Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '15

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
68
 

Kulaklıkla müzik dinleyenlerin dış dünyayla bağlantısı çok zayıf...

Kulaklıkla müzik dinleyenlerin dış dünyayla bağlantısı çok zayıf...
 

Ablanın durumu hiç de iyi değil. Ona acil müdahale lazım.


Sizin de dikkatinizi çekti mi bilmem ama; bence kulaklıkla müzik dinleyenlerin dış dünyayla bağlantısı çok zayıf... Daha sokağın gürültüsüne bile dayanamayan biri, bu şekilde davranarak, sadece kendi işini zorlaştırıyor. Çevresiyle, gerçek hayatla tam ve sağlıklı bir ilişki kurmayı imkansız hale getiriyor. Böylesi kendi içine dönüklük, uzun vadeli, kalıcı iletişim bozukluklarına neden olur. 

Hadi psikolojik etkenleri bir yana bıraktık diyelim.

Kulaklarındaki yüksek volümlü ses dalgaları, çevrelerinde oluşan ani değişiklikleri, kazaya neden olabilecek ölümcül trafik olaylarını, gözleriyle olmasa bile işitme duyularıyla fark edebilmelerine de engeller.Risk düzeyi yüksek tehlikeleri algılayabilmelerini de güçleştirir.

Ayrıca kulağında kulaklıkla ortalıkta gezinmek, insan ilişkilerine kapalılığın en dramatik hallerinden biridir. Canlı varlıkları duymaya dayanamayanların, en kestirmeden gerçeklerden kaçış yoludur bu.

Dinlediği müziğin romantizmini, dışarıya karşı sergiledikleri mekanik tavırlarla yok edenler; en büyük hasarı, kendi kişilikleri üzerinde oluştururlar. Bir şekilde dengelemeye çalıştıkları iç dünyaları, onları çok daha dolambaçlı yollara sürükler istemeden... Başkalarına karşı çok mutluymuşlar, olağanüstü pozitifmişler izlenimi vermeye çalışsalar da, ruhlarındaki fırtına, dikkatli gözlereden kaçmayacaktır.

Ne zaman kulağında kulaklığıyla gezinen, yüksek sesle müzik dinleyen birini görsem; hafiften içim burkulur. İç sesim, "Al işte sana kaybedilmiş bir insan daha... Çık çıkabilirsen işin içinden..." diye seslenir.

Gerçekten çözümü hiç de kolay olmayan bir meseledir bu. Sonuç almak için en önce yaşayanın içinde bulunduğu durumu görmesi, yardım almaya ihtiyacı olduğunu kabul etmesi gerekir.

İşin zorluğu şuradan kaynaklanır efendim: Sorun bakalım kendinize. Bugüne kadar kaç kişi taşıdığı ruhsal rahatsızlığı kendi başına fark edip, iyileşebilmek için gerçek bir çaba sarf edebilmiştir acaba?

Sayıları çok fazla olmasa gerek. Yoksa bunca insan, kulağında kulaklığıyla avare avare dolanır mıydı sokaklarda? 

Günlük hayatın zorluklarına sadece bağırta bağırta müzik dinleyerek karşı koyabileceğini düşünmek; çok da akıl işi değildir herhalde...

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

Cemile Torun, Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1283
Toplam yorum
: 3545
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1669
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek O..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster