Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
399
 

Kafa göz yarmadan, Blogcu güzeli seçer miyiz?

Kafa göz yarmadan, Blogcu güzeli seçer miyiz?
 

& Bloglarda hem cici, hem de bici çocuk olmanın sırrına eremediğimizi, ‘Yapsak yapsak ne yapsak acaba? Biz de mi ciciliğe aday olsak diye iç geçirenlerin bulunduğunu, bunları yazdığımız için, bize içerleyenlerin bulunabileceğini bildiğimizi, Blog İdaremizin demokratlığından dolayı güven duyduğumuzu, fakat, amma, velakin, blakis, bilahare, badema ve bundan böyle ve lakin ikidir bu blog yazısının ipten döndüğünü, yazıyı kuşa çevirdiğimizi,

&Blogdan tamamen ayrılanların, dosyasının bir kenara kaldırılmasıyle birlikte, korumaya alındığını, ardından önünden laf edilmemesi için idarenin dikkatli davrandığını, böylesi muhabetin , değme sitelerde zerresinin bulunmadığını,

& Şişe tıpayı, şarap kupayı, eşek sopayı severse. Çöl, yağmuru. Çizme hamuru ve oklava nasıl ki hamuru severse, blogcu da böylelikle ‘Huzuru’sevdiğini, içteki huzurun çok önemli olup, diyalogla her şeyin çözümlendiği bir çağda yaşadığımızı, blog’da kepenk kapatma modasının bu sıralar tavsadığını,

& Yazın plajlarda Çek güzeli, mısırcı güzeli, polis güzeli, çıtı-pıtı güzellerini seçe seçe mevsimi kapattığımızı, son olarak da ‘Blogcu güzeli’ seçimi için yeşillamba yaktığımızı, kimsenin bu teklife yüz vermediğini, derken aynı konuyu budefa baterist arkadaşımızın konuyu tazelediğini, hiç de fena olmaz dediğimizi, kafa göz yarılma uğruna bu seçimin eğlenceli puanlama usulü ile yapılabileceğini, adayların, isimlerinin, arkadaşımıza bildirilnesini rica eylediğimizi,

&Zonguldaklı bir blogcumuzun, tastamam 12 satırlık yazı ile BLOG hanesine yerleşerek ‘Bu gün, sıradan bir gündü.Temizlik, yemek vesaire. Evde yalnızım. Kitap okuyayım dedim… İlk gün için, yeterli bu kadar yazı’ diyerek yazısını bitirdiğini, ‘Aman iyi ki bittiğine sevinerek derinden bir ‘Oh!’ çektiğimizi, Habur sınır kapısı gibi önemli olan bu kapıyı açık bulanların, ‘Pat’diye içeri daldığını, ” bloglarda onun için uzun tır kuyruklarının uzadığını,

& İkitık tık, bir şık şık…Tak takıştır. İçi taş, dışı taş, ha dolaş, ha dolaş diye diye bu günlere , Süleyman Ekim’le birlikte geldiğimizi, kendisini, hem sık, hem dolgun yazan biri olarak başyazarlığa terfi ettirdiğimizi, yakında ferah kahvelerini içeceğimizi,

&.Adalar’da, Moda’ larda, Fiesta’ larda gezen İstanbullu derdi yok, gezmesi çok, karınları tok, yazdıkları blok, iki okkalı kafadar bloggerimizin, birbirlerinde misafir kaldıkları gecede, ‘Yapsak yapsak ne yapsak?’ diye düşünen Sema Şener’in, bir gece yarısı ‘Evreka, Evreka!’diyerek semalara fırladığını,

& Uyku sersemi ile yatakta gözlerini oğuşturarak oturan Leyla’nın şaşkınlıkla ‘ Ne evrakıbe yau!’ diye onun da ayaklandığını, gece yarısı baş başa vererek fikirlerini projelendirdiklerini,

& Sema Şener’inyazdığı senaryoya göre ‘Bir simidin yeniden doğuşu’ nu Büyükada’da Leyla Önder’in önderliğinde filme alacaklarını, Leyla’nın hem yönetmen, hem de kameramanlık yapacağını, Semanın asistanlığa ve senaristliğe soyunduğunu,

& Bir simidin türlü çeşitli kılıklara girişinin hikaye edildiği ve ‘Simit isimli nazeninin , simit saraylarına nasıl gelin gittiğinin hikayesini içeren sinopsis’ den hareketle çekimlerin gelecek hafta sonu biteceğini, film vizyona girdiğinde, şimdiden kapalı gişe tık hasılat rekorunun kırılacağını, o semtteki ‘Tık’ Bankların iflas edeceğini,

& Dünya simitçileri ve Simit Sarayları Konfederasyonunca finanse edilecek bu yapıtın kurgusuna, Büyükada’da halen devam edilmekte olduğunu, bizlerin de , blog yazısı olacak bu yapıttan lezzetli ‘’Tost- simit tariflerinekavuşup, bol bol istifade edeceğimizi,

BİLİYOR MUYDUNUZ ?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

risalen. Kesilmis. Ama meal anlasilmistir. MB'a bir türlü sigamiyoruz yaa. Biz yaparsak tam yapariz demissin. Dogrudur. Civi üretir, kafasiz birakmayiz. Yapsak böyle birseyi diyecegim, ama ben topalim. Sadece topcu destegim olabilir sana. Azicik daha gözleyelim mi MB cihanini?:-) Gercekten muhabbetli oluyor. Eyy bazarlar Abii.

pirmete 
 15.11.2008 23:26
Cevap :
SEVGİLİ PİRMETE : Ben kolayını buldum. İki tam ölçek + üç satırın toplamı tastamam bin vuruş eder mi bilmem.Şimdi bunu pöstekinin kıllarını sayarcasına deliler gibi sayacak değilim. İnce yağ aramak boşuna derim. Hem sonra cevabı yazıp yolluyoruz, yorum sayfası kapanmıyor. 'CEVAP VER' bir daha basınca CEVAP YAZ penceresi yine dilkiliyor karşına. Ben de 'Deneme' yapıyorum. Bakarsın bir şey keşfetmiş olurum. İdarenin bu tür keşiflere ayıracak vakitleri yok. Bakarsın bu yeni şekil, bir buluş olabilir. Yani bir deriden iki post çıkarıyorum. Bunu ben şu an icat ediyorum. Valla icadetmek güzel şeymiş!İdare okuyor bu yazdıklarımı. 'Vay canına diyor' demek böyle de oluyormuş. Hemen not alıyorlar. Ya düzelteceklrdir, ya da vatandaş nasiplensin, hazır sayfa bulmuşken diye düşüneceklerdir. Ya, n'aparsın. İşte büle büle. Yine selam ve teşekkürlerle derim.  15.11.2008 23:51
 

Agabey, hanimlarda tutmadi bu yarisma. Erkeklerde de görebildigim kadariyla kör topal (Metin Bey'in Sisifus cabalarina üzülüyorum). Bu yarismayi baska kategorleride mi acsak yoksa? Örnegin... Hadi kopya vermeyeyim:-))) Dost selamlarim, sevgilerimle.

pirmete 
 15.11.2008 22:34
Cevap :
Ben biliyorum ya hangi kategoride yarışılacağını ama, neyse, asöylemeyeyim...Dikiş tutmuyorsa, bu işte vardır bir halt. Canını sıkma. Biz yarışma yaparsak tam yaparız. Bizde kategori çok.Marmaris sahillerinde bir İngiliz turisti gözüme kestirip, 'İşte! Plajın güzeli bu olmalı! dedim. Plaj sahibine gidip, süslü püslü bir şampanya ısmarladım.Bunu sepete koy. Sepet de süslü olsun dedim. Adamı da, cihan katırı gibi donattım. Davulcu ile zurnacıcı, biitişik plajdan ayarlayıp, tuvalete sakladım. İngilizi elinden tutup: ' İşte güzelimiz!' Alkış istedim. Akabinde çingenelere başlayın diye bağırdım. Onlar zurnalı peşrevli çaladurunlar. Adam, elinde sepet kadına odun uzatır gibi eline tutuşturp kayıplara karıştı. Çingenelere çıkın ortaya diye bağıırırım, gürültüden sesimi duyuramam. Meğersem, mal sahibinden şişe istemişler onu içiyorlarmış içerde. Tuvallet vur patlasın, çal oynasın. İçerden bağrışlar..Tuvalerin yaaaaaanında tuvaletten çıkamayan kadı basbas bağıırır. ''Yetişin dostlar, mal sah  15.11.2008 23:04
 

Beşinci maddedeki blogcumuzun sayfasına girdiğimde şaka yapıyor sanmıştım:)))Blogcu güzeline gelince; aday olmuştuk ama yarışma iptal! Hevesimiz boğazımızda kaldı, beceremedik eğlenmeyi:)))) Şaka bir yana hepsi birbirinden güzel ve anlamlı olmuş bu maddelerin. Yüreğinize sağlık. Sevgiler

Nezahat 
 14.11.2008 16:52
Cevap :
Ah Nezom ah...Seni ne zaman akıllı uslu görecem ki?! Her bi şeye inanıveriyorsun. Ne seçimiydi bu? Fantezi yapıyoruz ara yerde. Yoksa vakit nasıl geçer. Demek ki sen de aday oldun ha! Bi de baktın ki, yarışma iptal.. Dur bakalım en cesurları sen çıktın da durumu çıtlatıverdin 'Ben de adaydım' diye. Kimbilir kimler daha adaydı. Adaylıklar gizli tutulur bilirsin. Katılımlar rumuzladır. Sen hepsini çiğnedin de bizi ağırlıkların arasında ufaladın gittin. Aşkolsun. Ama cesaretini kutlarım. Sağ ol iltifatına ayrıca. Kal hoşca. Selam saygı ile  14.11.2008 20:07
 

Üzülerek söylüyorum ki bugüne kadar bekledim Leyla'mı ama işleri dolayısıyla gelemiyor Büyükada'ya... Cuma günü beenmaya Özlem ile gideceğiz, son anda çok sevdiğim bir blog arkadaşım da katılabilir aramıza... Artık iş başa düştü ama hocalarımdan aldığım direktiflerle bu işin hakkından geleceğime inancım sonsuz. Cellek hocam merak etmeyin her bişeyi halledicem ben, tarifleri elimizde bilin, fotoları da bir güzel çekerim öğrettiğin gibi. İnşallah hava da güzel olur da biz de keyifli bir Büyükada turu yaparız bu sebeple... Bekleyin hocam bekleyin, geliyor tarifler...:)) Selam ve sevgiler...

Sema Sener 
 12.11.2008 20:13
Cevap :
'Gelsin gitsin,yayınlansın,okunsun, kotarılıp pişirilsin.Evlere zevk gelsin.Damak tadı güzelleşsin. Karşılayalım Sema Leyla ortak prodüksiyonundan.Leyla ile Mecnun gibi yanyana koyalım kendimizi. Bakıp bakıp da: 'Ne simitmiş be!' diyelim. Simit Saraylarına simit gelinimizle öğünelim. Blogda yazılsın tarifler,telli duvaklı gelinler.Saçılsın dağılsın bloglardan da öte. 36 kısım, tekmili birden. Türkçe sözlü 'Simitçe' dilli, renkli, yedikçe lezzetli, Leyla ile Sema' nın eserleri.Diye diye çalıp söyleyelim. Kırk gün kırk gece düğün edelim. Düşmesin dillerden.Namımız sürsün inceden inceden. .Vapur tutmasın.Sakatlık olmasın.Varın simitçi başına. Alın alacağınızı,resimleyin gelin.Yayalım cihana Haydi kolay gele ve de selametle.Ne simitmiş be!  12.11.2008 22:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 882
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster