Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '15

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
4699
 

Kürtler aslında sarışınmış; bu onların hoşuna gidebilir ama biz esmer Kürt’ü sevdik

Kürtler aslında sarışınmış; bu onların hoşuna gidebilir ama biz esmer Kürt’ü sevdik
 

Ezilen horlanan halkların kimliklerinden kaçış çabası mıydı neydi birkaç kez Kürt arkadaşlarımızın “Biz aslında ırk olarak sarışınmışız” dediklerini duymuştum. Belki de doğruyu söylüyorlardı, bu konuda araştırma var mı bilmiyorum ama Kürtler zihnimizde esmer olarak yer ettikleri için inanmadım tabi. Şimdi öyle olsa bile sarışın Kürt oturmuyor, yani Kürt esmer olur biliyoruz.

Öyle ya da böyle sorun Kürtlerin sarışın ya da esmer olması değil esmer olarak algılanmak istememeleri. Ne var ki bunda… Ezilmişliğin simgesi olup bu kabuktan kurtulmak mı istiyorlar. Ülkemizde bazı kesimlerin konuya böyle baktıkları düşünülürse pek de haksız sayılmazlar ama bu kesimler zaten Kürtler bırak esmeri sarışını mavi renkli olsa yine sevmeyenler. Bu işin renkle ilgisi yok yani.

Çikolatayı nasıl kahverengi alıştıysak Kürtlere de esmer alıştık. Doğrusu beyaz Kürt de var ama esmer gibi olmuyor. Yani ezilmişlikten kurtulmak için biz aslında sarışınmışız demenize gerek yok. Esmerlikte ne var anlamıyorum. Size çok yakışıyor. Zaten Kürt deyince esmer akla geliyor. Madem öyle öyle kalsın. Kendilerini ezik hisseden Kürt insanlarımız renklerinden değil ezikliklerinden kurtulmalılar!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar. İşin içine hiç dini temayülleri karıştırmadan şöyle bir ölüm gerçeğini düşünelim. Siz hiç yatağında yavaş yavaş ölen birini gördünüz mü bilmiyorum. İnsan tam ölüm moduna girince, etrafındakilerden hiç haberi kalmıyor. Kitapta anlatıldığı gibi ruh yavaş yavaş ayaklardan başa doğru çekilmeye başlıyor. Canın ya da ruhun çekildiği uzuvların rengi sararıyor ve soğuyor. Ruh ya da can dediğimiz varlık iki köprücük kemiğine geliyor ve işte zorluk burada başlıyor. Hırıltılar başlıyor ve beden nefes almakta zorlanıyor ve ağız açılıp açılıp kapanıyor ve ruh tamamen bedeni terk ediyor. Şimdi biz toprağa neyi defnediyoruz. Bedeni. Ruh nerede? O Berzah alemi dediğimiz yerde ve uyku modunda. Sur'a üfleninceye kadar tüm ruhlar Berzah aleminde misafir edilecekler. Sur'a üflenince uyanacaklar ve daha yeni yatmıştık, ne çabuk uyandırıldık diyecekler. Mezar ziyaretinde hiç bir ruh ziyaret edildiğinden haberdar edilemez. Biz sadece kendimizi avutmuş olmakla birlikte bir de ölümü unutmamış ol.

Recep Altun 
 24.12.2015 1:24
Cevap :
O kadar inandırıcı anlatmışsınız ki sizi öldü sandım...Ölüm anında her 20 kişiden 19'u öldüğünün farkında olmazmış(ağır hastalık durumu falan) Ancak bir kişi öldüğünün farkında olurmuş.Çölde bedevi hesabı o bir kişi de gelir beni bulur.Belli, çok ölen insanın yanında bulunmuşsunuz. Rahmetli dedem sabaha kadar ölmüş bir şekilde yanımızda bekledi. Çocuktum korkmadın.Bir oda ölmüş bir adam ve biz.  24.12.2015 11:21
 

Merhabalar Kerim Bey. Ağabeyinizin vefatına çok üzüldüm. Cenab-ı Allah ona rahmetiyle, merhametiyle ve mağfiretiyle muamele eylesin. Allah, taksiratını hasenata tebdil eylesin inşAllah. Yarayı tazelemek istemiyordum. Acınızı paylaşırım. Allah sizlere de sabr-ı cemil ihsan eylesin. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 21.12.2015 19:45
Cevap :
Ben de üzüldüm. Gözyaşlarım sel oldu aktı. Mine Koşan'ın "Hatıralar İz Bırakır" şarkısı eşliğinde unutmaya çalıştım. Şarkıyı unuttum onu unutmadım.Herkes vefasız. Tek ziyaretçisi ben kaldım. Beni kim ziyaret edecek bakalım. Kuru mezar ziyaret etsen nolur etmesen nolur. Ama bana koydu. Ölünce hiç kimsenin mezarıma gelmeyeceğinden korkuyorum. Bu yüzden ölmeden önce birine para verip ölünce beni her yıl bir kere ziyaret et demeyi düşünüyorum. Bilmiyoruz nasıl olduğunu. Belki orada da yalnız kalıyoruz.  23.12.2015 10:49
 

Merhabalar kerim Bey. Cevab-i yorumunuzdaki ağabeyinizin durumu ile ilgili cümle beni üzdü. Bu cümleden iki mana çıkar, biri dilime toprak söylemek istemiyorum, diğeri ise anlaşamayıp eşinden boşanmış olabilir. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 21.12.2015 12:02
Cevap :
Ağabeyim 1974 yılında 20 yaşında kendini asarak intihar etti...  21.12.2015 15:24
 

Merhabalar. Benim doğup büyüdüğüm yerde çok Kürt kardeşlerimiz var. Yerleşim birimi olarak 3-4 tane de Kürt köylerimiz var. Onlar bizden, bizler de onlardan hiç şikayetçi olmadan kardeş kardeş yaşadık, bırakın ezme hatta birbirimizle akraba bile olduk. Ne zaman şu açılım olayı oldu, o zaman hem Kürt kardeşlerimiz hem de biz Türkler, Kürt ve Türk kökenli bir toplulukla birlikte yaşadığımızın farkına vardık. Bu olay olasıya dek, emin olun bunun hiç farkında bile değildik. Ben Kürt kardeşlerimizin ezildiğine ve horlandığına asla şahit olmadım. Onlar da ezildikleri ve horlandıkları konusunda bir gün bile şikayetçi olmamışlardır. Yöremizdeki Kürt kardeşlerimiz, aynı zamanda çok varlıklı ve nüfuzlu kimselerdir. Kürtler, nerelerde ve neden ezilmiş ve horlanmış olabilirler, bu konuyu incelemek ve araştırmak gerekir. Türkiye sınırları içinde durup dururken bir zümrenin keyfi ezilip ve horlanacağına asla inanmıyorum. Böyle bir vaka söz konusu ise, sebebinin araştırılması gerekir. Sel.Dua.

Recep Altun 
 19.12.2015 13:31
Cevap :
Evet, Kürt çocukları iyiydi de benim manitama asılıyorlardı...Mahallemizde bir Kürt kızı vardı, abime istedik ben Türk'e varmam demiş, ne milliyetçi kız ama helal olsun. Yalnız sonun da yine bir Türk'e vardı. Abime gelmemekle doğru yapmış çünkü dul kalacaktı.  20.12.2015 13:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5773
Toplam yorum
: 14545
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 639
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster