Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1105
 

Kadın dediğin… Ve Rus kadınları…

Kadın dediğin… Ve Rus kadınları…
 

Nüfus kağıdında “kadın” yazınca kadın olunmuyor… “Erkek” yazınca erkek olunmadığı gibi. Şekil “a”… Bakınız transseksüeller. Şekil “b”de de kadın veya erkek olmanın “kulaktan dolma, yalan yanlış yollarını kullananlar var kii… Bu iki “şekil” de konumuz dışı.

Nedendir bilinmez, ilişkisini yürütememiş çiftlere çevresindekilerin “kadın dediğin” veya “erkek dediğin” şeklinde başlayan “öğretileri (!) vardır. Kendileri “bu değerli bilgileri (!)” hayatlarına geçirmiş veya geçirememişlerdir, bilinmez… Ama konuşurlar da konuşurlar.

TV reklâmları da bu konuda üzerlerine düşeni (!) yaparlar. Mesela “kullandığınız şampuanla muhteşemleşen (!) saçınızın, şöyle bir hareketi ile erkeğin karakterini değiştirebilirsiniz” gibi. Reklâm değil, komedi. İzle izle gül.

Dergilerde, gazetelerde günlük davranışlarımızın nasıl olması gerektiğinden tutun da… Yatağımıza bile karışırlar… Akıl verirler. Uygulayanlar da var mı bilemem. Ama şurası muhakkak ki, her iki taraf da bir türlü “gerçekten aradığı mutlu beraberliği” yakalayamaz. Bu arada “istisnalar, tabii ki kaideyi bozmaz”.

Bazı erkeklerimiz, “Rus kadınları”nı över de över… Türk kadınlarını beğenmez… Kadınlarımız da buna, bir türlü akıl-sır erdiremez.

Nedir bu kadınları “bu kadar dayanılmaz kılan”?

Bir kere “hiçbir şeyi gereğinden çok yapmıyorlar. Yani “saçlarını süpürge (!) etmiyorlar”. Bütün gün evde “dağılıp”…Akşamları “temiz ev-bakımsız kadın” tiplemesi yaratmıyorlar. Her şeyi “gerektiği kadar” yapıyorlar.

Kendilerine bakıyorlar… Öyle sadece kuaför, giyim-kuşam değil… Bedenlerine, kendilerine değer veriyorlar. Bunun için öyle çok zaman da harcamıyorlar zannedildiği gibi. Ama bakımlarını asla ihmal etmiyorlar. Boya küpüne batmış gibi makyaj da yapmıyorlar. Sade ve pırıl pırıllar hep. Makyaj yok mu yüzlerinde? Var. Ama doğal görünümlerini bozmayacak kadar.

Kilolu da olsalar (ki bizde kilo saklamanın yolu genellikle “siyah-bol giysi”den geçer) giyimlerine özen gösteriyorlar. Her istediklerini giyiyor, yakıştırıyorlar da.

Akşamları “evde veya işte” neler çektiklerini anlatmıyorlar… Kısa ve öz konuşuyor, erkeği dinliyor… Ve en önemlisi ona “yakın” davranıyorlar. Yapmacık değil… Kedi gibi sokulgan.

Arada sırada “küçük ama sevgi dolu” sürprizler yapıyorlar.

Erkekten, ilşkiden beklentilerini “sıralamıyorlar” durmadan… Ve ne önemlisi “ilişkiyi ilişki gibi yaşıyorlar”… Adı ne olursa olsun. İster evlilik, ister sevgililik hali. Beraberlik kelimesinin karşıtı “beklenti” değil. Farklı anlamlar da yüklemiyorlar bu kelimeye. Önce kendi mutlulukları önemli… Tabii “mutlu insan, karşısındakini de mutlu ediyor” sonuç olarak.

ıÜü Vee… En kayda değer olanı da “beraberlik” yürümüyorsa uzatmaları oynamıyorlar”… “Sana yıllarımı verdim… Uğruna saçımı süpürge ettim…” gibi cümleleri yok onların. Bitmişse bitmiştir. O gün geldiğinde… Gidiyorlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben özlemişim bu kalemi, bu yazarı, bu harika beyni :))

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 17.04.2008 23:48
Cevap :
Merhaba, Ben de bu sıcak yorumları özlemişim:)) Teşekkürler. Mutlukalın:))  18.04.2008 16:23
 

Kadınca duyarlılık ve gözlemle donanmış,güzel yazınızdan dolayı sizi kutlarım.Genelde,Rus Klasikleri'ndeki karakterler ve devrim romanlarında ki,yüklenmiş kimliklerinden tanıdığımız,günümüzde''meta'ya'' dönüştürülmemiş,kuzeyin bu güzel insanlarıyla ilgili değerlendirmeleriniz doğrudur ve iyi örneklerdir...Antropolojik evrimsel süreçlerin yanısıra,Sovyet Devrimi'nin de,bir yere kadar bu insanlara yaptığı katkıları da unutmamak gerekir...Klasik Rus kadın karakterleri,birçok yanlışı da içeren Sovyet deneyiminde,eğitim ve kültür alanında hiç bir dönemde kazanamadığı haklı başarıları ve orunları elde etmişlerdir...Bizde,''Cumhuriyet Kadınlarının'' bahşedilen yasal hak ve özgürlükler dışında,böyle bir şansları olabilmiş midir? Orda,sosyalist ve de bu günkü dönemde,tüm üretim şekillerine katılan kadın sayısı ve oranı,''reel kadın'' konusunda,bize önemli ip uçları da verecektir...Sevgiyle,dostça selamlarımla.Zeki Etferat

zeki etferat 
 29.03.2008 16:09
Cevap :
Merhaba, Öncelikle yazımı"anlatmak istediklerim" açısından değerlendiren yorumunuza içten teşekkürler:) Ülkemizde devrimlerle gelen "kadın haklarının" gerektiği kadar değerlendirilemediğine ve zaman içinde yitirilme yolunda hızla ilerlendiğine inanıyorum. Kadın-erkek demeden, öncelikle "insana değer veren bir toplum yapısına sahip olmamız gerektiğini"... Ve bunun için de "kültürel gelişim"in şart olduğuna inanıyorum. Mutlukalın:))  30.03.2008 14:29
 

Ama klavye sorunu çözülmüş gibi. Çok ara verdiniz bu aralar. Selamlar, sevgiler:))

Ümit Culduz  
 29.03.2008 14:49
Cevap :
Merhaba, O klavye sorunudur ki "bunca ara vermeme" sebep:)) Bir de "yorumlarım kaydedilse:((" Mutlukalın:))  30.03.2008 14:33
 

Eşim bulaşıkları makineye yerleştirip ağır yağlıları yıkarken ben küçük çocuğumuza bakıyordum. Verdiğiniz cevaptan sonra Rusları takdir ettim. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 28.03.2008 0:41
Cevap :
:))) Mutlukalın:))  30.03.2008 14:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1165
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1902
Kayıt tarihi
: 12.04.07
 
 

Bana biri kendini anlat dese, susar kalırım. Her konuda çılgın bir istekle konuşan ben, işte o anda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster