Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '18

 
Kategori
Günübirlik Turlar
Okunma Sayısı
59
 

İstanbul’da Yaşayanlara Hafta Sonu Uygun Tatil Planı ‘Avşa’

İstanbul’da Yaşayanlara Hafta Sonu Uygun Tatil Planı  ‘Avşa’
 

Avşa Sahil


Merhabalar!

Bugün sizlere İstanbul’da yaşayan yoğun iş temposuyla çalışanlara 2 günlük de olsa nefes alabilecekleri bir yer önereceğim. Malum ekonomik kriz Dolar, Euro derken; üzerine ‘İstanbul’da yaşamanın faturası’ eklenince maaşlarımız cebimiz de adeta sabun misali eriyor. Trafik, iş hayatının curcunası, kalabalık ve yoğun sıcaklar hepimizi bunaltmış durumda. Peki çok az bir bütçe ayırarak hem de misler gibi bir tatil yapabileceğiniz bir yer var desem?

Uzun yıllar, Türkiye’nin tüm sahil kasabalarını gezdim diyebilirim. Her biri cennet köşesi yalnız herkes gidebiliyor mu? Hayır…  Özellikle Akdeniz-Ege bölgelerinde yaz aylarının gelmesiyle birlikte fahiş fiyatlar çekiliyor. 2 gün için konaklama-deniz-şezlong-yemek hadi akşam bir eğlence desek minimum 1200-1300’ü gözden çıkartmak gerekiyor. Ama önceleri ön yargı ile baktığım gidince bayıldığım çok çok sevdiğim AVŞA’da durum hiçte öyle değildi.

Öncelikle Bostancı-Yenikapı-Avcılar bölgelerinden kalkan feribotlarla kişi başı 40 TL’ye biletlerinizi alarak ulaşabiliyorsunuz canım Avşa’ya.

3 saat süren yolculuktan sonra Ada’ya indiğinizde sevimli, küçük bir sahil görüyorsunuz. Konaklama için çok geniş bir yelpaze var. 2 kişi günlük 50 TL’den 300’TL ye kadar değişebiliyor. Evet, 300 dedim en lüks otelinde 300 . Akdeniz ve Ege bölgelerinde bu biraz hayal olabilir.

Konaklamaları apart-motel-pansiyon şeklinde kurulmuş tesislerde yapabilirsiniz sanırım sadece 2 büyük oteli vardı.

Yemek konusunda da isterseniz ada da yer alan marketlerden yiyeceklerinizi alıp, apartınızda pişirirsiniz, isterseniz de sahil merkezinde yer alan mekanlarda yiyebilirsiniz . Her bütçeye göre uygun yerler var seçim size kalmış.

En meşhur balıkçısının Erol’un yeri olduğu söylendi. Biz ilk akşam orada rakı balık yapmaya karar verdik. 2 kişi rakı ve bir çok balık meze çeşidine 330 TL verdik. Ki dediğim gibi en meşhur ve en pahalı balıkçısı burasıydı. Diğerlerinde daha uygun fiyatlar olacağı kesin. Sanırım ada da en çok para verdiğimiz şey buydu. Diğer günler normal mekanlarda yedik yemeğimizi fiyatlar İstanbul ile aynı düzeyde.

Deniz konusuna gelecek olursak. Biz sahilde girmedik denize. Zaten adanın bir sürü koyu var. Bunların en meşhur olanı Altınkum, Karadut,Tavşanlı, Beyaz Saray, Çınar Koyu ve Kumtur. Merkezden kalkan minibüsler ile gidebiliyorsunuz Koylara. Ya da bisiklet kiralayabiliyorsunuz, günlük 80 TL ye elektrikli bisikletler var.

Taksi ile gitmek isterseniz de 20 TL gibi bir rakam yazıyor. Biz ilk gün Beyaz Saray’da denize gitmeye karar verdik. Bu koyda isterseniz şemsiyenizle kendiniz de oturabiliyorsunuz. Ama iskelenin olduğu tarafta bir Otel var ve sahile giriş ücretli kişi başı 30 TL alıyorlar ve şezlong şemsiye veriyorlar sadece. Biz otelin sahilinde denize girmeye karar verdik. Su berrak ve temizdi. Otel misafirperverdi yalnız fiyatlar Avşa’ya göre yüksekti.

Ertesi gün Altınkum koyuna gittik burasını ben pek sevemedim. Çok sığ ve dibinin yosunlu olması beni biraz irite etti. Şezlong + şemsiye 15 TL idi. Yiyecek içecek konusuda yine uygundu.

Adanın merkezinde günün her saati sıcacık açma-pide yapan bir fırın var. İnanılmaz beğendim özellikle zeytinli açması çok çok güzeldi. Zaten gittiğinizde önünde uzun bir kuyruk göreceksiniz.

Bir de adanın şarapları çok meşhur. Yiğitler köyünde yer alan Bortaçina Şarap Evi’nde hem güzel bir öğlen yemeği yiyebilir hem de şaraplardan tadabilirsiniz. Bu köyde güneşin batışını izlemenizi de tavsiye ederim. Büyülü ve tuvallerde yer alan manzaralara benziyor.

Bir de Adakarası şarabını mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Sadece adada yetişen üzümlerden yapılıyor ve yumuşak bir içimi var.

Sahilde yer alan küçük bir market var. Ve marketin sahibi kendi zeytin ağaçlarından yaptığı zeytinyağı ve kendi bahçesinden topladığı meyvelerden yaptığı reçelleri satıyor. İsmini hatırlayamıyorum ama gelirken alelacele almıştım. Dut reçeli ve zeytinyağına cidden ba-yıl-dım. Küçük kavanozu 10 TL idi. Zeytinyağı ise 15 TL olarak fiyatlandırılmıştı.

Dönüş yoluna geçtiğimizde gerçekten adayı çok sevdiğimi hissettim. Tekrar ziyaret edeceğim kısmet olursa. 2-3 günlük gezileriniz için sizi mutlu edeceğine inanıyorum. Büyük beklentileri olanlar hayal kırıklığı yaşayabilir. Ama bir tatlı huzur almaya Kalamış’a giden, nefes almak isteyenlerin beklentilerini karşılayacağına inanıyorum.

 

Sevgilerimle

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3187
Kayıt tarihi
: 26.07.18
 
 

  Kendine has, tamamen ruh halime göre şekillendirdiğim hayatımdan kesitler. 20'li yaşların sonun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster