.2007 0:41
Cevap :
Önümüzdeki günlerde İstanbul'a yolum düşecek Jülide hanım ve mutlaka gezeceğim Orhan Kemal Müzesini.  11.11.2007 11:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1136
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster