Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
202
 

İçinden deniz geçen şehir

İçinden deniz geçen şehir
 

“Şehrin ortasında bir deniz / Denizin ortasında bir ada / Adanın ortasında ben / Ellerimde çam sakızı / Dilimde bir İstanbul masalı…”

Deniz etrafında değildir İstanbul’un. Şiirdeki gibi tam ortasından geçer. İçine, ruhuna işlemiştir nakış gibi. İşveyle, nazla mavi eteklerini sürüyerek dolaşır şehri baştan sona.  Bazen Poyrazköy’den Karadeniz’i, bazen Üsküdar’dan Marmara’yı seyreder.

Taşı toprağı altın, suyu hayat, denizi masal, martısı düştür: “İstanbul deyince aklıma martı gelir/ Yarısı gümüş, yarısı köpük, yarısı balık, yarısı kuş.”*

Ebedi yalnızlığındaki Kız Kulesi’nin yüzyıllar öncesine açılan penceresinde bir kız belirir bazen. Biraz solgun, biraz mutsuz, çokça aşık bir kız. Bazı geceler bir hıçkırık sesi duyduklarını söyler Salacak’tan geçenler. Gerçek midir, şehir efsanesi midir, bilinmez…

Yosun kokar Haliç’e bakan evleri İstanbul’un. Koruma altına alınan ahşap, yorgun, birbirine sırtını dayamış evler. Biraz Rum, biraz Osmanlı, biraz Müslüman, biraz Ortodoks hayatlar yaşanır içlerinde. Ve her penceresinde bir saksı küpe çiçeği, bir saksı fesleğen. Çan sesiyle ezan sesinin birbirine karıştığı dar sokaklarda, geçmişin izlerini hala saklayan Arnavut kaldırımlarının  size anlatacak hüzünlü öyküleri vardır.

“Boğaziçi aşıkların diyarıdır” derler, doğrudur. Ama aynı zamanda şairlerin de diyarıdır. “İstanbul’da Boğaziçi’nde bir garip Orhan Veli” yaşamıştır mesela. Beşiktaş’ta Behçet Necatigil, Aşiyan’da Tevfik Fikret, Kanlıca’da Yahya Kemal, Boğaziçinin en kuytu köşelerine kadar işlemiş A.Şinasi Hisar ve tabii ki Salah Birsel. Ve elbette Ece Ayhan: “Ayıptır söylemesi, vakitsiz Üsküdar’lıyız abiler.”

Kim ne derse desin, İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda atar. Taksim’den Tünel’e akan bir insan selidir İstiklal. Her kültürden, her yaştan, her milletten insanın olduğu 24 saat yaşayan bir caddedir. Meyhanelerinden Mevlevihanesine, Çiçek Pasajı’ndan Pera Palas’a, tüm zamanların en çok çalışan karakolundan batakhanelerine, en pahalı mağazalardan,  sinema,  tiyatro, kitabevi ve sergilerine uzanan kültürel değerleriyle bir başka dünyadır Beyoğlu.

“Artık eski tadı kalmadı” diyorlar, tartışılır…

“Bu şehir, o eski İstanbul mudur?”**  değildir elbet!

Bir ucundan diğer ucuna –eğer arabanız yoksa- aynı günde gidip gelemezsiniz. Musluğundan akan suyu içemezsiniz. Mor salkımlı, leylaklı köşkleri göremezsiniz. Arnavutköy çileğini, Beykoz cevizini, Bayrampaşa enginarını, Alibeyköy mısırını bulamazsınız.

Ama Sultanahmet’te tarih,  Kapalıçarşı’da bedesten, Mısır Çarşısında  o baharat kokusu, Vefa’da boza, Sarıyer’de börek, Emirgan’da çay, Kanlıca’da yoğurt, Kavaklarda midye tava hala saltanatını sürdürüyor…

Yolunuz düştüğünde buyurun, bekleriz efendim.

*Bedri Rahmi Eyüboğlu

**Attila İlhan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herkesin içinden, anı ve hayâl dünyasının bir köşesinden hep geçer bu "içinden deniz geçen şehir"...Bu durum da şairlerle siradan insanların yan yana, gönül gönüle, diz(e) dize geldikleri nadir güzel anlardan biridir...

Ersin Kabaoglu 
 21.03.2017 22:08
Cevap :
Böyle nadir güzel anlardan birinde, İstanbul aşığı şairimiz boşuna mı demiş; "İstanbul'u sevmezse gönül aşkı ne anlar" diye...  22.03.2017 22:28
 

Kıymetli Melek Koç; Gerçekten deryanın derinliklerinde saklı sözlerle İstanbul'un resmini çizmişsiniz. Nere de o eski İstanbul. Artık kendi başına bir devlet gibi.Bir zamanlar Aksaray'dan yayan olarak Beyoğlu'na gider dönerdik.Evet Avrupalı insanların hayranlık duyduğu İstanbul, Tarihin membası İstanbul, Şairlerin diyarı İstanbul.Böyle çok uzun ara vermeyiniz. Önemli ve yazılması gerekli bir yazınızı okuduk.İstanbul sizinle gurur duymalı.Saygılar sunuyorum. Hep sağlıkla, daima mutlulukla yaşamanızı diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 19.03.2017 23:13
Cevap :
İstanbul elbette bizim gençliğimizin İstanbul'u değil.Gönül isterdi ki bu tarih kokan bu güzel şehri olduğu gibi koruyalım... İstanbul aşığı belediye başkanlarımız hiç olmadı. Tabiri caizse her gelen başka türlü yağmaladı, gitti. Neyse, hala her şeye rağmen müthiş güzel bir şehir. Asla başka bir yerde yaşamayı düşünmem. Beğeniniz için teşekkür ediyor esenlikler diliyorum.  20.03.2017 17:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 216
Toplam yorum
: 1715
Toplam mesaj
: 155
Ort. okunma sayısı
: 1807
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

1952 İstanbul doğumluyum. İTİA İktisat ve Ticaret Yüksek ok. bitirdikten sonra, iş ve evlilik ned..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster