Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım 1997 mezunuyum. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Adalet Yüksek Meslek Okulu 2.sınıf öğrencisiyim.5 Eylül 1995'ten beri  reklam sektöründeyim. Meslek hayatımın 8 yılı medyada (Milliyet, Vatan, Akşam, Türkiye, Fotospor, Hürriyetoto.com), 12 yılı i..

Devamı
 
 
 

Yazdığım Kategoriler

 
İtle Aynı Çuvala Girilmez...

Selda hanım merhaba, bence sizden çok iyi bir mizah öyküleri yazarı olur. Bir deneyin derim. sağlam mizah öykülerindeki: şaşırtıcılık, beklenmedik olay ve yaklaşımlar, yazarın kendisi ve olaylarla dalga geçebilme gücü, meseleyi çok dağıtmadan, okurun ilgisini kaybetmeden yazıp toparlayabilme, kısa, tempolu, akıcı diyaloglar, vurucu benzetme ve çıkarımlar, yaşama sevinci, hayata ve insana değer verme... Hepsi de var yazdıklarınızda... Biliyorum. Sistemli çalışmak, disiplinli davranabilmek çok da size göre değil ama... İçinizden gelenleri, yaşadığınız olayları bu örneğinizde de olduğu gibi yazmaya, anlatmaya devam edip, onları bir kitap formatında toparlayabilirseniz eğer; çok daha güzel, çok daha profesyonel işler çıkartabilirsiniz ortaya. Gözlem gücünüz, olaylar karşısındaki farkındalık beceriniz; tüm bunları rahatça söyleyebilmemin en temel nedenleri... İyi yıllar dilerim. Bundan çok daha güzel yazılarınızı, öykülerinizi okumak dileğiyle... Cemce sevgilerimle...

31 Aralık 2017 20:23
Şımarık erkekler...

Kadına şiddet uygulayan erkeğin davranışlarını şımarıklığına dayandırmak çok ilginç bir tespit, çok değişik bir gözlemleme biçimi. Bu konuda enine boyuna düşünücem. Yazınızın altyapısı, ömrü suçlularla mücadeleyle geçmiş, duyarlı bir kadın polisin, hem düşünen hem sorgulayan duygu, düşünce ve ruh dünyasına dayanıyor. Özellikle takım elbise-mahkeme kararı ikilisine yaklaşımınız çok doğru ve yerinde olmakla birlikte, mesleki geçmişinize de dayıyor sırtını. Erkeklerin yetiştirilme tarzları, ömürleri boyunca uğradıkları kendilerinden yana tutum takınılan toplumsal cinsiyet ayrımcılığı vurgunuz; dört dörtlük. Umarım erkek şımarıklığı bir gün sonlanır. Gerçi, giderek muhafazakarlaşan toplumumuzda bu mümkün gibi görünmese de, biz iyi niyetimizi korumaya çalışalım yazınız aracılığıyla. İyi yıllar dilerim sevgili Hayvar. Dileğim odur ki, bir gün dünyayı kadınlar yönetir. Bu konuda erkeklerden başarılı olurlar mı bilemem ama, daha şefkatli, daha merhametli, daha insanca davranacakları kesin.

31 Aralık 2017 19:56
At ile Avrat Yiğidin Bahtına...

Selda hanım, merhabalar...Doğum-ölüm-evlilik üçgenimiz, mutlak, değiştirilemez kaderimizdir bence. Bir de işin Kalu Bela ile ilgili bir yönü vardır ki; o konuya şimdi, burada girmeyeyim; çok uzun bir meseledir çünkü. Bu arada, yine ilk kez sizin yazdığınız yazıda tanık olduğum bir söz kullanmışsınız: " Hacı hacıyı Şam'da görsün! " " Çok az, ya da mümkünse, hiç görüşmeyelim! " anlamında herhalde... Sizi okudukça, deyimler ve atsözleri hazinem gelişiyor. Teşekkür ederim. Cemce svgilerimle...

30 Kasım 2017 16:43
 
Toplam blog
: 1183
Toplam yorum
: 3427
Toplam mesaj
: 72
Ort. okunma sayısı
: 1480
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
     
     
     
    Yüzü gülmeyen insan, bana uğramasın kardeşim!