Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1599
 

Kadınlar Günü Kutlaması insanlık ayıbıdır...

Kadınlar Günü Kutlaması insanlık ayıbıdır...
 

8 Mart Dünya Kadınlar günü... Çok acımasız bir gün olduğunu düşünürüm. Böyle bir güne neden ihtiyacımız oldu?Ya da neden ihtiyacımız olduğu düşünüldü... Olmamalıydı bence... Nasıl ki kadın anadır, yardır, candır, eldir, gözdür, yürektir, nasıl ki insandır... Olmamalıydı böyle bir günü... Ki hergün kadının, hergün insanındır... Böyle bir günün varlığını çocuklarımıza nasıl açıklarız? Nasıl deriz, tarih kadınlara yapılan haksızlıklarla, çektirilen acılarla, insanlık dışı davranışlarla dolu? Nasıl anlatırız bu utancın kutlama yönünü?

Tarihe dönüp baktığımızda, kadınların insanca bir yaşam için mücadelesinin sürecinin hatırlanması için kutlanan bir gün... Kutlama sözü bile acımasızca gelmiyor mu size? Kutlanan gün, insanca yaşama hakkı verilmeyen kadınların, insanca yaşama mücadelesinin başlangıcı değil mi? Dikkat edin, kadınca yaşama hakkı değil insanca yaşama, insanca saygı görme, insanca varolma mücadelesi... Bunun kutlaması mı olur? Böyle birşey kutlanır mı?

''1857 yılında New York’lu dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteyerek, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadele ile başlayan süreçte 8 Mart, tüm dünya kadınlarının, kutladığı uluslararası bir güne dönüştü'' diyor tarihi kaynaklar. 1857 yılından bu güne değişen ne olmuş böyle bir günün kadınlara atfedilmesinden başka...
Araştırırken bazı ilginç bilgilere rastladım. Birleşmiş Milletlerin yaptığı bir araştırmaya göre;Dünyadaki işlerin yüzde 66'sını kadınlar yapıyor.Buna karşılık kadınlar dünyadaki toplam gelirin sadece yüzde 10'nuna sahipler. Dünyadaki mal varlığının ise yüzde birine sahipler. Başka bir değişle dünyadaki işlerin yüzde 34'ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin yüzde 90'ına sahipler. Yine kadınlar erkeklere oranla yüzde 20,yüzde 50 daha az maaş alıyorlar. Mültecilerin yüzde 80'ini kadınlar oluşturuyor. Dünya genelinde okuma yazma bilmeyen yetişkinlerin yüzde 67'si kadın.

· Her 4 Türk kadınından birisi okuma yazma bilmiyor,
· Kadınların sadece yüzde 3,9’u üniversite mezunu,
· Meclisteki kadınların oranı yüzde 4,4,
· Kadınların kazancı, erkek kazancından yüzde 40 daha az,
· Türkiye’de yılda 2 bin 500 kadın anne olmak isterken ölüyor,
· Çalışan nüfus içindeki kadın oranı yüzde 30, aynı oran kentlerde yüzde 17 seviyelerinde,
· AB’deki KOBİ’lerin yüzde 18’i kadın girişimciler tarafından kurulmuş, Türkiye’deki oran ise yüzde 7.(2006).

Dayak yiyen, tecavüz edilen, intihara mecbur bırakılan, ezilen, taciz edilen, namus adı altında öldürülen kadınların ise gerçek anlamda ne sayısını bilebiliriz ne çare bulabiliriz... Bu sebepten özellikle erkekler sakın ama sakın 'dünya kadınlar günümüzü' kutlamaya kalkmayın.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri, hani çoğunluğu erkek olan iş dünyası patronları, bu günü, yalnızca bir günü süslü sözlerle kutlamak yerine kadına insanca yaşama hakkını verin. Bu eşitsizliğin, bu çaresizliğin, bu haksızlığın, ezilmişliğin çaresini bulun. Bulun ki, böyle bir günü silin tarihten... Böyle bir günü çocuklarımıza nasıl açıklarız, yeni nesile nasıl açıklarız yoksa?


Kaynak: BTSO,haber.com...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadınlar günü kutlandı memleketimizde. İroni gibi, oğlumun spor için gittiği okulun salonunun kapısına yazmışlar"Dünya kadınlar günü kutlu olsun" diye. Kavramların içini boşaltmakta üstümüze yok! Her şeyin tüketime yönelik kullanıldığı günümüzde doğru bir bakış açısı ile ele aldığın yazını okumaktan mutluyum. "8 Mart dünya emekçi kadınlar günü" olarak kutlanmaya devam edecek kuşkusuz. Temel olarak insanın şu yada bu gerekçe ile ayrıştırılması doğru değil elbette. Kadına yönelik şiddetin, ayrımcılığın, ötelemenin ve kadını kara çarşafa kapatmanın "özgürlük" olmadığını anladığımızda ayrımsız günlerimizde olacak kuşkusuz.Yüreğine sağlık...

Necati TÜFEKCİ 
 14.03.2008 23:07
Cevap :
Umutlu olmak gerek ayrımsız günler için. Umut etmek ve insanca yaşama hakkı için mücadele etmek. Katkılarınız için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle  15.03.2008 0:11
 

Kazanılan saflarımızı kaybetmedeyiz bir bir Özlemim. Yasalardaki ayrımcı maddelere, töre cinayetlerine, aile içi şiddete karşı mücadele ederken, kadının eğitim hakkını, siyasi haklarını savunurken, kadın sığınma evleri kotalar talep ederken....bunları talep etmek , savunmak neredeyse lüks haline geldi artık. 8 martta lüks haline gelecek pek tabii. 8 martta olsun konuşanların ahlaksızlıkla itham edildiği günlerdeyiz artık. Sevgi ve aydınlıkla daima yine de...

Neşe İleri 
 14.03.2008 14:45
Cevap :
Geriekten kadının adı hiç olmamış Meşe'ciğim. Sen daha iyi bilirsin ki aslında, hukuki düzenlemeler bile artık kadının yerini bu ülkede daha iyi hale getiremeyecek... Daha geriye gitiiğimiz bu günler kadınların iyi günleri sanki... Zihniyet çok başka işte. Kadınlar gününde adamın biri doğurun ki evde oturun diyor işte... Katkıların için çok teşekkkürler. sevgilerimle  14.03.2008 15:18
 

yazmışsın işte herşeyi...bu tarz günler kaldırılsın artık diye düşünüyorum neredeyse.

beenmaya 
 12.03.2008 0:51
Cevap :
Kesinlikle kaldırılmalı. Hatta insanlığımızdan utanıp dünya insanlık günü falan yapmalıyız belki... Of ki ne f... Katkıların için çok teşekkürler.Sevgilerimle  12.03.2008 20:44
 

Ama anlayacak kişiler yok başımızda maalesef yazının sonunda yaptığın çağrıyı ancak duyarlı politikacılar anlar... Bizimki ise en az üç çocuk doğurun, evinizde oturun demeye getiriyor, geçinir misiniz geçinemez misiniz gibi bir kaygısı yok ki adamın kendi tuzu kuru ya. Kadınların da pek bir sesi çıkıyor ya evde oturup çocuk bakın sesinizi de kesin der gibi... Ellerine sağlık canım sevgiler...

Sema Sener 
 11.03.2008 12:24
Cevap :
Tabii ki asıl dert kadını eve kapatmak... Canım Sema katkıların için teşekkürler. sevgilerimle  11.03.2008 16:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 2077
Toplam mesaj
: 290
Ort. okunma sayısı
: 851
Kayıt tarihi
: 19.05.07
 
 

 Ama hayatın farkındayım. Hem güzel, hem acı. İyi midir farkında olmak? Yoksa iyi midir farkında ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster