Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '09

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
2549
 

İbrahim Tatlıses, Atiye, Didem...

İbrahim Tatlıses, Atiye, Didem...
 

ALINTI.


Yemekten sonra kitabımı bitirmeye niyetlendim. Hava o kadar sıcak ve bunaltıcı geldi ki soğuk bir karpuz eşliğinde tv kanallarına göz atmak isteyip kitabı erteledim. Zaplamaya başladım. Güzel bir film arıyorum. Tabi bu arada kulağıma hoş gelen bir müzik duyduğumda biraz kalıyorum, parça bitince devam.

Fox tv'de Yavuz Bingöl ve Aşkın şarkıları diye bir programa denk geldim. Konuk Niran Ünsal ve Mahsun Kızmızıgül. Aşkın Nur Yengi programa son derece hakim, Yavuz Bingöl, toy henüz. İlk program oluşundan ötürü de olabilir. Fakat ben bir tarafın performansı yüksek diğeri salt adından ötürü oradaysa rahatsızlık duyuyorum. Geçtim. Star tv'ye geldim. İbo Show.. Serdar Ortaç’ın sanatçı yönünü severim. Bestekâr, söz yazarı, yorumcu ve çok geniş bir repertuarı var. Sahnesi iyi. Performansı yüksek. İbrahim Tatlıses’i izlemiyor olsam bile bu yaşa gelmiş bir insanın ayakta kalma gayretini yok sayamam. Dinleyici ve izleyenlerle kurduğu iletişimi görmezden gelemem… Ses kalitesini tartışmak ise haddimi aşmak olur. Severim sevmem ama Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekiyor. Okuduğu türkülere ruh veriyor. Ancak öyle bir piyasa ki yıllardır fantezi ve arabesk müzik kasetlerinin dışında salt türkülerin yer aldığı CD'si yok bildiğim kadarı ile. Müzik yapımcıları senaryoyu hazırlıyor bu insanlarda rol alıyor. İşte Şemmame… Bir zamanlar şiddetle karşı çıkılan Kürtçe, şimdi bir sevildi / sevdirildi ki Bodrum’da kadınların tamamı ayakta oynuyordu dün gece… Dün dündür, bu gün bu gündür sözünü hatırlattı bana… Müziğin evrenselliğinden yola çıktığımda da dün yaşananlara üzüldüm, bu gün yaşananları bilinçsizce buldum…Eğreti bir kıyafet gibi…

Dün gece Atiye diye bir bayan yer aldı sahnede. Kimdir, nedir araştırdım. Batı kültürüne gözlerini açmış, Türk kültürüne yakın durmaya çalışan, tıpkı diğer gençler gibi bu iki kültür arasında sıkışmış bir genç kız. İstanbul’da doğmuş büyümüş bir insan bile, kendi ülkemizin bir başka şehrinde yaşamaya kalktığında nasıl ki zorlanıyorsa bu insanların başka bir ülkede doğup, farklı kültür içerisinde yetişmelerinin sonucunda içlerine düştükleri durumu normal karşılıyorum. Bir tek şey hariç. Bedenlerini bilerek ve isteyerek sergilemeleri…Buna Hadise de dahil. Çıplaklık değil söylemek istediğim.. Dapdaracık bir tayt, popo, göğüs ve göbeğe odaklandıran danslar, şuh bakışlar ya da yapmacık cilveler yapan insanlardan rahatsız oluyorum. Görsel kirlilik yaratmakla kalmıyor kadın olarak utandırıyor beni. Dün gece Didem’in yerde yaptığı dans’tan utandığım gibi. Saz sanatçıları dahil tüm erkeklerin gözü birkaç noktaya odaklanmış, beyinlerinden ne geçiyor bilmiyorum.. Çok estetik bir vücut, disiplinli bir çalışmanın sonucunda harika danslar. Buraya kadar her şey tamam. Diğer cepheden baktığımızda dans etmek, seks çağrıştırmak mıdır? sorusunu getiriyor akıllara.

Yabancı sanatçıları izlerken sahne ya da sinemada çıplaklıklarına takılmıyorsunuz. Özgü Namal çırılçıplak soyunsa da cinsel obje olarak bakmıyor kimse… Plajlarda üstsüz güneşlenen yabancı turistlere ‘güzel’ olduğu için bakılıp geçiliyor. O denli doğallar.. Bizimkiler açtığında ise ne hikmetse ben Türk kadınıyım diye bas bas bağırıyor.. Görsel sanatlarda estetiğin ön plâna çıktığı noktasından hareketle, insanların biraz aklını başına toplayıp aşırıya kaçmamalarını tavsiye ediyorum. Bir kadına basitleşmek yakışmıyor. Türk kadınında böyle bir arıza var. Yabancılar gibi olalım derken, giymeye çalıştıkları kıyafet üzerlerine XXL oluyor ve sırıtıyor. Müzeyyen Senar ne göbek attı ne göz süzdü ne de cilve yaptı… Safiye Ayla, Mediha Demirkıran, Celine Dion, Mireille Mathieu, Dalida ve diğerleri…

İbrahim Tatlıses’in kültürü aklıma geldi. Medyadan sakındığı, sakladığı ailesi ve kızı geldi. Sonra bir zamanlar ‘kadını’ olan Asena’yı anımsadım. Hep şaşırmıştım, nasıl oluyor da kadınlarını sakınan bir erkek, Asena’nın dansöz kıyafetiyle sahne almasına izin veriyor diye. Dün gece yine şaşırdım. Sex show hareketleri sergileyen bir dansçı, Atiye’nin anlamsız hareketleri, dansçı kızların göbeğine hayran kalan ve bunu şaka yollu dillendiren bir Tatlıses, havada uçan sulandırılmış espriler…

Bir tarafta reyting kaygısı diğer yanda şöhret olabilmek için orasını burasını açan, 9/8 lik sallamayı marifet zanneden, genç kızlar koca koca kadınlar… Kuzum sizin poponuzu sallamaktan başka meziyetiniz yok mu? Ya da teşhirciliğin sizi basitleştirdiğinin farkında değil misiniz? Salyaları aka aka izleyen insanlardan rahatsız olmayacak kadar cesaretli iseniz zaten kaybedecek bir şeyiniz kalmamış demektir… KADINCIKLAR olarak kategorize eder, sanatçılara yoğunlaşırız biz de…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1321
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster