Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '09

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
1835
 

Londra'da Türk İzleri ( 4 )

Hani edebiyatımızda güzel bir söz vardır, onu hatırlatmadan geçemeyeceğim. Kimin ne zaman ve nerede söylediği pek belli olmayan bu sözleri aynen sunuyorum: " İlleri var bizim İl’e benzemez Dilleri var bizim dile benzemez".. İş dolayısı nedeniyle Avrupa’ya gidip yerleşen Türklerin sayısı bir hayli fazladır. Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, İsviçre ve İngiltere’ de fazlasıyla Türkiyeli vatandaşlarımız vardır. Kimi aş, iş peşinde, kimi de okumak için gidenler vardır. Bu gibi yerlerde iş kurup ev, araba, tarla, bağ, bahçe ve hatta fabrika sahibi olanlar vardır Türkiyeli vatandaşlarımızdan. İşte Londra’da tanıştığım, çaylarını, kahvelerini, hatta yemeklerini yediğim Türkler de vardır. London’u (Londra)’yı gezerken kimi zaman kendimi Türkiye’de zannettim. İşte notlarım arasına aldığım ve tanıştığım bazı iş yerlerinin sadece adını yazıyorum. Sizlerde yolunuz bir gün LONDON’ a düşerse bunlarla tanışabilirsiniz. Bunlar güzel insanlardır, Kimliklerini kaybetmeyen, Anadolu’yu gurbet elde yaşatanlardır. Adlarını yazıyorum. İşte bunlardan sadece birkaçı: İstanbul İşkembecisi, Altın Makas Berberi, Aziziye Restoran, Lahmacun ve Pide / Pizza Salonu, (Helal), Çukurova Kebap ve Lahmacun Salonu ( Pizza ve Pide), Şanlıurfa Lahmacun, Kebap Restoran, ( Helal), Gaziantep Baklavası ve Tatlı Evi, Anadolu Kültür Derneği, Asix Kültür Vakfı, Üsküdar Kebap Salonu, Lahmacun ve pide / Pizza Salonu, Pınar Kebap Restoran, ( Lahmacun ve Pizza / Helal ), Akın Elektrik ve Elektrik Malzemeleri, İpek Mobilya, İstikbal Mobilya, Bellona Koltuk Mobilya, Gova Berberi, Aydın Pide/ Pizza Restoran, Kımız Cafe, Süper Market, Şirvan Süper Market, İstanbul Süper Market, Aydın Konfeksiyon, Özdilekler Market, İzmir Mini Market, Yağmur Mini Market ve Solmaz Süper Market gibi iş yerleri.Kayseri Mantı Evi, Gaziantep Kebap ve Lahmacun Salonu, vardır.Bunların çoğunun sahipleriyle tanışma fırsatını buldum, alışveriş yaptım; onlarla kucaklaştım. Bu değerli insanlar, Anadolu havasını yaşatan gurbet elde iş ve mekan sahibi olmuş çalışkan ve onurlu iş adamları.. Burada unutmadan hepsine teşekkürlerimi, saygılarımı sunuyorum.” Dağ dağa kavuşmaz, insan insana belki bir gün kavuşur” diye yazıyorum. Sözü buraya kadar getirmişken Kastamonulu İş adamı Metin Aksoy’dan biraz söz etmek istiyorum. METİN AKSOY: Karadenizli olup Kastamonuludur. Yaklaşık 45 yıl önce gelip İngiltere / Londra’ya yerleşmişlerdir. Bir gün bizleri ailece evlerine bir akşam yemeğine davet ettiler.Kaldığımız yerin Metin Aksoy’un evi arasında 40 km kadar bir mesafe vardır. Akşam yemeğinden önce bir ikindi çayı ve arkasından bir Türk Kahvesini içmek için erkenden bizi alıp götürdüler, hem de özel Mercedes arabası ile. Mübarek Mercedes değil, bir kral arabası gibi süslü. Direksiyonu sağdadır. Koca asfaltı yılan gibi yalayıp geçiyor. Yollar pek güzel, hiç bir sarsıntı yok. Evlerine gidiyoruz, evin sahibi Şeniz hanım, gerçek bir Anadolu kadını, bizleri kapıda karşılıyor ve hem de eşime bir demet çiçek vermek suretiyle. Bizde bir buket çiçekle gitmiştik. Tatlı bir yüz, güleç bir eda.. Evde Metin Beyin çocukları, annesi ve kız kardeşi vardır. Metin beyin annesinin ellerinden hürmetle öpüyoruz, dualarını alıyoruz. Yaşına hürmeten ellerinden öpüyoruz. Eli, yüzü nurlu, hal-hatırımızı bir İstanbul Türkçesiyle soruyor, dualarını alıyoruz. Metin Aksoy, yaklaşık 45 yıl önce babasıyla birlikte gelip buralara yerleşmişler. İş güç sahibi olmuşlar. Bir ara benimle sohbet ederken;”Hocam, babamla birlikte buralara geldik, birçok işte çalıştık, en son bir adet restoran açtık, zaman geldi üçe ulaştı..derken beş ayrı yerde açtık. Beşinin de adı PINAR RESTAURANT..Ayrı ayrı yerlerde birer şubemiz vardır. Allah’a şükürler olsun işçi iken patron olduk, affedersiniz “ demeden edemiyor.Alçak gönüllü bir insan, ve sözlerine şunları ekliyor :“ Çok huzurlu ve çok mutluyum , çünkü yanımda 30 ‘ze yakın Türk işçisi çalışıyor, onlar da kazanıyor, bende kazanıyorum...Bu açıdan bahtiyarım” diyor.. Metin Aksoy’un iki kız ve bir erkek evladı vardır. Üçü de özel araba sahibi, ayrı ayrı yüksek okullarda okuyorlar..Her biri ayrı bir Üniversitede.. Çalışkan, başarılı çocuklar. Evde babalarıyla sohbet ederken onlarda bizlere hizmet ediyorlar. Ana dilleri gibi İngilizce konuşuyorlar. Ağırlık olarak İngilizce, Çünkü Londra’da doğup büyümüşler..Kitaplarımdan bu gençlere birer tane armağan ettim.”Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı”( 2.baskı 2005), adlı kitabımı çok beğendiler..Kitaplarımdan birini de onların gittiği okulun kitaplığına armağan ettim, sevindiler, teşekkür ettiler..Metin Aksoy hali, vakti yerinde, zengin bir iş adamı olmuş, ancak bunu hiç sezdirmiyor, o denli alçak gönüllü bir insan.Aslını unutmamış.Sonradan görenlerden değildir. Adamın evi şato gibi, kapıda dört adet en son model arabaları var. Çocukları yüksek okullarda okuyorlar, öğünüp bir şeyler anlatmıyor. Kibar, nazik, cana yakın bir Karadenizli. Hele muhterem eşi melek gibi bir hanımefendi..Eli açık, yüreği sevgi dolu bir insan..Hallerine baktım, imrendim, gurur duydum doğrusu...Dönüşte benimle birlikte Hava alanına kadar geldiler, utandım doğrusu.Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Evlerinden ayrılırken Metin beye: şöyle dedim: Bir gün Türkiye’ye dönerseniz ve yolunuz İzmir’e Kuşadası'na veya Bodru' ma düşerse sizleri de evimize bekliyorum, bir kahvemizi içerseniz onur duyacağım ”dedim..Aslını unutmayan ne denli insanlar vardır.Ben de onları Söke’ye davet ettim.Bilmiyorum onları memnun edebilecek miyim ? " Kısmet olursa dediler, ben de elbette gelmek isterim” dedi. Teşekkür ederek ayrıldık.. Londra'dan Türkiye'ye döneciğimiz gün eşiyle birlikte hava Limanına kadar gelip uğurlamışlardı. Hem de bir demet çiçekle. Türk insanının nedenli konuksever (misafirper ) olduğunu, taa uzak diyarlarda birkez daha anladım. Böylesine değerli insanları unutmak elbette mümkün değildir. Ben bu yazıyı Karadenizin yiğit insanlarından, Kastamonulu hemşehrimiz Metin AKSOY'u unutmamak için buraya yazmayı bir vefa borcu olarak şahsen bir görev saydım. Ve de onun için azıyorum.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Belki bunca Türk işyerinin hangi semtlerde olduğunu da bir sonraki blogda yazarsınız, diye düşündüm. Zira isimle bulmak biraz zor olacak. Veya varsa telefonlarını yazınız bir ricam olarak. Emeğinize sağlık. Saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 15.10.2009 9:38
Cevap :
Sayın Mehmet Sağlam, ilginize teşekkür ediyorum, Kaldığımız Semt Orta Londra Bölümü idi. Örnek olarak Axıs Educational Trust 336 Phlilip lane- Londan. Nı5 4 AB.. bunlardan biriydi.Telefonlarını veremem.Zaten çoğunun telefonlarını almamadım. Beni mazur görünüz.Ancak adını verdiğim yerlere en az iki kez gittim. Selamlar.  15.10.2009 9:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2208
Toplam yorum
: 4820
Toplam mesaj
: 223
Ort. okunma sayısı
: 818
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster