Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '11

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
1403
 

İstanbul'un Rengi

İstanbul'un Rengi
 

Her şehrin kendisiyle özdeş bir rengi mutlaka vardır. Örneğin Paris büyüleyici gece mavisiyle, Moskova ise eski komünist rejimden kalma kızıllığıyla; dünyanın dört tarafından gelen meraklı ziyaretçilerin ve biraz Evliya Çelebi, biraz da Kaptan Cousteau misali bir uçtan, öbür uca doğru yol alan gezginlerin belleklerinde yer edinir, öyle hatırlanır.

Ülkemizde de bazı şehirlerin kendisiyle özdeşleşen renkleri vardır. Renkler ve şehirler bazen öylesine iç içedirler ki; o renkler, şehirlerdeki sosyal hayatın neredeyse ortak tonu halini alır. Doğanın canlılığının, dinginliğinin bir sembolü olan yeşil; hem yüz yılı aşkın bir süre Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik etmiş Bursa'nın, hem de Anadolu Selçuklu Devleti'ne yine uzun süre başkentlik etmiş Konya'nın, farklı iklimlere sahip iki Anadolu şehrinin ortak rengidir. Yeşilin, bu iki eski payitaht Anadolu şehrinin birden hem belediye amblemi, hem de spor kulüplerinin ortak rengi olmasının kökeninde; pekâlâ Anadolu doğasının saf güzelliğinin yanında, geçmişe olan bu bağlılık da yer alıyor.

İstanbul halkı, şehir hatları vapuru ve tramvayının ardından, belediye otobüsünü de seçti. Şimdilik bazı hatlarda hizmete giren otobüsler; İstanbul'un simgesi erguvan çiçeğinden esinlenilerek, mor renkte dizayn edildi. Erguvan çiçeği ve erguvan morunun İstanbul için bu denli özel olduğunu, belki oylamaya katılan çok az sayıda İstanbullu biliyor. Onların bu rengi seçmelerinde, erguvan morunun kendine özgü daha başka güzelliği ve çekiciliğinin etken olduğunu düşünüyorum.

Yalnızca İstanbul'un değil, hemen hemen birçok semti ve ilçesinin de kendine özgü renkleri, tonları mevcuttur. Hayatımın 20 yılının geçtiği Beşiktaş'ta, gündelik yaşam siyah-beyazlı renkler üzerine kuruludur. Köyiçi'ndeki balıkçının tezgâhından tutun da; Sinanpaşa'daki mağazanın esnafı, Ihlamur'daki berberin koltuğuna dek her kat, her köşe siyah-beyazdır. Semt esnafı ve sakinlerini, birbirlerine daha da yakınlaştıran şey; ya herkesin makûs talihi güncel sıkıntılar üzerine yapılan sohbetler ya da her birine ilaç gibi gelen, moral kaynağı olan ortak sevinçlerdir. Öyle ki Baba Hakkı (Yeten)'nın, Yusuf Tunaoğlu'nun, Metin, Ali ve Feyyaz'ın direkleri sarsan, ağları havalandıran voleleri; üzerinden uzun yıllar geçse de, bir şehir efsanesi gibi anlatılır ve Beşiktaş tarihinde önemli yerleri olan isimler, sanki bir ulusal kahraman gibi büyük saygıyla anılırlar.

Beşiktaş; sosyal tabakanın, futbol takımıyla iç içe yaşadığı nadir ilçelerdendir. Anadolu yakasından, Beşiktaş'a geçen her İstanbulluyu, Çarşı meydanında dev kanatlarıyla karşılayan Kara Kartal heykeliyle, Beşiktaş Belediyesi'nce Akaretler Vişnezade Parkı'nda açılan Süleyman Seba heykeli; genci ve yaşlısıyla her Beşiktaşlı için âdeta birer totem gibidir.

Beşiktaş için siyah-beyazlı renkler ve Kara Kartal heykeli neyse, karşı kıyısındaki Kadıköy için sarı-lacivertli renkler ve Kadıköy Altıyol'da yerini alan Boğa heykeli de yine aynı değere sahiptir. Kadıköy ile Beşiktaş, İstanbul'un elit tabakasını âdeta aralarında paylaşmışlardır. İki ilçe de, İstanbul'un diğer bölgelerinden daha kozmopolit ve hayat dolu bir sosyal tabakaya sahiptir. Atatürk Kültür Merkezi'nde bir konsere gidecek olanlar soluğu ilk önce Beşiktaş'ta, zaman zaman tanınmış isimlerin; ünlü oyuncuların, gazetecilerin ve sanatçıların da gittiği bar, kafe ve restaurantlarda alırlar.

Kadıköy'de ise maç günleri, tam anlamıyla hayatın durduğu zamanlardır. Hele bir de önemli bir karşılaşmaysa, bir stadın olanca kalabalığı; Altıyol'dan, iskeleye kadar bütün Kadıköy'ü tutsağı haline getirir.

Yalnız Beşiktaş ve Kadıköy'ün değil, İstanbul'un diğer semtleri ve ilçelerinin de kendileriyle özdeşleşmiş renkleri vardır. Belki İstanbul'un arka planında kalmış fakir semtleri ve mahallelerinin de, daha önce keşfedilmemiş renkleri ve o renklerin yine kendileriyle özdeş hikâyeleri vardır. Ama ne kadar isteseler de; hiçbirinin hikâyesi ne erguvan moru kadar parlak, ne de Beşiktaş ve Kadıköy'de yaşayanlarınki kadar tozpembe olamaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 208
Toplam yorum
: 341
Toplam mesaj
: 100
Ort. okunma sayısı
: 1369
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1982 yılında İstanbul’da doğdum. Açık Öğretim Fakültesi İşletme Lisans eğitimimi 2005 yılında tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster