Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
15452
 

Madame Bovary/ Gustave Flaubert

Madame Bovary/ Gustave Flaubert
 

***Madame Bovary***


Adını kitaplarda, televizyonda, radyoda ya da yarışmalarda oldukça sık duyduğumuz  roman kahramanlarından belki de en ünlüsü "Madame Bovary". Okuduğum birçok şeyde, eğer bir kadın davranışı ya da istekleri söz konusu ise mutlaka onun adı geçer; maceraperest hatunların öncüsü gibi sanki...bir sembol!

TRT-2 'de filmini izledim, güzeldi. Dünyanın bir çok ünlü tiyatrosunda da sahnelendiğini biliyoruz. Birkaç kez de sinema filmi çekilmiş. Ayrıca bu yıl yazılışının 150. yılı imiş.


Kitaba ilk başladığımda sıkıldığımı, ama ilerledikçe hoşuma gittiğini not düşmüşüm ajandama. Özellikle genç kızların okuması ve ders alması gereken bir roman, diye düşünüyorum.

Kitabın konusuna gelince; genç ve güzel bir köylü kızın olan Emma, doktor Charles ile evlenip küçük bir kasabada yaşamaya başlar. Sıradan bir doktor ve sürekli annesinin etkisi altında olan Charles, karısını duygusal yönden tahmin edememektedir ve bu sıkıcı yaşam ona göre değildir.

Sevmek ve sevilmek ister o. Bu doyumsuz ihtirasları, hayalleri ve mutluluk arayışı, onu sürekli maceralara, ihanete ve düş kırıklıklarına sürükler. Burjuva sınıfı yaşamına özenerek aristokrat erkeklerle ilişkiler kurar. O yıllardaki toplum kuralları gözönüne alındığında Emma Bovary, sıradışı ve uçuk bir kadın olarak nitelendirilebilir.

Bu romanda aslında Madame Bovary'nin kimliğinde Fransız kadınının bastırılmış hayatı sorgulanıyor. Evlilik, evişleri ve çocukların bakımı aynı zamanda kadını sosyal yaşamdan soyutluyor ve bunalıma sürüklüyor. Aşklarına karşılık bulamayan ve girdiği borçları ödemek için her şeyini kaybeden Emma, kurtuluşu intiharda bulur ve arsenik içerek hayatına son verir.


Okuduğum Tarih:17-21 Temmuz 2005
Madame Bovary-Gustave Flaubert
Dünya Klasikleri
Çeviri:Mustafa Bahar
Kum Saati yayınları-2002

Yayınevi Notu:

Gustave Flaubert'in beş yılda, iğneyle kuyu kazar gibi ve romanın tanımını kökünden değiştirme arzusuyla yazdığı Madame Bovary, sadece edebî değil, aynı zamanda kültürel bir dönüm noktasıdır. Çevrildiği bütün dillerde her yaş ve zevkten sayısız okuyucusunun başucu kitabı olmuş, Tolstoy'dan Halit Ziya'ya, Proust'tan Tanpınar'a, Walter Benjamin'den Saul Bellow'a birçok önemli yazarı derinden etkilemiştir. Ve etkisi hâlâ sürüyor. İnsan, hayat ve gerçeklik hakkındaki bu büyük kitabı, güçlü bir Flaubert biyografisine de imza atmış olan Geoffrey Wall'un önsözü ve Flaubert'in Papağanı’nın yazarı Julian Barnes'ın Madame Bovary’ye bambaşka bir gözle bakmamızı sağlayan sonsözüyle sunuyoruz.

"Emma Bovary denen kız hiç yaşamadı. Madame Bovary kitabı ise sonsuza dek yaşayacak."
Vladimir Nabokov

"Madame Bovary'nin olağanüstü tarafı, kahramanlarının, onları yaratan yapı ve üslup sayesinde, o dünyevi arzuları ve vatandaş dertleriyle sıradan insanlar olmalarına rağmen, bizi derinden etkileyebilmeleridir."
Mario Vargas Llosa

"Proust olmadan Joyce, Flaubert olmadan da Proust olamazdı."
Theodor W. Adorno

Yazarın Yaşam Öyküsü:

Flaubert, 1821’de Fransa’nın Rouen bölgesinde doğdu. Babası tanınmış bir doktordu. Hukuk tahsili için 18 yaşında Paris’e gitti, ama ısınamadı bu mesleğe ve tekrar Rouen’e dönerek ailesine ait kent dışındaki bir eve yerleşti. Bundan sonraki yaşamı boyunca iki kez Fransa dışına yolculuk yapması ve arada bir Paris’teki edebiyat çevrelerini ziyaret etmesi dışında, hep yalnız yaşadı ve ibadet edercesine edebiyatla ilgilendi. İlk romanı olan “Madam Bovary”, 1857 yılında “Revue de Paris” dergisinde tefrika edildiğinde hükümet tarafından kamunun ahlak ve dini duygularına hakaret edildiği gerekçesiyle yasaklandıysa da dava beraatla sonuçlandı ve Flaubert ülke çapında ünlendi. Bundan sonraki yıllarda “Salammbo”, “Duygusal Eğitim” ve “Üç hikaye” adlı diğer önemli eserlerini tamamladı ama maddi sıkıntılarından kurtulmasına yetmedi yazdıkları, üstelik sağlığı da bozuldu. 1880 yılında geçirdiği felçten kısa bir süre sonra da öldü...





Not: İlginç bir detay : Gustave Flaubert'in, Emma’nın intiharını daha gerçekçi anlatabilmek için arseniğin tadına bile bakmış ve bu yüzden hasta olmuş. 

Ne meraklı adammış!.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beni yirmi yıl önceye götürdünüz. Adam Sanat için Flaubert'in Madame Bovary'si ile ilgili bir yazı çevirmiştim Lire dergisinden. Flaubert o yıllarda cesur davranmış ve "müstehcen" (?!) bir sahneye yer vermiştir romanda. Mme. Bovary'nin faytonda öpüşme sahnesi... Yayınevi bir mektupla Flaubert'e, bu bölümü, müstehcen olduğu gerekçesiyle makasladığını bildirir. Flaubert kısa mektubun yazıldığı sayfanın arkasını çevirir, kocaman harflerle "gıgantesque!" yazar ve mektubu yayınevine geri postalar. "Çok şaşırtıcı!" diye bir anlam yükleyebiliriz sözcüğe. Aslında yazar, bu tüccar kafalı gerici adamlara " haddinizi bilin !" demek istemiştir mektubu da geri postalayarak. Yazarına saygı duymayan toplumlarda sahtekarların prim yapması kaçınılmaz oluyor. Sizi okumaya devam edeceğim. Sevgiler, saygılar.

zelinartug 
 27.08.2008 19:42
Cevap :
Bu ilginç ayrıntılı bilgi için teşekkür ederim. Tüm toplumların tabuları aynı, farklı olan zaman dilimleri. Selamlar-saygılar...  28.08.2008 9:56
 

Yazılarınızı şans eseri tanıdım. İnşallah tüm kitap dostlarını takip edeceğim. eserleri veriş formatınızdan etkilendim. Tebrikler...Saygılar.

murat ertaş 
 26.09.2007 13:20
Cevap :
Teşekkürler Sayın Ertaş. Ben de size hoşgeldiniz diyorum...evet benim tarzım bu,ama şimdiye dek olumlu yorumlar aldım,böyle devam edeceğim..sıcak selamlar soğuk Erzurum'a!  26.09.2007 13:43
 

Ayran gonullu, dili iyi kullanan erkekleri (sair Nazim)ve gercek sevginin ne demek oldugunu bilmeden bunlara inanip herseyini yitiren kadinlari gordukce bu konu uzerinde bir blog yazacaktim onumuzdeki haftalarda. Bu kitapta icinde olacakti. Mansfield Parki'ni okudunuz ya da izlediniz mi ? O da genclerin okumasi gereken kitaplardan biri. Kitabin kahramani, sadece sevilmek isteyen ama sevmesini bilmeyen insanlardan uzak duran akilli bir kiz, dilleri, statuleri ne kadar iyi olursa olsun.
Ilerde biraz daha derin konusmak umuduyla.
Sevgilerimle.


Benchwarmer 
 25.09.2007 23:38
Cevap :
"Hoşgeldiniz aramıza" diyecektim az kalsın,ama benden daha kıdemli imişsiniz...(gidip bir ara baktım sayfanıza)...adınızı ilk kez gördüm.Evet güzelliklerde buluşmak umuduyla...Bazı görüşlerinize katılıyorum...Sevgiler uzaklara...  26.09.2007 10:40
 

Bu sene okuması gereken 5 kitap içinde Madam Bovary'de var. Yazınızdan sonra 1. sırada ki kesinleşti. Sevgilerimle...

ROSEMOON 
 25.09.2007 20:08
Cevap :
Sevindim...teşekkürler yorumun için...sevgiyle kal...  25.09.2007 20:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2016
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster