Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
51
 

Katiller İçin Eğlence Rehberi

10, 9, 8... Heyecan doruktaydı. Bütün dünya yeni yıla girmek için son saniyeleri sayıyordu. 7, 6, 5... Hapishaneden çıkalı bir hafta olmuştu. Annesine küfredilmesini ve kendisiyle dalga geçilmesini hazmedemediği için onlarca kişinin canını almıştı. İşlediği cinayet yüzünden 25 yıldır cezaevindeydi. Hayatı sıfırdan başlamamak için ilk işi yılbaşı bileti almak olmuştu. 4,3,2,1... Havai fişekler gökyüzünde aydınlatmak için hazırdı. Milyarlarca insan gözlerini gökyüzüne dikmiş o anın gelmesini bekliyordu. Tıpkı baştan sona veya sondan başa doğru yazılan ve her iki şekilde de okunduğunda aynı anlamı veren palindromik ismi olan psikopat Boob gibi. Ve sıfır. Yaşasın yeni yıl, Yaşasın 2049. Çığlıklar havai fişek patlamalarına karışıyordu. Yükselen müzik sesleri bir anlığına da olsa insanların delice eğlenmesine, yaşadıkları sıkıntıları unutmalarına, içlerindeki enerjiyi boşaltmalarına yardımcı oluyordu. Boob, elinde sıkı sıkıya tuttuğu biletin hayatını değiştirmesini umarak rakamlara baktı. Sonra büyük ikramiyenin isabet ettiği rakamları inceledi. Eli ayağı titremeye başladı. Tuhaf bir duygu hissediyordu. Olduğu yere doğru çömeldi. Ağlamakla gülmek arasında giden bir duygu hali içindeydi. Kafasının içi istiklal caddesi gibiydi. Düşünceler akın akın beynine hücum ediyordu. Elindeki biletle büyük ikramiyenin isabet ettiği rakamlar aynıydı. 2049’un ilk havai fişekleri sanki onun için patlatılıyordu. Eline, kendisinden çalınan 25 yılın acısını çıkartabileceği bir fırsat geçmişti. Yarın ilk iş piyango merkezine gidecek ve sayamayacağı kadar çok paraya sahip olacaktı. Ama önce gecenin ve yeni yılın tadını çıkarmalıydı. Sabaha kadar çılgınlar gibi dans etti. Yorgunluktan yığıldığı yerde bir iki saat uyku çektikten sonra piyango merkezinin yolunu tuttu. Bindiği otonom araç onu, gücün ve paranın simgesi devasa bir binanın önünde getirdi. Binanın kapısına yaklaşıp kolundaki barkodu okuttu. Simülatörden gelen ‘Hoş geldiniz vatandaş Boob’ sesiyle üzerindeki stres bir kat daha arttı. Kapıda onu siyah giyimli adamlar karşıladı.

-Biz de sizi bekliyorduk bay Boob. Müdür bey sizi ofisinde ağırlayacak.

Sağa sola bakınıp piyango merkezinin neye benzediğini çözmeye çalıştı. Her şey camdan ibaretti. Odalar, karanlık bölümler yoktu. Su kadar berraktı her şey. Herkesin yaptığı işi, olduğu yerden görebiliyordu. Bir kaç dakika yürüdükten sonra müdür beyin olduğu bölüme gelmişlerdi. Şeffaf sandalyeye oturup prosedürleri uzun uzun dinledi.

-Beni anladığınızı düşünüyorum Bay Boob.

-Elbette anladım müdür bey. Bu kapıdan içeri giren kişiyle dışarı çıkan kişi aynı kişi olmayacak.

-Güzel. Bu sizin için en iyisi. Artık eski mahallenize, eski işinize, eski hayatınıza hatta eski Boob’a geri dönemezsiniz. Zaten 25 yıldır cezaevinde olduğunuz için hayat da sistemde çok değişti. Buna adapte olmanız çok zor. Günümüzde her şey otonom. Yani yapay zekaya sahip robotlar sistemi yönetiyor. Bu yüzden kazandığınız parayı da düşünürsek yapmanız gereken tek şey, sınıfınıza uygun toplulukların bulunduğu kapitale taşınmak.

-Bunu ben de çok isterim.

-Şimdi size hem asistanlık hizmetini sağlayacak hem de bundan böyle bütün ihtiyaçlarınızı karşılayacak olan yapay zeka ürünü Sofia’yı atadım. Sofia’yı bilek çipinizle entegre hale getirdim.

-Bu gerçekten harika. 1 milyar bitcoin, hesabıma aktarıldı mı peki?

-Eski hesaplarınızın tamamı kapatıldı. Artık bir hesaba ihtiyacınız yok. Bilek çipinizle ödeme işlemlerinizi anında yapabilirsiniz. Bütün güncelleme ve yeni yazılımlar yüklendi.

-O zaman gidip hemen alışverişe başlayıp yeni hayatımın tadını çıkarayım’ diyen Boob, asistanı Sofia ile birlikte kapitalin yolunu tutar.

Afrika boynuzunun ve Arap yarımadasının 200 kilometre açığındaki Sokotra adasına ulaşan Boob, kapitale giriş ücreti olarak 1 milyon bitcoin ödemek zorunda kalır. Bu ödemenin nedenini ise, toplumun alt sınıfının şehre girişini engellemek için olduğunu şehre adım atar atmaz öğrenmiş olur. Asistanı Sofia, Boob’a ilk etapta 5 milyon bitcoinlik bir ev, 10 milyon bitcoinlik otonom araç filosundan oluşan hava ve kara taşıtı alıp, Boob’un sahip olduğu coinlerinin işlem hacmini artıracak yeni yatırımlar yapar. Yeni evindeki bütün düzeni Sofia ayarlar. Boob’un ne zaman kalkacağını, ne yemesi gerektiğini, sağlık durumunu ve bunun gibi daha birçok rutin işlem daha Boob’un kafası yorulmadan şip şak hallediverir. Fakat bu kadar rahatlık ve hiçbir şey yapmamak ya da yapmak zorunda olmamak John’un fıtratına terstir. Günler günleri kovalar ve Boob bu sonsuz servetin içinde gittikçe sıradanlaştığını içindeki katilin ölmek üzere olduğunu fark eder. Ve sonunda bu soruna bir çözüm bulmaya karar verir.

-Sofia

-Sizi dinliyorum

-Bana hemen kapitalde yaşam koçluğu hizmeti veren birini bul ve eve yönlendir.

-Talebiniz yerine getirildi bay Boob, en uygun kişi bulundu, randevu ayarlandı. Evinize biri yönlendirildi.

Bu sahte sıradanlıktan sıkılan Boob’un içi ilk defa, 2049 yılbaşı gecesindeki gibi kıpır kıpırdı. Bu duyguyu hissetmeyi özlemişti. Planlı olmamanın, olayları akışa bırakmanın, beklenti içinde olmanın içinde yarattığı patlamalar onu çok fazla heyecanlandırıyordu. Sağa sola volta attığı cezaevi günlerindeki gibi evin içinde dönüp duruyor, ellerini nereye koyacağını bilemiyordu. Derken kapı çaldı. Sofia kapıyı açıp yaşam koçunu içeri aldı.

-Merhaba ben yeni yaşam koçunuz Maria

-Merhaba Maria ben de Boob. Beni kırmayıp evime kadar geldiğiniz için çok teşekkür ederim.

-Rica ederim sizin isteklerinizi karşılayabilmek için buradayım. Sanırım rutin hayatınızdan sıkıldınız.

-Tam olarak öyle denebilir.

-Buna sevindim, birçok müşterimiz de tıpkı sizin gibi bu sıradanlık döngüsüne düştüğü için bizimle iletişime geçiyor. Kapital olarak sizi bu sıradanlıktan kurtarmak, istek ve arzularınıza, beklentilerinize cevap vermek içen her gün yeni projeler geliştiriyoruz.

-Tam olarak nasıl projelerden bahsediyorsunuz?

-Ana karada yasalar nedeniyle yapamayacağınız pek çok şeyi, kimseye hesap vermeden, yaptıklarınız ve yapacaklarınızın bir cezası olmadan gerçekleştirebileceklerinizden bahsediyoruz. Sizinle açık konuşacağım. Kapitalde yaşadığınız için tıpkı anakarada olduğu gibi burada da uymanız gereken kurallar var. Fakat kapital halkının bir ayrıcalığı var. Kapital kuralların olmadığı dünyalara gidebilmeniz için size çıkış kapıları sunar. Bu yüzden hayattan daha fazla keyif almanız, unuttuğunuz duyguları tekrar hatırlamanız için 100’ün üzerinde paket seçeneğimiz var. Dünya turu, uzay turizmi, kafesli köpekbalığı dalışı gibi sıradan paketlerimizi geçiyorum. Size birinci sınıf bir eğlence lazım. Mesela, dinozor avı ve insan avlamak veya zombi öldürmek gibi.

-Durun bir dakika dinozorlar yaşıyor mu?

-Teknik olarak evet. Onları DNA’larından tekrar ürettik.

-Bunu neden bütün dünyadan saklıyorsunuz o zaman.

-Sıradan insanların tek derdi çalışmak ve hayatta kalmak. Onların dinozorlarla işi olmaz. Bu sadece kapital halkının tecrübe edebileceği bir ayrıcalık.

-Peki ya insan öldürmek suç değil mi? Bunun için 25 yıl hapis yattım biliyorsunuz. Üstelik kimse öldürülmeyi kabul etmez.

-Öncelikle belirtemem gerekir ki, kapitalde suç işlemek kapitalden atılmak anlamına geldiği için kimse buna yeltenmez. Ancak bu insanın içinde yatan yok etme ve öldürme arzusunu bastıracağımız anlamına gelmiyor. Bu yüzden kapitaldeki düzeni korumak ve halkının arzularına cevap vermek için kapital dışında başka adalarda bu suçun işlenmesine izin veriliyor. Sorunuzun ikinci bölümüne gelecek olursak, öldürülecek insanlar elbette kapitalden seçilmiyor. Kaynak olarak, havada aniden kaybolan uçaklar ve Bermuda şeytan üçgeni gibi yerlerde battığı söylenen gemilerdeki insanlar kullanılıyor. Aslında o uçaklar kaybolmuyor ya da gemiler batmıyor onları biz kaçırıyoruz. Ve kapital halkının ihtiyaç duyduğu eğlenceler için kaynak olarak kullanıyoruz.

-Ürkütücü.

-Buna ilk başta sıcak bakmanızı ve elinize hemen bir balta alıp insan avlamanızı beklemiyorum. Ama zamanla bunu isteyeceksiniz. İçinizdeki öldürme arzusuna karşı koyamayacaksınız. Bu yüzden kapitaldeki düzeni korumak aynı zamanda duyguların bastırılmasını önlemek için bu gerekli.

Doğduğu günden beri kendisine dayatılan ahlak kuralları nedeniyle yıllarca hapis yatan Boob, ilk defa öldüreceği kişi yüzünden ceza almayacaktı. Bu yüzden kendisine sunulan teklifi kabul eder.

Boob, seçenekler arasında ilk önce dinozorları görmek ister. Bu deneyim için yaklaşık 10 milyon bitcoin ödeyen Boob, gerekli teçhizatını da yanına alıp yola koyulur. Boob, Hindistan Okyanusu açıklarında bulunan ve bilindik haritalarda bile görünmeyen, sert kayalıkları nedeniyle beyaz renkli, sert bir element olan Vanadyum adı verilen bir adada kendini bulur. Nemli ve yağışlı iklimiyle bitki ve canlı türleri için sağlıklı bir ekosistem sunan adaya varan John, kendisine vaadedildiği gibi T-Rex, Dilophosaurus ve Carnotaurus gibi etçil dinozor türlerinden yüzlercesini görür. Durgun ve kontrollü hayatın kendisinden çaldığı, korku, endişe ve kaçma dürtüleri dinozorlar karşısında tetiklenmeye başlar. Panikleyen John’un kalp atışları ve nabzı yükselir. Dinozorları avlaması için kendisine sunulan yüksek teknoloji silahlarla sarılan Boob, insanın en ilke dürtüsü olan öldürme iç güdüsünü harekete geçirir. Bir kaç dakika tedirginlik yaşadıktan sonra öldürmeye başlar. Öldürdükçe daha fazlasını istemeye başlayan Boob, öldürdüklerini saymayı bırakıp sadece duyduğu hazzı maksimim seviyeye çıkarmaya odaklanır. Medeniyetten uzakta en ilkel iç güdüleriyle bir kaç hafta geçiren Boob, dinozor öldürmekten sıkılır. Yapay zeka robotu Sofia aracılığıyla yeni bir oyun paketi satın almaya karar verir. Bu kez kendi türünden birilerini avlamak ister. 5 milyon bitcoin ödeme yaparak bu kez adıyla şanıyla bütün dünyaca bilinen Bermuda adasının yolunu tutar.

Yolda kendisine yapay zeka robotları tarafından bir kaç uyarı yapılır.

Adaya vardığında sanki uçağı fırtına yüzünden düşmüş ve yüzerek kurtulmuş biri gibi görünecekti. Medeniyete tekrar geri dönmek isteyen ve kurtulmak için her yolu deneyen insanlardan seçtiği kişileri öldürmenin tadına o zaman varabilecekti. Bunun için gerekli ekipmanların yerlerini gösteren bir harita bilek çipine kodlanmıştı. Bermuda adasına bırakılan Boob, adada bir iki saat geçirdikten sonra gerçek insanların bulunduğu alanı bulur. Onların kendisini bulabilmesi için denize atlar ve yardım çağrısında bulunur. Çığlıkları duyan adadaki diğer insanları Boob’u kurtarır. İnsanlar neler olduğunu sorar. Boob ise, Maimi için özel bir uçak kiraladığını, sonra radarların kafayı yediğini, önlerine çıkan fırtınanın da uçağı düşürdüğünü söyler. Uzun saatler okyanusta yaşam mücadelesi verdiğini ve bulduğu en yakın toprak parçasına doğru deli gibi yüzdüğünü anlatır. Adadaki hemen hemen herkes aynı şekilde kaza geçirmiştir. Kimi bir kaç gündür kimi ise yıllardır bu adadaydı. Adada mahsur kalanların kimi mimar, kimi öğretmen, kimi iş adamı, kimi doktor kimisi ise politikacıydı. Hepsinin farklı hayat hikayesi olmasın rağmen hepsi aynı şeyden korkuyordu. Boob neden korktuklarını sorduğunda ise adadakiler, ansızın insanları alıp götüren ve çığlıklarının adayı inlettiği zifiri karanlık gecelerden bahsederler. Boob bir kaç gün insanları dinleyip yakından tanıdıktan sonra içindeki öldürme iç güdüsünü devreye sokar. Kendisi için özel olarak saklanan sandıktan kesici, delici ve bayıltıcı ne varsa her şeyi sırt çantasına koyar. Ve herkesin geceleri korktuğu o katil rolüne bu sefer Boob bürünür. İlk gece politikacı Steven’ı kaçırıp öldürür. İkinci gece matematik öğretmeni Sarah’ı diri diri toprağa gömer. Üç, dört derken adada sağ kalan tek kişi 70 yaşındaki ihtiyar bir kadındır. Boob, bu ihtiyar kadını öldürme konusunda acele etmemeye karar verir. Onu okyanus kıyısındaki bir kütüğe bağlayıp yavaş yavaş boğulmasını izlemek ister. Okyanustaki gelgitin oluşmasına 3 saat vardır. Bu sırada bileğindeki doğum lekesi üzerine 70 yaşındaki Barbara ile Boob arasında sohbet başlar. Boob doğum lekesinin annesinden kendisine geriye kalan tek hatıra olduğunu söyler. Barbara annesine ne olduğunu sorar.

-Annem ben daha çocukken kaybolmuş. Bir ameliyat için başka bir ülkeye uçarken uçağı düşmüş. Ondan bir daha haber alamadık. Babam onun öldüğünü kabullendi fakat ben bir türlü kabullenemedim.

-Sorduğum soruyla seni üzdüğüm için özür dilerim. Yaranı acıtmak istememiştim. Fakat benim de küçücük bir oğlum vardı. Akşam eve döneceğimi söyleyip yola çıktığımda bir adada mahsur kalacağımı bilmiyordum. Ve geride bıraktığım oğlumun bir katile dönüştüğünü öğrenmek ise hepsinden daha acı verici.

-Katil derken! Bunu nerden biliyorsun ki, onu bıraktığında daha çocukmuş.

-Biliyorum çünkü şuan beni öldürmeye çalışıyor.

Bu son sözden sonra gelgitin gelişine kadar uzun bir sessizlik oldu. John kendisini annesini öldürürken bulmuş, annesi de kendisini öldürmeye çalışan kişinin oğlu olduğunu öğrenmiştir. Aynı candan iki beden okyanusun ortasında adı ölümle anılan bir adada tam da ölümün kıyısında birbirini bulmuştur. Annesizliğin verdiği büyük yalnızlığı öldürmekle bastıran bir çocuk, bir gün öldürmeye çalıştığı kişilerden birinin annesi olacağını bilebilir miydi? Elbette hayır. Gelgit yükselmeden, hayat annesini Boob’dan bir kez daha almadan, anne ve oğul birbirlerine sıkı sıkıya sarılır. Ve Boob öldürdüğü bütün bedenlerden annesinin kollarında af diler. Artık öldürmeyecektir. İnsanları öldürmek için kurulan bu sistemi yıkacak, sevdiklerinden ayrı bırakılan insanları bulacak, ölüm adalarını batıracak, kaybolduğu sanılan insanları aileleriyle buluşturacaktır.   

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 217
Kayıt tarihi
: 04.05.10
 
 

'Dün kendime seni anlattım' adlı şiir kitabıyla 2008 yılında en iyi şiir kitabı dalında Türkiye 3..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster